BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > The Globalist Seyr-i Âlem

The Globalist Seyr-i Âlem

Yazın sıcak günleri ilerledikçe herkes uzak ya da yakın seyahate çıkma planları yapıyor. Ülkelerin uyguladığı ücretli izin sürelerine göre bazı tatilciler daha avantajlı oluyor. Acaba hangi ülke tatile en çok zaman ayırıyor?



1. Küresel Test Tatilde Yazın sıcak günleri ilerledikçe herkes uzak ya da yakın seyahate çıkma planları yapıyor. Ülkelerin uyguladığı ücretli izin sürelerine göre bazı tatilciler daha avantajlı oluyor. Acaba hangi ülke tatile en çok zaman ayırıyor? A. ABD B. Almanya C. İtalya D. İngiltere >> A. ABD. YANLIŞ. Amerika’daki ortalama bir çalışan yılda 3.8 hafta tatil yapıyor. Bu gelişmiş dünyadaki en düşük rakamlardan biri ve 25 büyük OECD üyesinin 6.5 haftalık ortalamasının çok altında. Aslında ABD sanayileşmiş devletler içinde işverenleri ücretli izin vermek zorunda bırakmayan tek ülke. Gerçekten de Amerikalı işçilere özel sektör tarafından uygulanan ortalama ücretli izin süresi, toplamda 15 gün, Japonya hariç diğer zengin ülkelerde kanunla öngörülen minimum süreyi bile karşılamıyor. >> B. Almanya. YANLIŞ. Almanya’da tipik bir işçi 7.5 hafta ücretli izin kullanıyor. Amerika’nın aksine Almanya işverenlerin çalışanlarına 24 gün ücretli izin, 10 gün tatil parası vermesini mecburi tutuyor. Ancak ekonomik kriz birçok çalışanı izin süresini kısaltmaya zorluyor. Haziran 2009’da yapılan bir ankete göre gelişmiş ülkelerdeki işçiler bu yaz tatile % 15 daha az zaman ayırmayı planlıyor. >> C. İtalya. DOĞRU. İtalya’daki işçiler ortalama 7.9 hafta ücretli izin kullanıyor. Bu OECD’ye göre Avrupa’daki ve bütün sanayileşmiş dünyadaki en uzun süre. İtalya’daki ücretli izinle ilgili kanunlar dünyada en cömert olanlardan. Toplam 33 gün ücretli izin gerektiriyor. Ama yine de toplam 35 gün tatil öngören Avusturya ve Portekiz’den biraz geride. >> D. İngiltere. YANLIŞ. Avrupa Birliği’nin ‘Çalışma Süresi Direktifi’ yıllık minimum 20 gün ücretli izin gerektiriyor ama birçok AB üyesi bu rakamdan daha çok süre izni mecburi tutuyor. Ancak bu durum İngiltere, İsviçre ve Hollanda’da geçerli değil. Bu 3 ülke 20 günlük minimum sürenin üzerinde tatil istemeyen tek AB üyeleri. Bu ülkelerin kanunları nispeten çok cömert değil, İngiltere’de bir işçinin ortalama tatil süresi 6.5 hafta iken İsviçre’de 6, Hollanda’da 5.3 hafta. 2. İlginç Rakamlar 1- 1990 yılından beri Arap dünyasındaki okur yazar oranı yüzde 58’den yüzde 72’ye yükseldi. (UNESCO) 2- OECD ülkelerinde insanlar günde ortalama 8 saat 22 dakika uyuyor. (OECD) 3- Amerikalı bir kişi, gününün yüzde 45’ini başta uyumak, yemek, içmek, tuvalet, ve diğer hijyen ve sağlık aktiviteleri olmak üzere şahsi bakımıyla geçiriyor. (OECD) 4- Eğlence ortalama bir günde en çok vakit ayrılan ikinci etkinlik (% 22). (OECD) 5- General Electric dijital saklama teknolojisinde devrim yaptığını duyurdu. Standart boydaki bir disk içerisine 100 DVD’ye denk bilgi kaydedilebiliyor. (I. Herald Tribune) 6- Londra’nın finans bölgesindeki istihdam, İngiltere’nin toplam işgücünün yüzde 1’inden daha aza tekabül ediyor. (Financial Times) 7- Brezilya’nın popüler pembe dizileri, küçük ve düzenli orta sınıf aileler etrafında dönüyor. Dizilerde konu edilen ailelerin oranı geleneksel bir Brezilyalı aileye göre çok küçük. (New York Times) 8- Bu pembe dizilerin yayınlandığı her yerde kadınların doğurganlık oranı gözle görülür şekilde düşüyor. (New York Times) 9- 2008 yılında Amerika’da 489 milyon raunt golf oynandı. Bu 2007’ye göre % 1.8 azalma manasına geliyor, 2002’den bu yana yaşanan en büyük azalma. (National Golf Foundation) 10- 2009 Şubatında keşfedilen küçük bir asteroit, 2 Mart 2009’da dünyanın 40 bin km yakınından geçti, bu aya olan mesafenin beşte biri kadar. (Discover) 3. Dudak Okuma Carl Bildt ile Avrupa Birliği’nin geleceği üzerine İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt sürekli olarak Avrupa Birliği’nin genişlemesi gerektiğini savunmuştur. Kendisi aynı zamanda eski başbakan ve Balkan krizi sırasında AB’nin Yugoslavya özel temsilcisiydi. İsveç 2009 sonuna kadar AB başkanlığını yürütecek. Size Bildt’in Doğu Avrupa, Türkiye ve ekonomi hakkındaki görüşlerini sunuyoruz. 1- Küresel arenada Avrupa Birliği nasıl daha çok itibar ve nüfuz sağlayabilir? “Gelecekteki ağırlığımız ve kredibilitemiz, önümüze çıkacak ekonomik ve büyümeyle ilgili problemleri ne şekilde ele aldığımızla, dünyanın bize ait olan kısmında barış ve refah için ne yaptığımızla ilgili olacak.” 2- Ve başarılı bir ekonomi? “Bir şeyi kabul etmeliyiz, dışarıda rekabetçi olabilmemiz için içeride de rekabetçi olmamız gerekir.” 3- Bunu başarmak için temel şartlar? “Birkaç yıl önce Lizbon sürecini başlattık, buna göre herkes GSYİH’sının % 3’ünü araştırma-geliştirmeye harcamayı taahhüt etti. Ancak bugün sadece iki ülke, Finlandiya ve İsveç, bu taahhüdü yerine getirdi. Birliğin ortalaması ise % 1.9’da kaldı.“ 4- Kurumsal reformlar ne kadar önemli? “Politikası olmayan kurumlar yazılımı olmayan bilgisayarlara benzer, hurda metalden biraz fazlası. Bilgisayarın donanımını güncellememiz gerektiği ortada. Kesin olan ise eninde sonunda politika yazılımının güncellenmesi gerektiği.” 5- Ve genişleme, özellikle Türkiye? “Türkiye’nin nüfus dinamizmini ve ekonomik potansiyelini içinde barındıran bir Avrupa Birliği hiç şüphesiz daha güçlü bir birlik olacaktır.” 6- Balkan ülkeleriyle ilgili iyimser olmak için bir sebep görüyor musunuz? “Şiddetli savaşlardan beri ilk defa, birleştirmeye çalışan güçlerin parçalamaya çalışan güçlerden daha kuvvetli hale geldiğini gerçekten hissediyorum.” 7- Bir kaç örnek verebilir misiniz? “Sırbistan tarihindeki en Avrupalı ve reform odaklı hükümete sahip. Kosova bağımsız bir ülke. Hırvatistan, Avrupa Birliğine katılmak için sürdürdüğü müzakerelerde önemli gelişmeler kaydediyor. Bosnalı politikacılar çekişme içinde, ama savaş asla bir seçenek olmayacak.” 8- Bir bütün olarak bölge için temenniniz nedir? “Umuyorum ki gelecek yıl içinde bütün bu bölgeyi yeni, daha çok talep edilen ve Avrupa entegrasyonunda daha önemli bir aşama haline getirebiliriz.” 9- Kıbrıs, Avrupa gündeminde niye önem taşıyor? “Berlin duvarının yıkılmasının ardından 20 yıl sonra bir Avrupa başkentinin hâlâ duvarlar ve tel örgülerle bölünmüş olması düşündürücü.” 10- Son olarak, İran hakkında bir kaç kelime? “Büyük şeytan artık yok. Geçmişteki yöneticiler artık tamamen düşman bir batı efsanesine sırtlarını dayayamazlar.” Editörün Notu: Carl Bildt’in burada neşredilen sözleri 29 Haziran 2009 tarihinde Almanya Parlamentosu’nda yaptığı konuşmadan alınmıştır. © 2009 www.theglobalist.com
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT