BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Cari açıktan kurtulduk mu?

Cari açıktan kurtulduk mu?

2009’un ilk çeyreğinde, yüzde 13.8 küçüldük. Doğrusu, sürpriz olmadı. Olup biteni defalarca yazdık. Küresel resesyonla birlikte, iç ve dış talep daraldı. Kredi ve portföy kanalından gelen olumsuzlukların da etkisiyle, büyüme negatife döndü. Özellikle sanayi sektöründe, üretim ve istihdam kayıpları oluştu.



2009’un ilk çeyreğinde, yüzde 13.8 küçüldük. Doğrusu, sürpriz olmadı. Olup biteni defalarca yazdık. Küresel resesyonla birlikte, iç ve dış talep daraldı. Kredi ve portföy kanalından gelen olumsuzlukların da etkisiyle, büyüme negatife döndü. Özellikle sanayi sektöründe, üretim ve istihdam kayıpları oluştu. Enflasyon sersemledi. Başka ne oldu? Cari açık düştü. Cari açığın irtifa kaybetmesi, ondan kurtulduğumuz anlamına gelmiyor. Hiç şüpheniz olmasın; ekonomi büyüme yörüngesine girdiğinde, cari açık vermeye devam edeceğiz. Bir başka deyişle, “cari açığa dayalı saadet zinciri” mola verdi, kaldığımız yerden devam edebilmenin telaşı içindeyiz. *** Büyüdüğümüz yıllarda önümüzdeki tablo şöyleydi: Cari açığın temel bileşeni, dış ticaret açığımızdı. Dış ticaret açığına ivme kazandıran hızlı ithalat artışının gerisinde, “büyüme, değerli TL ve son derece olumlu seyreden küresel likidite” vardı. Ucuz ithalat, enflasyondaki düşüşe de katkıda bulunuyordu. Başta petrol ve doğalgaz olmak üzere, yükselen enerji fiyatları, cari açığı tırmandıran faktörlerin başında geliyordu. Türkiye’de üretimin ve ihracatın önemli bir bölümünün ithalata olan bağımlılığı, cari açığa yapısal bir boyut kazandırıyordu. Yukarıdaki tablo, aynen tekrarlanır mı? Bunu bilemiyoruz. Bildiğimiz şudur: Türkiye ekonomisi ağırlıklı olarak iç taleple büyüyen bir ekonomi. Bu modelin oldukça yüksek bir ithalat faturası var. Ekonominin çarkı, “yüksek iç talep + dış kaynak” ikilisiyle dönüyor. Söz konusu yapılanma, “...büyüme-cari açık-büyüme-cari açık..” döngüsünü kaçınılmaz kılıyor. Yakın tarihe baktığımızda ne görüyoruz? Sadece krizli yıllarda, cari açığı daraltabildik; zaman zaman cari fazla da verdik. Bir başka deyişle, hastayı bitkisel hayata sokarak ateşini düşürdük! Sadede gelelim.. Cari açıktan kurtulmayı mümkün kılacak harika çözümlerimiz var mı? - Bendeniz, ayakları yere basan herhangi bir çözüme tesadüf edemedim. *** Bir kere daha soralım. Büyümeye başladığımızda, cari açıktan kurtulmak adına: -Üretimin ve ihracatın ithalata olan bağımlılığını, kısa dönemde ortadan kaldırabilir miyiz? -Hayır! Sebebi belli. Cari açık, kökü derinlere giden bir problemi simgeliyor. Üretimin ve ihracatın, küresel rüzgarlar ekseninde yeniden yapılandırılmasını dikte ediyor. Dolayısıyla, orta ve uzun dönemli çözümler üretmek zorundayız. Ekonominin ithal enerjiye olan bağımlılığını azaltıcı projelerin yanı sıra, direkt yabancı sermaye yatırımlarının artışına zemin hazırlamak da çok önemli. Başka çare var mı?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT