BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Maden yatakları başa bela oldu!

Maden yatakları başa bela oldu!

Zannedilenin aksine, Sudan’da bir Müslüman-Hıristiyan çatışması yok, kaynakların paylaşımından doğan ihtilaflar söz konusu. Menfaat kavgalarında, kabileler sıklıkla taraf değiştirebiliyor...



HALKININ HEMEN HEPSİ MÜSLÜMAN OLAN DARFUR’DA ÇATIŞMALAR DİNİ KÖKENLİYMİŞ GİBİ GÖSTERİLİYOR Zannedilenin aksine, Sudan’da bir Müslüman-Hıristiyan çatışması yok, kaynakların paylaşımından doğan ihtilaflar söz konusu. Menfaat kavgalarında, kabileler sıklıkla taraf değiştirebiliyor... OYUNCAĞI YOK, AYAKKABISI DA! Bu çocuğun oyuncağı ve ayakkabısı yok, ama her şeye rağmen neşeli ve bulduğu iki adet pet şişe ile öyle usta hareketler yapıyor ki, görülmeye değer doğrusu... Güney Sudan ihtilafı, 1983’ten bu yana devam eden ve Batılı devletlerin, misyonerler ve yardım kuruluşu pozisyonundaki sivil örgütler üzerinden fazlasıyla müdahil oldukları bir meseledir. Başkenti Uganda sınırına yakın Juba şehri olan Güney Sudan, ağırlıklı olarak Afrika kökenli kabilelerin yaşadığı bölgedir. Buranın halkı çeşitli yerli inançlara (çoğu animist ) mensuptur. Bu bölgede önemli miktarda Hıristiyan nüfus da vardır. Güney Sudan, Kuzeye nazaran daha geri kalmış bir bölgedir, ancak yer altı kaynakları açısından oldukça zengindir. (Bu arada kişi başına milli geliri 2.500 dolar civarında olan Sudan’ın tamamının da henüz kalkınamamış olduğunu ifade edelim...) ÖRGÜTE 3 ÜLKE DESTEĞİ Bölgenin geri kalmışlığını bahane eden ve Kuzey’deki Arap ve Müslüman ağırlıklı yönetime karşı isyan çıkaran Güney Sudanlı bir grup asker, 1983’te Sudan Halkı Kurtuluş Ordusu/Hareketi’ni (SPLA/M -Sudan People’s Liberation Army/Movement) kurdu. Bor, Parchalla ve Ayod’taki askerî üslerde görevli Güney Sudanlı askerlerin başını Albay Dr. John Garang de Mabior ve Yüzbaşı Salva Kiir Mayardit çekiyordu. John Garang, daha çocuk yaşlarda iken, 1962’de başlayan birinci Sudan iç savaşına katılmıştı. 1972 yılında Addis Ababa’da yapılan bir anlaşma ile iç savaş sona erince, Garang ve bazı arkadaşları, subay olarak Sudan ordusuna katıldı. Afrikalı Dinka kabilesinden bir Hıristiyan olan ve orta öğretimini Tanzanya’da, yüksek tahsilini de ABD Iowa’da yapmış olan Garang, SPLA örgütü için Etiyopya, Libya ve Çad’ın desteğini almayı başardı. 2 NUMARA BAŞA GEÇİYOR 20 yıl içerisinde 1.5 milyon kişinin ölümüne yol açan ikinci Sudan iç savaşı, 2005 yılı Ocak ayında, Kenya’nın Başkenti Nairobi’de yapılan bir anlaşma ile sona erdi. Söz konusu anlaşma ile Güney Sudan’a sınırlı bir otonomi hakkı tanındı. John Garang altı yıllığına Otonom Bölgenin Başkanı ve Sudan Devlet Başkanı Yardımcısı sıfatını aldı. Aynı anlaşmaya göre, 2011 yılında yapılacak referandum ile bölgenin geleceği, yani otonom veya bağımsızlık statüsü nihai sonuca bağlanacaktı. Ancak altı ay sonra Temmuz 2005’te, Uganda Devlet Başkanının helikopteri ile Güney Sudan’a dönerken meydana gelen kaza sonucu; Garang, altı arkadaşı ve yedi Ugandalı görevli hayatını kaybetti. Yerine örgütün iki numaralı ismi Salva Kiir geçti. SPLA’nın komutanı olan General Salva Kiir Mayardit, halen Güney Sudan Otonom Bölgesinin başkanı ve Sudan Devlet Başkanı Yardımcısıdır. YÜZ BİNLERCE ÖLÜM Güney Sudan, Afrika’nın birçok bölgesi gibi, 1960’lı yılların başından beri iç karışıklıkların eksik olmadığı bölgedir. Burada Etiyopya, Çad, Uganda, Libya ve diğer bazı ülkelerin de gizli destekleriyle sürdürülen iç çatışmalarda, bugüne kadar yüz binlerce insan öldü. Onun birkaç katı kadarı da, ülke içinde veya dışında mülteci durumuna düştü. Özellikle Sudan ile Çad’ın komşu bölgelerinde, aynı etnik kökenden insanlar olduğu için, bunlar arasında iki taraflı geçişler çok sık meydana gelmektedir. Bu yüzden Sudan ile Çad arasında da sık siyasi krizler çıkmaktadır. SİLAH TÜCCARININ RANTI ABD’nin Güney Sudan Kurtuluş Ordusuna önemli miktarda silah yardımı yaptığı bilinmektedir. ABD hükümetinin ısrarla inkar etmesine rağmen, mesela 1996’da Etiyopya ve Uganda üzerinden en az 20 milyon dolarlık silah yardımı yapıldığına dair belge ve raporlar mevcuttur. SPLA ve Merkezi hükümete karşı savaşan diğer gruplar, silahlarının önemli bir kısmını karaborsadan temin etmektedir. Bu bakımdan Güney Sudan ve Darfur’daki çatışmalar, her zaman olduğu gibi silah tüccarları için büyük bir rant aracı olmuştur. Daha evvel de yazmış olduğumuz üzere, ABD eski Başkanı Jimmy Carter, uzun yıllar Güney Sudan’da, sivil yardım çalışmaları kisvesi altında bizzat misyonerlik yapmıştır! MENFAAT KAVGALARI Güney Sudan’daki ayrılık hareketi ve iç savaş, medyada genellikle dini ve etnik kökenli bir mücadele olarak lanse edilmesine rağmen, SPLA esasen bölgenin demokratik bir yapıya kavuşturulması hedefini güttüğünü sürekli tekrarlamaktadır. Yani zannedilenin aksine, Güney Sudan’da dahi, bir Müslüman - Hıristiyan çatışmasından ziyade, kaynakların paylaşımından doğan ihtilaflar söz konusudur. Menfaat kavgalarında, kabileler sıklıkla taraf değiştirebilmektedir. Nitekim 1989 yılında SPLA içinden bir grup ayrılarak SPLA/Nasir hareketini başlatmış ve John Garang’ı devirmeye çalışmıştır. Bu harekette başarılı olamayınca, kendi içinde büyük değişime gitmiş ve Sudan Ana Muhalefetine (NDA -National Democratic Alliance) katılmıştır. Aynı şekilde Güney’deki bazı küçük örgütler, hükümetle ayrı ayrı anlaşmalar yaparak, 1997’de Birleşik Selamet Cephesi’ni (United Democratic Savation Front -UDSF) meydana getirmiştir. MEDYADA YER ALMIYOR Güney Sudan’da kabileler arasında yerel meselelerden dolayı da çok sık olarak çatışmalar vuku bulmaktadır. Mesela daha yakın zamanda, hayvan otlatması ve su konusunda çıkan bir kavgada en az üç yüz kişi hayatını kaybetmiştir. Bu kavga tamamen Afrika kökenli kabileler arasında olmuştur. Yani Araplarla Afrikalılar arasında değildir. Fakat nedense şimdilerde Güney Sudan’daki bu olaylar, dünya medyasında pek fazla yer almıyor. Belki de bahse konu medya Darfur’a kilitlenmiş olduğu için... Oysa Darfur’da da kesinlikle bir din savaşı yok. Buradaki kabileler ekseriyetle Arap ve hemen hepsi Müslüman. Ama buradaki çatışmalar da, kasıtlı biçimde dini ve etnik kökenli imiş gibi gösterilmeye çalışılmaktadır. Cancavid isimli paramiliter gruplar, başlangıçta bir nevi milis niteliğinde Sudan hükümeti tarafından desteklenmiş. Ancak daha sonra kontrolden çıkmış bulunan ve şimdilerde muhtemelen bazı dış güçlerin de taşeronluğunu yapan, El Kaide benzeri (Zira Afgansitan’da El Kaide’nin barındığı Torabora bölgesinin ismini kullanan gruplar da var) karışık bir yapılanmaya dönüşmüş. Örgüt, bu haliyle asayiş bakımından büyük tehlike arz ediyor. DOKTOR SALİH’İN OBJEKTİFİNDEN Aynı zamanda fotoğraf sanatçısı olan Dr. Salih Yılmazgil, mesai dışındaki vakitlerinde Darfur’dan böyle müthiş enstanteneler yakalamış. Yukarıdaki küçük çocuğun saç örgüsü de bunlardan biri... KAMP MÜDÜRÜ ÇOK DERTLİ Es-Selam kampının müdürü olan Er-Rayyih, kampta yaşayan insanların ihtiyaçlarını karşılayamamaktan dolayı çok dertli. ES - SELAM KAMPINDA BİR ÖĞLE NAMAZI... Darfur’un Müslüman halkı son derece dindar. Bu bölge hafızlarıyla meşhur. Nüfusun yarısından fazlası Kur’an-ı kerimi ezbere biliyor. Darfurlular her şartta dinlerini yaşamaya gayret gösteriyor... BÖYLE DERS KİTABI GÖRDÜNÜZ MÜ? Darfur’daki Kur’an-ı kerim kurslarında, talebelerin dersleri bölüm bölüm bu tahtalara yazılıyor. Daha sonra bunlar sırasıyla el değiştiriyor. Böylece dersin bütünü, her öğrenci tarafından öğrenilmiş oluyor! Kamplardaki kurs ve mescitlerde yeterince Mushaf-ı Şerif’in mevcut olmaması büyük eksiklik...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT