BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Değişim rüzgârı

Değişim rüzgârı

Oğuz Saygın’la konuşurken, “NLP nedir, diye başlamak en doğrusu” diye düşündüm.



Oğuz Saygın’la konuşurken, “NLP nedir, diye başlamak en doğrusu” diye düşündüm. İsabetli de olmuş, çünkü, az bilinen ve çoğu kere eksik tarif edilen NLP’nin kelime anlamından, açıklamalı yorumuna kadar birçok konuyu aydınlattı Saygın... “Neuro Linguistic Programming” (Sinir Dili Programlaması) olarak Türkçe’ye çevrilen NLP’nin, Avrupa ve Amerika’da başarının bilimi ve sanatı olarak anıldığının altını çizen Oğuz Saygın, 1970’li yıllarda ABD’de ortaya çıkan ve önce bütün ABD’yi sonra da Avrupa’yı etkileyen bu sistemin son yıllarda ülkemizde de etkili olmaya başladığını hatırlatıyor ve üç kelimeden ibaret olan bu sistemi şöyle açıklıyor: NLP’NİN TARİFİ “Neuro (sinir) dediğimiz anda 5 duyumuz akla gelmektedir Görme, işitme, dokunma, koklama ve tatma duyularımız yardımıyla, dünyayı beynimizde temsil ediyoruz. Eğer bu temsili en mükemmel bir şekilde yapabilirsek, kaliteli bir hayata sahip olabiliriz. Linguistic (dil) dediğimizde ise, iki şey aklımıza gelmektedir. Birincisi, iletişimde kullandığımız dil, diğeri ise kendimizle konuşurken kullandığımız dil. Herşeyden önemlisi kendimizle nasıl konuştuğumuzdur. İçimizde birşeyler değişmeden dışımızda asla hiçbir şey değişmez. Sorduğumuz soruları değiştirsek bile hayatımızda büyük bir değişim meydana gelebilir. Örneğin, ‘ben neden çok başarısız oluyorum?’ diye kendi kendine soran bir insana beyninden anında şöyle bir cevap gelir: ‘Çok beceriksizsin de ondan!’ Bir müddet sonra kişi bu cevaba inanır ve kendini güçten düşürecek duruma sokar. Doğru sorularda ise beynimizden daima doğru cevaplar alırız. Örneğin, ‘ben nasıl daha başarılı olabilirim?’ sorusu, doğru bir sorudur ve beynimizden bu soruya çok doğru cevaplar gelir. Programming (programlama)... Beynimiz programlarla çalışır. Eğer, programlarımız pozitif ise pozitif sonuçlar üretir; programlarımız negatif ise genel olarak negatif sonuçlar üretiriz. Bir düşünce, tarlaya ekilen bir tohum gibidir. Bir müddet sonra filiz verir ve ortaya çıkar. Beynimizdeki programları sürekli olarak pozitif tutmaya gayret edersek alacağımız sonuçlar büyük bir ihtimalle pozitif olacaktır.” NLP sistemini bir hayat biçimi olarak seçtiğinden beri hayatında her şeyin değiştiğini söyleyen Oğuz Saygın, 3.5 yıl öncesine kadar eğitim ve iş hayatında başarısız olarak tanımlandığını, bir süre sonra NLP sistemi sayesinde Türkiye’nin tanıdığı ve bu sistemi bütün ülkeye kitapları, kasetleri, CD ve seminerleri ile anlatan bir insan olduğunu hatırlatıyor: “NLP’ye göre, başarı öğrenilebilir; aynı bir tenis gibi, futbol gibi... Eğer buna inanırsak, adım adım başarıyı öğrenmeye başlarız. Şu ana kadar yapmış olduğum çalışmalar sonucunda intiharı düşünen 11 kişiyi bu davranışlarından vazgeçirdim ve hayatı sevmeleri için elimden geleni yaptım. İlk çıkardığım Negatif Limanlardan Pozitif Sulara adlı kitap, şu anda Hayat Yayınları’nda (0 212 638 69 39) onuncu baskısını yapmaya hazırlanıyor.” ‘İçinizdeki devi uyandırın’ ABD ve Avrupa’da yapılan ve binlerce kişinin katıldığı ve çok etkilendikleri seminerlerin benzerlerini Türkiye’de “İçinizdeki Devi Uyandırın” adıyla ilk başlatan Oğuz Saygın, Anadolu’nun birçok kentinde ve kapalı spor salonlarında yapılan bu seminerlerde hızlı müzik eşliğinde ve insanları motive edecek programlar gerçekleştiriyor. Seminerlerde eğlendirme, düşündürme ve öğretme unsurları göz önünde tutuluyor. Ayrıca 20 ila 50 kişinin katıldığı grup seminerlerinde ise insanların motivasyonlarını artırıcı programlar düzenleniyor. Seminer konuları: Bellek eğitimi ve zihin haritaları tekniği, NLP-başarının bilimi ve sanatı, düşünme teknikleri, toplantı teknikleri, lider ve liderlik, öğrenmeyi öğrenme. (0 542 647 58 58) Pozitif sulara... Uzun süre eğitim hayatının içinde bulunan Oğuz Saygın, özel üniversite ve devlet üniversitelerinde, özel dershenelerde, şirketlerde ve çeşitli kurumlarda NLP teknikleriyle, hafıza eğitimi konularında çok sayıda seminer verdi. Seminer çalışmaları, gazete yazıları, radyo ve televizyon programlarına devam eden Saygın’ın “Resimli Osmanlı Tarihi”, “Negatif Limanlardan Pozitif Sulara”, “Kişisel Gelişimin Stratejileri”, “Başarı Üniversitesi, “Değişim Rüzgârları” gibi kitapları yayımlandı. Türkiye’de ilk defa “Bellek Eğitimi ve Alternatif Düşünme Teknikleri” adlı bir CD-Rom çıkardı. Değişim Rüzgârı isimli iki de ses kasedi bulunan Saygın’ın kitapları, Hayat Yayınları arasında çıktı. EZBER Geç kaldık Geç kaldık, Yarab, geç kaldık!.. Şu hayat işte, gök, dallar, gün, Bizi sardı, Yarab, geç kaldık... Bırakıp fazlasını ömrün Koşup sükûnuna ermeğe, Koşup sana hesap vermeğe Geç kaldık, Yarab, geç kaldık... Ziya Osman Saba (1939) ARKA KAPAK Mahmut Muhtar Paşa, yaşadığı devrin önemli şahsiyetlerindendir. Vukuflu bir diplomat mantalitesine sahip bulunduğu “Maziye Bir Nazar” isimli eserinden anlaşılmaktadır. Takriben 40 yıllık bir dönemdeki Avrupa diplomasi trafiğini ve Türkiye-Almanya münasebetlerini, diplomatik arenada birinci derecede rol oynamış zevatın belge ve bilgileriyle ortaya koyan bu kitap, tarihe getirdiği aydınlığın yanısıra günümüze de ışık tutuyor. Osmanlı’nın son dönemini değerlendirirken pek çok aydınlatıcı bilgisinden yararlanılacağı muhakkak olan kitap, yirmibirinci yüzyıla girerken yeniden kurulmaya çalışılan bir dünya için fikir yürütenlere, yüz yıl öncesinin perspektifini kazandıracak nitelikte bir çalışma... (Maziye Bir Nazar, Mahmud Muhtar, Ötüken Neş., 0 212 251 03 50) HAFIZA Recaizade Ekrem (31 Ocak 1914) İsmail Hakkı İzmirli (31 Ocak 1946) Barış Manço (1 Şubat 1998) Niyazi Akıncıoğlu (1 Şubat 1979) Cevat Rifat Atilhan (2 Şubat 1967) Sümmanî (5 Şubat 1915) ALKIŞ Binyılın şaheseri Yapı Kredi Yayınları’nın iki aylık edebiyat dergisi kitap-lık, konularıyla olduğu kadar yayımladığı anketlerle de ilgi odağı olmayı sürdürüyor. 75 Yıl 75 Kitap anketinde Cumhuriyet dönemine damgasını vuran 75 kitabı seçerek yakın edebiyat tarihimize dikkat çeken kitap-lık, 2000 yılının ilk sayısında daha geniş bir alana yayılarak binyılın şaheserini seçti. Türkler’in Anadolu yarımadasına girdikleri 11. yüzyıldan günümüze, yazılı ve sözlü edebiyattan musıkiye, çeşitli sanat dallarından mimariye, kültürün bütün dallarından binyılın şaheserini seçmeye yönelik olarak düzenlenen ankette kendi alanlarında öne çıkmış otuz kişi jüri üyesi olarak görev aldı. Gelen oyların tasnif edilmesinden sonra birinciliği, Mimar Sinan’ın yaptığı Selimiye Camii, binyılın en önemli eseri olarak açıklandı. Ankette Yunus Emre Divanı ikinci, Süleymaniye Külliyesi ise üçüncü seçildi. Belirlenen alandan taşarak “Olaylar ve Kişiler”e yönelen ankette Evliya Çelebi’nin “Seyahatnamesi”, Cumhuriyet’in kuruluşu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün “Nutuk”u, Süleymaniye Camii, İznik çinileri, Nazım Hikmet’in “Memleketimden İnsan Manzaraları” isimli eseri de sıralamaya girdi. Konuyla ilgili dosyanın geniş ayrıntılarıyla yer aldığı kitap-lık, sadece bu konuyla ilgili olarak değil, edebiyatın diğer alanlarını da kapsayan geniş oylumlu inceleme, araştırma ve tartışma yazılarıyla da dikkat çekiyor. (0 212 252 47 00) YORDAM Aynada bir şekil görürsün hani, senin şeklindir o, aynanın değil... Mevlâna
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT