BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Binalar tamam, ya bilgi?

Binalar tamam, ya bilgi?

“Üniversite” ile tanışıklığım talebe olarak 1963 yılında olmuştur. Sonrasında 1970’ten itibaren o zamanki tabirle “asistan”lık yaptım birkaç yıl. Sonrasında on yıl kadar “ders verdim.” Bu arada üç yıl kadar yurt dışında bir üniversitede doktora için bulundum.



“Üniversite” ile tanışıklığım talebe olarak 1963 yılında olmuştur. Sonrasında 1970’ten itibaren o zamanki tabirle “asistan”lık yaptım birkaç yıl. Sonrasında on yıl kadar “ders verdim.” Bu arada üç yıl kadar yurt dışında bir üniversitede doktora için bulundum. Sonrasında yirmi yıl aradan sonra yine üniversiteyle yollarımız kesişti. Geçen yarıyılda yine “sınıf”ın havasını koklamak nasipmiş. Sonuç olarak kırk yılı aşkın bir süre “üniversite” ile temas halindeyim. İlk yıllarda bazılarımız barakalarda ders yapardık. Resmen; tenekeden “Amerikan askerî” barakalarında. Sonra muhteşem binalara geçtik. Sonra her ilde üniversiteler açtık. Özel üniversitelerimiz oldu. Bunların hepsi tamam ve de arzulanan özlenen hayallerdi, hedeflerdi gerçek oldular. Bu duruma gelmemizde katkısı olan herkese gönülden teşekkür borçluyuz. Şimdi “üniversite” denilen şeyin maddi altyapısını büyük ölçüde tamamladık. Öğrencilere her türlü bilgiyi en modern şartlarda sunma imkânımız var. İşte burada en önemli soru gündeme geliyor: “Hangi bilgiyi?..” Bugüne kadar olduğu gibi sağdan soldan derlediğimiz bilgilerle dünya ile rekabet edemeyiz. O zaman kafa yapımızı cesurca sorgulayıp, bilgi çağının muazzam imkânlarını akıllıca kullanıp araştırma ve geliştirme faaliyetlerine mekân, imkân ve zaman ayırmalıyız. Bilgi ve teknoloji üretir duruma gelmeliyiz. Bunun için de öncelikle üniversitelerimizde gerçek manada bilimsel özgürlüğü sağlayacak tedbirleri almalıyız. Bütün üniversitelerimizde dünyanın hiçbir ülkesinde görülmeyen tepeden inmeci bilim ve yönetim politikalarını cesaretle terk etmeli, kılık kıyafetle değil bilimsel yetenekleri sorgulamakla uğraşmalıyız. Öğrencileri bilgisayarın mouse’unu değil klavyesini kullanır hale getirmeliyiz. Hocalarımızı da araştırmaya sevk edecek maddi ve manevi tedbirleri almalıyız. Kafaları değiştirmeden bütün bunları becermenin hayal olduğuna siz de inanıyorsanız, hemen önce kendinizi sorgulamakla işe başlayın, sonra gerisi gelir, merak etmeyin...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT