BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Dünyâ sevgisi, günâhların başıdır”

“Dünyâ sevgisi, günâhların başıdır”

Dünyâya yani harâmlara, mekrûhlara düşkün olmak, bunları sevmek, her türlü kötülüğün, günâhın işlenmesine sebep olur...



İnsanın üç hâli vardır ki bunlar, dünyâ, kabir ve âhiret hâlleridir. İnsan, Allahü teâlâya ibâdet ederse, dünyâda işlerini kolaylaştırır, kabirde ona acır ve âhirette de onun günâhlarını affeder. Üzerinde yaşadığımız arz küresine dünyâ denmektedir. Dünyâ kelimesinin diğer anlamı, alçak şeyler demektir ki, dinimizin kötülediği bunlardır. Hadis-i şerifte; (Denî, alçak şeyler mel’ûndur) yani (Dünyâ mel’ûndur) buyurulmuştur. Bu hadis-i şerifte kötülenen dünyâ yani alçak şeyler, küfre, inkâra sebep olanlar, Allahü teâlânın yasak ettiği harâmlar ve mekrûhlardır. Mal kötülenmemiştir. Çünkü cenâb-ı Hak mala, hayır adını vermektedir. Dinimizde kötülenen, malın kendisi değil, sevgisidir. MUHABBETİN YERİ KALPTİR Muhabbet, sevmek, hep berâber olmayı istemek, berâber olmaktan zevk, lezzet duymak demektir. İnsan sevdiğini hiç unutmaz. Muhabbetin yeri ise kalbdir. Küfrü, inkârı, harâmları, mekrûhları sevmek, beğenmek küfür olur. Farzları, sünnetleri, beğenmemek de küfür olur, dünyâ olur. Müslümân olmak için, dünyâya yani harâmlara kıymet vermemek lâzımdır. Zira Peygamber efendimiz; (Dünyâ sevgisi, bütün günâhların başıdır) buyurmuşlardır. Dünyâyı seven, hâtırlayan kalb, hasta demektir. Kalbin temiz olması, dinimizin dünyâ olarak bildirdiği şeyleri sevmekten, hâtırlamaktan kurtulması demektir. Kalb hastalığının ilâcı ise, islâmiyyete uymak ve Allahü teâlâyı çok zikretmek, hâtırlamak, kalbe yerleştirmektir. Dünyâya yani haramlara, mekrûhlara düşkün olmak, her türlü kötülüğe yol açar. Hased, hırsızlık, rüşvet, kibir gibi harâmlara sebep olur. Câhil din adamlarının kibirli olmaları, hep dünyâya düşkün olmalarından ileri gelmektedir. Bu dünyâ nimetleri geçici ve aldatıcıdır. Bugün bizim ise de, yarın başkasının olacaktır. Âhirette ele geçecek olanlar ise sonsuzdur ve bu dünyâda iken kazanılır. Zira dünyâ ile âhiret, birbirinin tersidir. Birini sevindirmek, ötekinin gücenmesine sebeb olur. Bu birkaç günlük hayât, eğer dünyâ ve âhiretin en kıymetli insanı olan Muhammed aleyhisselâma tâbi olarak geçirilirse, sonsuz kurtuluş umulur. Ona uymadıkça, her yapılan hayır, iyilik, burada kalır, âhirette ele bir şey geçmez. Hadis-i şerifte buyuruldu ki: (Dünyâ sizin için yaratıldı. Siz de âhiret için yaratıldınız! Âhirette ise, Cennetten ve Cehennem ateşinden başka yer yoktur.) Bu dünyâ, âhiretin tarlasıdır. Burada tohumlarını ekmeyip yiyenler, böylece bir tohumdan kat kat meyve kazanmaktan mahrûm kalanlar, ne kadar tâlihsizdirler. Kardeşin kardeşten kaçacağı, ananın evlâdını tanımayacağı o gün için hâzırlanmamak, akılsızlıktır. Böyle kimseler, dünyâda da, âhirette de zarardadır ve sonunda pişmân olacaklardır. Aklı başında olan bir kimse, bu dünyâyı fırsat bilir. Bu kısa zamânda, yalnız dünyâ lezzetleri ile zevklenmek için değil, belki bu fırsatta, tohum ekmek ve bir hayırlı iş yani Allahü teâlânın beğendiği işi yaparak, âyet-i kerîmelerde bildirilen kat kat fazla meyveleri toplamayı istemelidir. Cenâb-ı Hak, bu kısa zamânda yapılacak hayırlı işlere ve ibâdetlere, sonsuz ni’metler ihsân edecektir. Peygamberine tâbi olmayan, İslâmiyyeti beğenmeyenlere de, sonsuz azâb yapacaktır. GÜNAH İŞLEMEYE SEBEP... Netice olarak, dünyâya yani harâmlara, mekrûhlara düşkün olmak, bunları sevmek, her türlü kötülüğün, günâhın işlenmesine sebep olur. Dünyâya düşkün olanların en kötüleri de, Allahü teâlânın sevdiklerini sevmeyen, kötüleyenlerdir. Bu sebeple dünyânın geçici lezzetlerine aldanmamalı, ölümü hâtırlamalı, âhiretin dehşet ve şiddetini göz önüne getirmelidir. Kısacası, yüzü dünyâdan âhirete çevirmelidir. Dünyâ işleri ile zarûret miktârı uğraşmalı, başka zamânlarda, hep âhireti kazandıracak işleri yapmalıdır. Sözün özü, gönül Allahü teâlâdan gayrisine tutulmaktan kurtulmalı, beden ve organlar da, İslâmiyyete uymakla süslenmelidir. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi: (Dünyâya, burada kalacağınız kadar, âhirete de, orada kalacağınız kadar çalışınız!)
Reklamı Geç
KAPAT