BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vedat ve Orhan!

Vedat ve Orhan!

Önce Orhan Şengürbüz, sonra da Vedat Okyar... Ben bu satırları yazarken büyük kaybımız bu kadardı. Orhan‘la Kanal D’nin ilk kuruluş yıllarında futbol programını birlikte yürütmüştük. Vedat‘la da dostluğumuz Beşiktaş’a düşüşünden beri süregelmekteydi.



Önce Orhan Şengürbüz, sonra da Vedat Okyar... Ben bu satırları yazarken büyük kaybımız bu kadardı. Orhan‘la Kanal D’nin ilk kuruluş yıllarında futbol programını birlikte yürütmüştük. Vedat‘la da dostluğumuz Beşiktaş’a düşüşünden beri süregelmekteydi. Hem de ne dostluk... Kötü hastalıkla boğuşan eşine kan yetiştirmeye çalışırken, Orhan‘ı ebedi yolculuğuna gönderdik. Vedat için de, onu o halde gidip göremezdim, eşiyle telefon istihbaratı sayesinde tatsız bilgileri alıyordum. Sonunda o acı haber geldi. Ne yapalım, dünyanın olmazsa olmaz kuralı bu... İkisinin de üzerinden rahmet eksik olmasın, nur içinde yatsınlar... >> Editörü kim keşfetti? Bir editördür gidiyor, gazetelerde... Sayfaların en tepesinde, “Editör falanca...” Ne bu yahu? Haber Türk’te, Galatasaray-Tobol maçının tanıtımında kadroda sol arkada Hakan Balta var, ama Kazakistan’a giden kafilenin yer aldığı haberde Hakan Balta‘nın olmadığı da... Sanki aynı odada millet birbiriyle dargın. Halil Özer alınmasın. Zaten alınmamış da... Bundan böyle azami dikkatini esirgemeyeceğini söyledi. Geçenlerde bizim Sabah’ın genç takımında aynı hata vardı. Yahu gençler; vazgeçin bu editör tuhaflığından! Kurun sistemi; müdürden, yardımcısına, istihbarat şefine doğru... Biz Tercüman’ın parlak yıllarında üç ciltlik bir “Futbol Ansiklopedisi” yapmıştık. Bırakın bilgi hatasını, tek bir harflik yanlış bile bulamazsınız... Neden mi? Eh öyle bir ekibin denetiminden geçmişti ki... >> Asr-ı Fener dökülüyor! Ne zamandan beridir şu Asr-ı Fener’in peşindeydim. Nihayet ulaştım. Ve tabii ki beklediğim gibi yanlışlarla dolu bir dev kitap, sözüm ona tarih... Çünkü tarihte yanlış olamaz. Tarihte saptırma olamaz... Olmamalıdır da. Ama bu 2500 euroluk kitapta çok var. Şimdilik 367.sayfadayım. Hemen hemen sayfa başına bir hata buldum. Bitirince bir dizi hazırlayacağım, merak etmeyin... >> Başkan adayına dikiz! Prof. Funda Sibel Pala... Yani Fenerbahçe’nin son kongresinde çıkan başkan adayı... Geçenlerde FBTV’de söyleşisi vardı. Eeee ne mi olmuş? Bayan Pala Hoca, Fenerbahçe’de başkanlığa adaylığını koyarken, tüzükten bihaber olduğunu da açıklamaz mı? Düşünebiliyor musunuz? Başkan adayı ve tüzük; birbirlerinden haberleri yok. Hoş, tüzüğün de pek önemi kalmadı ya... >> Trabzon’a hayır mı? Yattara gitmiş. En az dört hafta yokmuş... Siz onu iki aya bağlayın. Kim bilir belki de Trabzonspor’un bu sezonki ideal yapısı bu süreçte ortaya çıkacaktır. Siz bakmayın Serdar Bali dostumun; “Yattara’sız Trabzonspor olmaz...” deyişine... Topluca oyunda tek firesi vardı hep Trabzonspor’un... Şimdi o olmadan start yapılacak... İster misiniz Alanzinho, Yattara‘nın mirasını yiyiversin! >> Bursa-Beşiktaş davası bitti! Bursaspor Yönetimi ve futbolcuları kulübün renkleriyle donanmış otobüsle sevgili Vedat‘ın cenazesine geldiler. Bu tablo umut ederim ki, iki kulüp taraftarının da barış ilanıdır aynı zamanda. >> Sivasspor yırtar mı? Siz siz olun, bundan böyle yurt dışında kamp yaptığınız süreçlerdeki özel maçlarda hakemlerle dalaşmayın! Fatih Tekke denedi, yanlış hatırlamıyorsam 3 maç yemişti. Şimdi de Sivasspor’da bir tedirginlik var. Acaba İbrahim ile M’Bamba için rapor yazıldı mı? Hakem “yazmayacağım” demiş ama siz yine de hazırlıklı olun derim... Ve de, bundan böyle yurt dışı hazırlıklarında yabancı hakemlerden yakınacaksanız, kalın ülkenizde, olsun bitsin... Bütün takımlara... >> Etti mi 7 Brezilyalı... Edu da, Vederson da yarın aynı on bire girseler, on birde 7 Brezilyalı olacak, F.Bahçe’nin sahadaki takımında... Bu, bizim spor medyasının birkaç gündür Alex saltanatının biteceği haberlerini de çöpe atan bir oluşum. Ne demişti Arsene Wenger, bu Brezilyalı kalabalıkları için? Araştırın, bulun, irkileceksiniz!.. >> Rijkaard çok mu memnun? Tobol maçından sonra Galatasaray Teknik Direktörü Frank Rijkaard‘ın sonuçtan memnun olduğunu, takımının futbolunu da beğendiğini okudum basından... Önce okuma özürlü duruma düşüp düşmediğimi tarttım, tabii sonra da Rijkaard‘ın, tabiri caiz ise, eyyam yaptığına kanaat getirdim. Biraz eski kelimelerle oldu cümle, ama Galatasaray’ın durumu da pek iç açıcı değil... Ben şimdiden söyleyeyim. Bu takıma 4-3-3 büyük gelir... Yok, tek uç adamı ve arkası oyun kuruculu oynamaya kalkarlarsa, o tip adam da bitti. Eeee peki mi? Yeni bir hüsran dalgası mı vuruyor Florya kıyılarına? Bence şapka masanın üstüne şimdiden konulmalı...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT