BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terör beklemede

Terör beklemede

Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar, “Silahlı anlamda bugün durdu gözüken bölücülük faaliyetleri şu anda şuurlu bir bekleme noktasındadır” dedi



Hizbullah terör örgütüyle ilgili son günlerde yaşanan gelişmeler TGRT Ankara Temsilcisi Metin Özer’in hazırlayıp sunduğu Siyaset Vitrini programında masaya yatırıldı. Programa konuk olan Elazığ Bağımsız Milletvekili Mehmet Ağar, Emniyet Genel Müdürü olduğu döneme de ışık tutarak, Hizbullah’la ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Metin Özer: Hizbullah’ı nasıl yorumluyorsunuz? Boyutu nedir? Mehmet Ağar: Son günlerde hepimizi dehşete düşüren olayları yakından takip ediyoruz. Ancak bu Devletin takibi ve kontrolü dışında olan bir örgüt değil. Art arda yapılan ciddi organizasyonlarla örgütün fonksiyonları en aza indirilir. “Hizbullah’ı devlet kullandı, ortaya çıkardı” diye son derece yanlış bir düşünce var. 1990’da PKK bölgede etkinlik kurmak için son derece yoğun şiddet uyguladı. O dönemde çok sık şehir baskınları, ilçe baskınları vardı. Ticari hayat tamamen durmuştu. Yol trafiği hiçbir şekilde yoktu. 1994’te Hizbullah karşı şiddete başladı. Böyle bir ortamda, güvenlik birimleri bütün güçlerini PKK’ya yönelttiği halde, Hizbullah’ın üzerine de kararlı bir şekilde gitmeye başladı. Bu kararlılık sayesinde Hizbullah’ın eylem sayısı 1996 yılında 3’e kadar düştü. O dönemde kayıplar devlete ihale edildi ama bugünkü metotları görülünce her şey ortaya çıktı. EYLEMSİZLİK DÖNEMİ Metin Özer: Kamuoyunda Hüseyin Velioğlu’nun ismi yeni tanınmaya başladı. Siz 1996’da eylem sayısı 3’e kadar düştü diyorsunuz. Peki bu son olaylar da göz özüne alındığında, örgütün başı ciddiye alınmadı diyebilir miyiz? Mehmet Ağar: Tam tersine ciddiye alınmıştır. Takip altında olmuştur. Ancak Hizbullah strateji değiştirmiştir ve bir dönem eylemsizlik içine girmiştir. Ama bazı kitabevleri çevresinde, camiler etrafında eğitim çalışmaları sürüyor. Metin Özer: Son operasyonlarda 50’ye yakın ceset çıkarıldı. Acaba aileler emniyete müracaat etmediği için mi gecikildi? Mehmet Ağar: Bana göre zamanında müracaatlar yok. Çünkü aileler de bunların farklı ilişkiler içinde olduğunun şuurunda. Çünkü silahla evi basıp alınmıyorlar. Telefonla çağrılıyorlar, bir yerde buluşuluyor. Dolayısıyla ailesi sanki bir süreliğine bir yerlere gittiğini, iş gezisine çıktığını ya da tatile gittiğini sanıyor. Ayrıca, “devlet bu eylemlere göz yumduğu için bunlar zamanında ortaya çıkarılmadı” diye düşünmek, böyle bir çarpık mantık mümkün değil. Metin Özer: Türkiye’de tehlikeli kaç örgüt var? Mehmet Ağar: Toplumsal eylem yapabilen ya da marjinal eylemler yapabilen örgütler var. Hizbullah gibi dini esaslara dayalı devlet kurmak isteyen örgütler var. İBDA-C gibi örgütler var. Bunlar daha ziyade polisin mücadele ettiği ve marjinal duruma getirdiği örgüt. PKK var. Bunun yanında DHKP-C var, TİKKO var. Ama bunlar hiçbir zaman 1979’ların, 1980’lerin etkin konumunda değil. Devlet tamamen hakim durumdadır. Ancak bunlar dışarıdan kaynaklanıyor daha çok. Yabancı odakların parasal ve eğitim destekleri söz konusu. TERÖR BİTECEK Mİ? Metin Özer: PKK’nın başı ele geçti, Hizbullah’ın başı öldürüldü. Bir çok terör örgütünün başı cezaevinde. Sizce Türkiye 2000 yılında rahat edecek mi? Mehmet Ağar: Eylem anlamında rahat edecek. Türkiye terör nedeniyle 1971 ve 1980’de iki kez darbe geçirdi. Silahlı kuvvetlerin esas temel görevi dıştan gelecek hücumlara karşı yurt savunması yapmak. Ama burada içten gelen tehdide karşı polisin yetersiz kaldığı gerekçesiyle yapılmıştır. Sonuç olarak bu güvenlik gücünün zafiyetidir. Biz 1990’larda göreve geldiğimizde, bu gerçeğin bilinciyle geldik. Bir daha bu şartların olmaması için durumu değerlendirdik. İstihbarat yapılanmamızın yetersiz olduğunu anladık. Teknoloji ve eleman yapılanması konusunda faaliyet gösterildi. Başta Silahlı Kuvvetler olmak üzere MİT ve Jandarma teşkilatımız bu yeni konsept içersinde herkes kendi örgütlenmesini gözden geçirdi. Anadolu önemli bir topraktır. Türkiye’nin mevcut siyasi sınırları Türkiye’nin zenginliğidir. Türkiye’nin kaynaklarını kullanmasını engellemek için dış kaynaklı terör devam edecektir. Silahlı anlamda bugün durdu gözüken bölücülük faaliyetleri bekleme noktasındadır. Öcalan’ın yakalanma safhasında, PKK’ya üst üste darbeler vurulduğu sırada “Öcalan asılmasın” demek mümkün müydü? Aradan bir yıl geçmeden PKK’nın yandaşlarının yurt dışında bölücülük faaliyetlerini ne aşamaya getirdiği ortadadır. Maske ve kılıf değiştirme söz konusudur. Milletimiz içinde etnik kökenlere göre ayrımcılık söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurulduğundan beri güvenlik güçleri zaman zaman değişiklik gösteren akımlarla karşı karşıya kalmıştır. Bunlardan biri bölücülük, biri de dini esaslara göre devlet kurma girişimidir. Ancak bu tür girişimlerin kapasitesi 1-2 bin kişiyi geçememiştir. TÜRK MİLLETİNİN ÖZELLİĞİ Nizama karşı gelme, devlete karşı gelmeyi, bizim vatandaşımız hiçbir zaman kabul etmez. Bu sapık ideolojilerin vatandaşlar arasına nüfuz edip yer bulmasının imkanı yoktur. Ben burada Alevi-Sünni olarak da ayırmıyorum. Bizim Müslüman geleneğimiz içersinde, devlete karşı gelme diye bir şey söz konusu değildir. Bazı kalkışmaların bütün temellerine ve dibine girdiğinizde hepsinin dışarıdan kaynaklandığı ortadadır. Metin Özer: Biraz önce terör bitti diye bir saplantı içine girilmemesi gerektiğini söylediniz. Mehmet Ağar: Evet. Şuurlu bir bekleyiş vardır. Metin Özer: Birçok örgütün başı cezaevinde dedik ama, cezaevleri bir örgüt merkezine dönmüş. Bu sorun nasıl çözülecek? Mehmet Ağar: Terör örgütlerinin bu kadar uzun dönemli olmasının nedenlerinden biri de ceza sisteminden kaynaklanmıştır. Cezaevinin mantığında kamu adına temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlanması söz konusudur. Elbette bu kısıtlama yapılırken, asgari insan haklarına saygı gösterilecektir. Ancak ceza da çekilecektir. Ayrıca buraya giren insanlar rehabilite edilmelidir. Biz, örgütün lider kadrolarının ayrı, alt kadrolarının ayrı yerlerde tutulmasını önerdik. Süratle cezaevi fizik şartlarının değişmesi lazım. Buna her Adalet Bakanı eğiliyor ama günah keçisi yine Adalet Bakanı oluyor. Koğuş sistemi hafif suçlar için olacak. Diğer suçlarda ise 2 kişiden fazla oda sistemi olmaz. Bugün yemek veremiyorsunuz, gaz ocakları içerde. Isıtamıyorsunuz tüp gazlar içerde. Bunlar sonradan bomba olarak kullanıyor. Her çeşit madde içeriye rahatlıkla sokuluyor. Çok ağır şartlar altında çalışan gardiyanların güvenliği ve yeterli eğitimi yok. DOKUNULMAZLIK KONUSU Metin Özer: Siz Bakanlık ve Emniyet Müdürlüğü yaptığınız dönemle ilgili 6 dosyadan Karma komisyonda dokunulmazlığınızın kaldırılmasına karar verildi. Bu beklediğiniz bir sonuç muydu? Mehmet Ağar: Beklediğimiz ve istediğimiz bir sonuçtu. Çünkü bu işin artık bizim siyasi karşıtlarımız tarafından malzeme yapılmasına bir son vermemiz gerekiyordu. Türkiye’de hakimler vardır. Türkiye’de yargı vardır. Oraya gitmek gerekiyor. Ben bunu özellikle arzuluyorum. Arzuladım. Meclis Genel Kurulu’na gelecek. Orada da bir konuşmayla bu talebimi yineleyeceğim. Biz inanıyoruz ki, Türk tarihi, Türk milleti görevini yapanlardan değil, görevini yapmayanlardan hesap soracaktır. Onları yargılayıp, onları mahkum edecektir. Bizim için sadece şerefli bir dönemin içinde fedakar arkadaşlarla beraber o hizmette bir nebze olsun pay sahibi olabilmenin şerefi kalacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT