BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Osmanlı aydınlarının Batılılaşma anlayışı

Osmanlı aydınlarının Batılılaşma anlayışı

Batılılaşma, Tanzimat devri aydınlarınca “Batının sadece kültür örf ve âdetlerini almak ve Batılı gibi yaşamak” şeklinde benimsendi ve yozlaştırıldı...



Dün, teknoloji alanında, Osmanlıda ilk yenilik teşebbüsünün Üçüncü Selim Han tarafından yapıldığından bahsetmiştik. Teşebbüs safhasından ileri geçemeyen bu yenilik hareketi İkinci Mahmud Han zamanında kısmen de olsa fiiliyata geçirildi. Öncelikle, askerî ve teknik sahada ilerlemek ve bunun için batının lüzumlu olan ilminden istifade etmek hedeflenmişti. Ancak bu çalışmalar daha çok Avrupalı subay ve uzmanların kontrolünde oluyordu. Oysa yeni kurulan askerî ve teknik müesseseleri, mektepleri devam ettirebilmek ve bunlardan büyük ölçüde faydalanabilmek için kendi insanını yetiştirmek lazımdı. Bunun için, ilk defa olarak, 1827’de Paris’e öğrenci gönderildi. TELKİNLERİN ÜÇ ANA HEDEFİ Avrupalı devletler önemli bir fırsat yakalamışlardı. Türk gençleri kendilerinden istifade etmek üzere ayaklarına kadar gelmişti. Onlar bu gençleri memleketlerine döndüklerinde, gayelerine uygun bir şekilde kullanabilmek için metodlu telkinlerde bulundular. Bu telkinlerin üç ana hedefi vardı. Bunlar; gençlerin Osmanlı Hanedanına itaat duygusunu kırmak, dini metanetlerini zaafa uğratmak, yabancı fikir ve âdetlere alıştırarak yozlaştırmaktı. Gerçekten de birkaç yıl içerisinde, batı ülkelerine giden gençlerin pek çoğu, bedeni Türk fakat düşünüşü, anlayışı ve yaşayışı itibariyle tam bir Avrupalı haline geldi. 1837’de hâriciyye nâzırı olan Mustafâ Reşîd Paşa, Londra’da elçi iken mason olmuştu. Mason arkadaşı olan İstanbul’daki İngiliz sefîri Lord Rading ile yeni kanunlar hazırladı. 1839’da Gülhâne meydanında Reşîd Pâşanın ilân ettiği bu yeni Anayasa, din kardeşliği yerine başka kardeşliklerin teşekkülüne yol açtı. İslâmın güzel ahlâkı yerine, batının kötü âdetlerini getirdi. Yaldızlı sözlerle ve bol vaatlerle milletin aklı, idrâki uyuşturuldu. Böylece, Osmanlılara batının ilk zehirli hançeri saplandı. Koca Osmanlı İmparatorluğunun içeriden yıkılması, parçalanması plânlarının birinci ve en tesîrli adımı atılmış oldu. Yeni padişah olmuş olan, onsekiz yaşındaki Sultan Abdülmecîd Hân oyunun içyüzünü anlayamadı. İngilizler, Mısır meselesinde destek olmaları vaadiyle genç padişaha Mustafa Reşid Paşayı sadrazamlık makamına tayin ettirdiler. Reşid Paşa da daha önce Lord Rading’le beraber hazırlamış olduğu Sultan Mahmud Han’a kabul ettiremediği reform ve ıslahatları “Tanzimat Fermanı“ adı altında yayınlatarak yürürlüğe koydu. Bu tarihten sonra, Osmanlı gemisi delinmiş gemi su almaya başlamış oldu. Daha sonra delikler çoğaldı ve gemi battı. “Avrupalıların ilim ve tekniğini tatbik etmek“ şeklinde başlatılan Batılılaşma, Tanzimat devri aydınlarınca “Batının sadece kültür örf ve âdetlerini almak ve batılı gibi yaşamak“ şeklinde benimsendi ve yozlaştırıldı. Konu aslından saptırıldı. Bu şekilde düşünmek aydın olmanın icabı sayıldı. Batılılaşmayı gerçek manasında anlayanlara gerici, yobaz denildi. Devlet kademeleri tamamıyla Mustafa Reşid Paşa zihniyetinde yetişenlerin eline geçti. Avrupa’da tahsil yapmış denilerek işbaşına getirilenlerin kısa bir süre sonra, ilim ve teknikten habersiz, tek sermayelerinin İslam düşmanlığı ve kuru bir Avrupa hayranlığı olduğu görüldü. KENDİ KÜLTÜRÜMÜZLE YOĞRULMADIKÇA Netice olarak, 1839’dan itibaren batılılaşma “yabancıların kültürleriyle yoğrulma“ gibi maksadından uzak bir manada ele alındığı içindir ki Türkiye, ilim ve teknikte istenilen seviyeye ulaşmak şöyle dursun sürekli geriledi. Nitekim bugün pekçok Afrika ülkesi bile ilmi araştırmalarda Türkiye’yi geçmiş bulunmaktadır. Japonya ve Kore gibi ülkeler, ileri seviyedeki devletlerin teknik gelişmelerini kendi kültürleri ile mecz ederek kullanmak suretiyle 50 yıl gibi kısa bir süre içerisinde ilimde, sanatta, teknikte hatta ticaret ve ekonomide dünyanın ileri güçleri arasına girdiler. Türk milleti batılılaşmayı gerçek manada kavrayıp tatbik edebildiği gün, ileri milletler seviyesine ulaşmaya ve layık olduğu mevkiyi kazanmaya namzed olacaktır. Aksi takdirde, asli değerlerini yok etmiş, Avrupa ülkelerinden bir farkı kalmayan ülke haline gelecektir.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT