BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nalân ağlayarak fırladı yerinden!..

Nalân ağlayarak fırladı yerinden!..

Ferit Bey kahvaltısını bitirip tekrar odasına çekilmiş, kahvesini yudumlarken bir yandan da gazetelerini okumaya devam ediyordu.



Ferit Bey kahvaltısını bitirip tekrar odasına çekilmiş, kahvesini yudumlarken bir yandan da gazetelerini okumaya devam ediyordu. Uzun süredir işlerini devretmiş olduğu için genellikle vaktinin çoğunu evinde, bu odanın içinde geçirmekteydi. Faal olarak çalışmıyordu. Sadece mülklerinden gelen akar ile yatırımlarından gelen kazançlarla hayatını sürdürüyordu. Kahvesinden okkalı bir yudum almıştı ki telefonun sesiyle irkildi. Elindeki fincanı dikkatle bıraktıktan sonra ahizeyi kaldırdı: - Alo buyurun Ben Ferit Kozdağlı? - Baba, babacığım! Ferit Bey kızının sesini tanımıştı: - Nalân sen misin kızım, ne oldu? Yavrum, bir şey mi oldu? - Baba, birisi arabamı çaldı. Maslak yolundayım. Bıraktı beni yolun ortasında. Polise haber verdik şimdi. Gelir misin baba! Ne olur! Ağlıyordu Nalân. Ferit Bey deliye dönmüştü. Âdeta haykırdı: - Hemen geliyorum kızım. Tam yerini söyle bana, on beş dakikaya kadar oradayım. Tam mevkii aldıktan sonra yıldırım gibi fırladı odadan. İpek Hanım onun telaşlı halinden ve az önceki feryadından ürkmüş, koşarak yanına gelmişti: - Ferit, ne oldu? - Kızı yolda çevirmişler, gasbetmişler, arabayı almışlar. İpek Hanım elleriyle ağzını kapattı sanki çığlığı fırlayıp çıkmasın diye: - Aman Yarabbi! Ben de geliyorum Ferit, kızım nasıl? Ona bir şey olmuş mu? Ferit Bey giyinmişti bile: - Bilmiyorum İpek, kapıda bekleyen uşağına döndü: - Mehmet, hemen arabayı hazırlasınlar bir de Turgut’a haber verin. Çabuk. Az sonra karı koca arkaya oturmuşlar, Turgut ise önde hızla hareket etmişlerdi. Maslak yolundaki olay mahalline geldikleri zaman polis arabalarını gördüler. İpek Hanım âdeta sürüklenerek indi arabadan. Nalân iki polisin ortasında, yol kenarında oturuyordu. - Nalân’ım, kızım, bir şeyin yok ya yavrum? Nalân ağlayarak fırladı yerinden: - Anneciğim, arabamı çaldılar, bir şey yapamadım. İpek hemen sarıldı kızına, onun saçlarını okşamaya başladı: - Üzülme yavrum, giden araba olsun, canına bir şey olmadı ya bir tanem... Ferit Bey polislerle olay hakkında konuşuyordu. Tutanaklar tutuluyor, Hakan’ın bırakıp gittiği araba hakkında araştırma yapılıyordu. Biraz sonra olay yeri inceleme amirinin telefonu çaldı. Orta boylu hafif toplu bir adamdı. Başını sallayarak dinledi telefonda söylenenleri... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT