BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > söz der ki

söz der ki

“-Büyürken çocukluk saflığını kaybetmeyen adama büyük adam denir...”



söz der ki “-Büyürken çocukluk saflığını kaybetmeyen adama büyük adam denir...” (...Doğum günleri için klişe olmuş müthiş S.Ö.Z.leri) tuzaktan kumanda (...KANALTÜRK - Telegol) ERGUN GÜRSOY: Bu Gökmen futbolcuyken toplara dan dun vururdu, Tophane’den toplardık... Yazarlığı da yine aynı dan dun... *** GÖKMEN ÖZDENAK: Futbolda artık pornografik (astronomik demek istiyor) paralar harcanıyor... HHH SERHAT ULUEREN: Sevgili Gökmen Özdenak’ı da stüdyoya bekliyoruz, Birazdan atına atlayıp stüdyoya gelecek... bir film diyaloğu -Beni hor görüyorsun değil mi? “-Seni düşünecek vaktim olsa hor görürdüm herhalde...” (...Casablanca filminden) hayata dair... Glenn Cunningham beş yaşında bacakları feci şekilde yandıktan sonra sakat kalmış ve hayatının geri kalanım tekerlekli sandalyeye mahkum geçirir düşüncesiyle doktorlar tarafından kendi haline bırakılmıştı... “Bir daha yürümesi mümkün değil... Hiç şansı yok” demişlerdi... Doktorlar bacaklarım incelemişler, ama Glenn Cunningham’in kalbini dikkate almamışlardı... O doktorlara kulak asmadı ve yürümeye çalıştı. Yatakta yata yata zayıf kalan kıpkırmızı bacakları yara içindeydi... Glenn, “Gelecek hafta, yataktan kalkacağım ve yürüyeceğim” dedi, bunu da başardı... Annesi perdeyi açtığında Glenn‘in bahçedeki eski tırmığa nasıl ulaştığını camdan izlediğini anlatıyordu... Her birini bir elinde tutarak çarpılmış bacaklarına hareket kazandırmıştı... Her bir adımda acıyı yaşayarak, yavaş yavaş yürümeye başlamıştı... Önce hızlı hızlı yürümeye başladı, pek zaman geçmeden de koşmaya... Koşmaya başladıktan sonra daha kararlı biri olup çıkmıştı... “Hep yürüyeceğime inandım ve başardım... Şimdi de herkesten daha hızlı koşacağıma inanıyorum...” Bunu da başardı... 1934 yılında 4.06’yla dünya rekorunu kırarak maratonda da kendisini ispat etmişti. Madison Square Garden’da yüzyılın en başarılı atleti olarak onurlandırılmıştı... (...Jeff Yalden) temel’in yeri Temel trafiğe çıkmış, kırmızı ışıkta geçmiş... Polis durdurmuş; -Kırmızı ışıkta geçtiniz beyefendi, görmüyor musunuz?... “-Kusura bakmayın memur bey, renk körüyüm...” -Renk körlerinin araba kullanmasının yasak olduğunu bilmiyor musun?... “-Bir şey olmaz memur bey, önde üç kişi oturuyor, yolu gösteriyor...” -Üç kişinin önde oturması doğru değil... “-Ne yapalım memur bey, arka tekerler patladı...” -Arızalı arabayla trafiğe çıkılmaz... Lütfen ehliyetinizi verin... “-Alın sizin olsun... Zaten benim de değil...” itiraf reyonu (...isim: tveety ...şehir: ankara ...yaş: on sekiz) Kız kardeşim “Kontes” lakaplı şahıs, gittiğimiz “Figüre” adlı güzellik merkezinde kuaföre “Figüre siz misiniz” diye sordu... Kadıncağız gülmemek için zor tuttu kendini, “Yok ben değilim, öyle biri yok. Bu sadece salonumuzun ismi” dedi... Yine aynı kardeşim bulmaca çözerken damarlarda dolaşan sıvıya “Çiş” yazmış... Tabii bu; tek basamaklı yaşlardayken oldu... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) bizimkiler CAHİT: Geçen 3 saatte Ankara’dan buraya geldim, yol boş olduktan sonra gelinir... TURGAY: Senin arabanın markası neydi?... Renault mu, Clio mu?... *** SERDAR: Maçın tekrarı vardı ama ben film seyrettim, süperdi... Fehim: Türk filmi mi?... SERDAR: Yok, yabani film... *** ÖMER FARUK: Geçen Facebook’ta Avusturya’daki Necip’le yarım saat konuştuk... Talip: Oranın saatine göre mi, buranın saatine göre mi?... İğnelik DÜNYAM KARARDI Gidişinle kocaman, Bir türbülans bıraktın... Uçurumlardan yaman, Ayrılığınla yaktın! Bu öyle bir elem ki, Bıraktığın iz derin... Ne ederim bilmem ki, Dolmuyor asla yerin! Rûhumdaki ateştin, Aydınlık senle vardı... Batmayan bir güneştin, Gittin dünyam karardı!.. Sefa Koyuncu sefa.koyuncu@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT