BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yaz depresyonu size felaket getirmesin

Yaz depresyonu size felaket getirmesin

Tatile çıkamama endişesi ve aşırı sıcakların tetiklediği ‘yaz depresyonu’ tedbir alınmazsa facia ile sonuçlanabilir. Özellikle, cinayetler ve boşanmaların yaz aylarında arttığını da görebiliriz.



AİLE DOKTORU Hazırlayan: Uzm. Dr. S. Hilmi ÖZKIRIŞ İç Hastalıkları Uzmanı Tatile çıkamama endişesi ve aşırı sıcakların tetiklediği ‘yaz depresyonu’ tedbir alınmazsa facia ile sonuçlanabilir. Özellikle, cinayetler ve boşanmaların yaz aylarında arttığını da görebiliriz. Sevgili okuyucularımız, biliyorum bu haftaki konumuz biraz tuhafınıza gidecek ama biz hekim olarak uyarılarımızı yapmak zorundayız. Evet farkında olmadan pençesinde kıvrandığımız Yaz Depresyonu, ilkbahardan miras kalarak ta sonbaharın ortasına kadar bizimle... Genel olarak kış depresyonu olarak tarif edilen mevsimlere bağlı Depresyon (duygusal durum bozukluğu), %1 de olsa yazın da görülmektedir. Yaz depresyonu, kış depresyonuyla karşılaştırıldığında farklı belirtilerle ortaya çıkar. Sebepleri kesin olarak bilinmemekle birlikte bu depresyonda güneş ışığının önemli rolü vardır. Güneşle birlikte genetik ve strese dayalı faktörlerde önemli rol oynar. BOŞANMA VE CİNAYET SEBEBİ Sıcakların zirvede olduğu şu dönemde; insanlarda stres ve gerilim artmakta, trafikte yol vermeme gibi ceviz kabuğunu doldurmayacak basit anlaşmazlıklar cinayetlerle sonuçlanmakta. Coşkunun arttığı, özellikle hasta kişilerde sağlıklı karar vermenin iyice bozulduğu bu dönemlerde insanlar boşanmak, yeni iş kurmak, iş bırakmak ve intikam almak gibi daha öfkeli ve daha radikal kararlar alabilir. 20 yaş altındaki kişilerde mevsimsel duygusal durum bozuklukları genelde görülmez, yaşla birlikte artış görülür. Yazın stresten uzaklaşmanın en iyi yolu psikolojik olarak kendimizi sıcağa hazırlamamızdır. BEN DEPRESYONDA MIYIM? Aşağıdaki belirtilerin en az 5’i sizde varsa mutlaka bir psikologa gidin!.. 1- Anksiyete (endişe, korku, sıkıntı hissi) 2- Sürekli yorgunluk hissi ve uyku halleri 3- Aşırı kilo alma ya da kaybetme, sinirlilik 4- Belli bir konuya odaklanamama 5- İnsanlardan uzaklaşma, yalnız kalma isteği 6- Sebepsiz baş, boyun ve sırt ağrıları 7- İntihar ve yaşamanın anlamsızlığı fikri 8- Hayattan zevk almama, cinsel isteksizlik 9- Geçmişe dönük pişmanlık, öz güven kaybı, 10- Şekerli gıdalara düşkünlük... Unutmayın ki; depresyonun tedavisi ertelenirse hastalığın şiddeti artar, hatta tedavi edilmeyen vakalarda psikoza dönüşerek Allah korusun cinnet vakalarına bile yol açabilir! KADINLARI DAHA ÇOK VURUYOR... Yaz depresyonuna kadınlarda erkeklere göre 4 kat daha fazla rastlanır. Hanımların toplum ve aile içindeki görev ve sorumlulukları, erkeklere göre daha sık depresyona girmelerine yol açar. Adet gören hanımların çoğu, her ay adet öncesi ve süresince premenstürel (adet öncesi) sendromla karşı karşıyadır. Hanımların en çok depresyonla karşılaştığı bir diğer dönem ise menopoz dönemidir. Ateş basmaları, terleme ve kilo alma ile seyreden fiziki değişimlerin yanında uyku bozuklukları, endişe ve diğer ruhsal değişimler, depresyonun tetikleyicileridir. KORUNMA YOLLARI Geniş, rahat ve sabırlı olun yediğinize dikkat edin! >>Bol bol sıvı ve meyve-sebze tüketin, alkol sigara, asitli içecek ile yağlı ve ağır yemeklerden kaçının. >>Vücudu saran, sıkan ve koyu giysilerden uzak durun, açık renkli giysileri tercih edin. >>Aşırı aktivitelerden kaçının, deniz ve orman kenarında yürüyüş yapın, serin yerlerde dinlenin. >>Mümkünse nemin olmadığı yayla gibi yerlere gidin. >>Dışarıda uzun süre kalmak ve çalışmak zorunda kalanlar, 10 dakika bir mola vermeli, bol bol sıvı almalı. >>İlaçlarınızı düzenli alın. >>Yüzünüzü soğuk suyla yıkayın, duşunuzu ılık yapın. OMEGA 3, MUTLU EDER >>Vücudumuzdaki zararlı artıklar olan toksinler (cep telefonu, sigara ve egzoz dumanı ve bazı gıdalarda birlikte stresten dolayı da artar) yapıcılardan uzak duralım. >>Beynimizin % 60’ı yağdan oluşur. Başta balık olmak üzere ceviz, fındık, soya, kanola bitkisi ve yeşil sebzelerde bulunan Omega 3 asitlerini almak bizi mutlu eder. TEDAVİDEN KORKMAYIN En iyi ve basit metot egzersiz Stresten mümkün olduğu kadar uzak durulması bu dönemin daha rahat atlatılmasına yardımcı olur. Yazın sıcaktan kaynaklanan stresten kurtulmak için önce 10’a kadar sayılması ardından da derin derin nefesler alınarak sabah erken saatlerde veya akşam serinliğinde egzersiz yapılması uygun olur. Bu heyecanı da kontrol altına alır. Egzersiz yapan insanlar daha kontrollü, sakin ve daha huzurlu olurlar. Ayrıca maddi ve manevi konularda kişi, üzerine düşenleri yaptıktan sonra gerisini Allah’a havale etmek aslında stresin panzehiridir. Batılı araştırmacıların vardıkları son nokta ve tespit de bu istikamettedir. Bunlara rağmen kurtulamıyorsanız psikolojik destek ve çeşitli ilaçlarla rahat edersiniz. OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR Amca, güneş banyosu yap, yağsız süt iç! > İbrahim Akçay Karahallı 75 yaşında, 1.85 boyunda, 90 kiloyum, 15 senedir şeker hastasıyım, 8 sene önce baypas ameliyatı oldum, kilo verdim ama yine bozdum. Bir de bel omurlarımdan birinde kırık oldu. CEVAP: Saygıdeğer İbrahim Amca, bundan sonraki hayatında sağlık yönünden herhangi bir sıkıntı çekmemen için öncelikle perhiz ve egzersiz yaparak mutlaka 5-6 kg daha vermeye çalış. Aksi takdirde damar sertliği artarak devam eder ve kalp krizi ve felç gibi çok üzücü durumlar başına gelebilir. İlaçları aksatma ve 2 ayda bir kontrollerini yap. Her sabah erken saatlerde deniz kenarı veya ormanlık alanlarda tempolu yürü. Belindeki kireçlenme ve omurdaki boşluk için her gün 2 bardak yağsız süt iç, yarım veya 1 kase kaymaksız yoğurt ye. Ayrıca saat 10’a kadar ve 16.30’dan sonra 30’ar dk. güneş banyosu yap. Böylece hem kemik erimesinden korunur, hem de kemiklerin güçlenmiş olur. Bir de şunu hiç aklından çıkarma; kişinin şikayetinin olmaması, hasta olmadığı anlamına gelmez. Çünkü özellikle şeker hastalarında damar sertliği sinsi ve ilerleyici olup aniden kalp krizi ve felçle kendini gösterebilir. Sigarayı bırakın yoksa ayağınız kesilebilir... > Hasan Gülseven / SİİRT 55 yaşında balıkçıyım, 35 senedir 1-1.5 paket sigara içiyorum, artık nefesim daralıyor, damarlarım mavileşti, ayaklarımın altı yanıyor! Sigarayı bırakmam söylendi, bu yeterli mi? CEVAP: Hasan Bey, acilen sigarayı bırakmanız birinci şart! Aksi takdirde çok yakında solunum yetersizliği, ardından da sağ kalp yetersizliği kapını yoklayacak. Bacaklarınızdaki damar genişlemeleri de uzun süre ayakta hareketsiz çalışmak mecburiyetinde olan ve kilolu kişilerde daha çok görülen, irsiyetin de rol oynadığı varis dediğimiz durum. Bunda sigaranın yol açtığı damar sertliği de etkilidir. Eğer sigarayı bırakmazsanız Allah korusun, ayakların kesilebilir ve hayattan bıkkınlık duyacaksınız. Sigara yerine bol bol buğulama tarzında balık ve salata ye, yürüyüşü ihmal etme. Sigaranın oluşturduğu hastalıklar için iç hastalıkları veya göğüs hastalıkları uzmanına, varislerin için de damar cerrahına muayene olarak tedavilerine başla. Hayat boyu da her akşam tok karnına 300 mg aspirin ve günaşırı da B1, B6, B12 vitamini al. Tedavi olmakla ve sigarayı bırakmakla gençleş, hayatın tadını çıkar! Burnu açmak için okyanus suyu şart değil > Necmi Göktaş / YUNANİSTAN 77 yaşındayım, sabahları kalktığımda boğazımda kuruluk, gıcıklık ve burun tıkanıklığı hissediyorum. Eşim gece aşırı horladığımı söylüyor. Bu dertten nasıl kurtulabilirim? CEVAP: Sevgili büyüğüm, muhtemelen burun kemiğinizde deviasyon dediğimiz eğrilik mevcut. Ona bağlı olarak sıcak havalarda burun içindeki salgılar kuruyarak birikmekte ve hava yolunu tıkamakta. Gece boyunca da bu kuru salgılar artmakta ve nefes alabilmek için de ağzınız açık uyuyup horlamaktasınız. Bu uzun vadede kronik sinüzite ve uykuda geçici solunum durmalarına, beyin ve kalp hücrelerinin de yeterli oksijeni alamamasıyla baş ağrıları, huzursuzluk, sinirlilik, eforla nefes darlığı çekebilirsin. KBB uzmanına gidin, gerekirse ameliyat olun. Ayrıca 2-3 saatte bir burun deliklerine bol su ver, lavaboda burnunu ileri uzatarak ve bir burun deliğini kapatarak kuvvetli sümkür. Burun içi kurumuş, birikmiş salgıları boşaltır ve içini nemlendirerek hem rahat nefes alır, hem de genizinde rahatlık hissedersin. Bu işlem için okyanus suyu adı altındaki burun spreylerine gerek yok, çeşme suyu uygundur. Sigara parasıyla meyve-balık al sağlıklı yaşa! > Mehmet Uçal / DİYARBAKIR 65 yaşındayım, 45 senedir günde 1 paket sigara içiyorum, herkes “sigarayı bırak” diyor... Spor yapmaya çalışıyorum ama sigarayı bir türlü bırakamıyorum, nasıl olacak bu iş? CEVAP: Değerli Mehmet Bey, solunum yetersizliği, damar sertliği, kanser gibi dramatik hastalıkların başına gelmemesi için bir daha hiç içmemek üzere lütfen sigarayı bırakın! Çünkü sigara vücudu adeta bitirir. Ömürden 20 sene çaldığı gibi yaşanılan hayatın da kalitesini son derece düşürür. Ayrıca lütfen perhiz de yap. Temiz havada bol bol yürüyüş yapın. Tedavi ve ilaçlarını ihmal etme. Mümkün olduğu kadar hamur işi ve tatlılardan kaç. Kırmızı eti 10-15 günde bir ye. O da yağsız olsun. Ama haftada en az 2 gün suda buğulama balık ye. Her yemeğinde mutlaka zeytinyağlı sebze yemekleri ve yeşili bol salatan olsun. Her gün 5 adet ceviz, badem ve fındık, yarım avuç da tuzsuz kabak çekirdeği, 1 salkım da siyah üzümü çekirdeği ile birlikte tüketmen hem omega 3 hem de antioksidan olarak son derece faydalıdır. Sigaraya vereceğin para ile meyve al, hem sağlığına kavuş hem de kanserden korun! HER DERDİNİZİ BANA YAZIN Bana sağlıkla ilgili her konuda soru iletebilirsiniz. Uzmanlık alanımın dışındaki konuları ise ilgili hekim arkadaşlarımızı da misafir ederek sizlere elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım... e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İSTANBUL
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 103235
    % 2.07
  • 4.7171
    % 0.01
  • 5.5018
    % -0.57
  • 6.2889
    % -0.17
  • 197.827
    % 0.14
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT