BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SEKİZ MUHTEŞEM GÖLÜMÜZ VE ÇOK İLGİNÇ GİZEMLERİ

SEKİZ MUHTEŞEM GÖLÜMÜZ VE ÇOK İLGİNÇ GİZEMLERİ

Doğal hazinelerimiz olan göllerimiz, çevrelerine kattıkları güzellikler ve efsaneleşen var olma biçimleriyle dünyanın büyük ilgisini çekiyorlar. Bütün göllerimiz birer inci gerdanlık gibi. Gelin birlikte keşfe çıkalım...



BORABAY GÖLÜ BU TABİAT HARİKASI SİZİ BEKLİYOR Amasya’nın Taşova ilçesine 15 km. uzaklıkta doğal bir heyelan set gölüdür. Rakımı deniz seviyesinden 800 m., kapladığı alan 4 km. karedir. Derinliği 11 metreyi geçmez. Akdağ yamaçlarındaki bu göl olağanüstü bir güzelliğe sahiptir. Gölde sazan, sazancık, gökçe ve yayın balığı bulunur. Çevresi yeşillik ve ormanlıktır. Henüz görmemiş olanlara bilhassa tavsiye ederim. Sevgili okurlar, bu hafta size Türkiye’mizdeki değişik özellikleriyle ilgi çeken bazı göllerimizi tanıtmak istiyorum. Unutmayalım ki, gerçek insanlık hazzı bu güzellikleri koruyarak gelecek nesillere aktarmakla tadılabilir. İşte sizlere çeşitli göllerimizden örnekler... NEMRUT KRATER GÖLLERİ Bitlis’te Nemrut Yanardağı, en son olarak 15’inci yüzyılın ortasında faaliyete geçmiştir. Nemrut volkan çukuru (kaldera), içinde devamlı su bulunan iki göl ile genellikle yaz mevsimleri sonlarına doğru kuruyan birkaç küçük gölden oluşmaktadır. Boyu 5, eni 2.5 km. olan Nemrut Gölü, dünyanın 2’nci, Türkiye’nin ise en büyük krater gölü unvanına sahiptir ve Nemrut dağının zirvesindedir. Denizden yüksekliği 2400m. olup, yüzölçümü 12 km. karedir. Derinliği 100 m.’yi geçer. Başlıca balık türü alabalıktır, aynalı sazan da bulunur. Göl suyu tatlı olup berrak, temiz ve içme suyu niteliğindedir. Çok büyük olan kraterin içinde Ilıgöl adlı ilginç bir göl daha vardır. Ilıgöl’ün yüzölçümü ise 1.2 km. karedir. Göl, tabanından ve gölün çevresinden karışan kükürtlü sıcak sular ve buhar nedeniyle kış mevsiminde bile 40 dereceye varan bir sıcaklığa sahiptir. Yeşile çalan rengiyle göl suyu genellikle romatizma tedavisinde büyük şifa kaynağıdır. Yaz aylarında 60 dereceye varan su sıcaklığı ile Ilıgöl, Jeotermal Enerji Kaynağı olarak bölge halkının istifadesine sunulabilir. Ayrıca, kraterin derinliği ve ağzının genişliği, dağın Van Gölüne karşı muhteşem bir manzaraya sahip oluşu, krater içindeki göl topluluğunun şahane görünüşü burayı, teleferikle çıkılan dünya çapında bir turistik merkez yapabilir. MEKE KRATER GÖLÜ Konya’nın Karapınar ilçesinde, sönmüş bir volkan kraterinin suyla dolmasıyla oluşan ve ortasında adacıklar bulunan göldür. “Dünyanın Nazar Boncuğu” olarak adlandırılan Meke Krater Gölü ve zirvesinde bulunan “kaldera” çukur ve gölcüğü, gezegenimizin sayılı jeolojik oluşumlarından biri olup, herkesin ilgisini çekmektedir. Göl ve birincil krater çukurunun uzunluğu 800 m, genişliği 500 m, derinliği ise 12 m’dir. Yaklaşık 2 milyon yıl önce (Pleistosen çağda) volkanik patlama sonucu oluşan bu krater (piroklastik koni-kül ve gaz içeren yoğun kütle), zamanla suyla dolarak göle dönüşmüş ve daha sonra, günümüzden 9 bin yıl önce ikinci bir volkanik patlama ile gölün ortasındaki ikinci volkan konisi oluşmuş, zamanla o da suyla dolarak ikinci bir göle dönüşmüştür. Volkan konisindeki göl 25 m derinliktedir ve suyu tuzludur. Adayı oluşturan volkanik kütlenin yapısı, en şiddetli yağmurları bile hemen emecek yeteneğe sahiptir. Meke’nin biçiminin binlerce yıldır bozulmamasının nedeni budur. Ama son yıllarda Konya havzasındaki yeraltı sularının bilinçsiz tüketimi yüzünden yaz aylarında kurumaya yüz tutmaktadır. KÖYCEĞİZ GÖLÜ Muğla ilimizin aynı isimdeki ilçesine sahili olan, denizden sadece 10m. yükseklikte, derinliği 20-60 m. arasında değişen alüviyal set gölüdür. Yüzölçümü 52km. karedir. Gölde 4 adet ada mevcuttur. Sazlıklarla kaplı Dalyan adlı doğal bir kanalla Akdeniz’e bağlanır. Denize bir kanalla birleşen bu tür göllere Ayaklı Göl adı verilir. Dünyada bu formasyona sahip doğa harikası göllerin sayısı Köyceğiz Gölüyle birlikte sadece 7 tanedir. Dalyan kanalı ise, dünyada az rastlanan güzelliktedir. Gölün güneyinde Nil Kaplumba-ğası (Trionyx triungularis) yaşar. Bu çok özel alttür, ülkemizdeki korunmaya muhtaç canlıların başında gelmektedir. Ayrıca; gölde sazan, akbalık, kefal, tatlı su levreği ve yılan balığı bulunur. Sevgili okurlar, gördüğünüz gibi ülkemiz nice eşsiz doğal güzelliklere sahip. Biraz dikkat ve göstereceğimiz sevgi ve şefkatle onları pekala koruyabiliriz. Gelin hep birlikte, kardeşçe sevgiyle Türkiye’mizi yarınlara taşıyalım. Gelecek hafta birlikte olmak ümidiyle, sizlere esenlikler diliyorum. KÖYCEĞİZ GÖLÜ MEKE KRATER GÖLÜ CİLO BUZUL GÖLLERİ Hakkari’deki buzul göllerimiz, belki de dünyanın en eşsiz tabiat eserleridir. Muhteşem manzarasıyla insanı kendine hayran bırakan bu nadide göllerimizde çeşitli alabalık türleri yaşar. NEMRUT KRATER GÖLLERİ TORTUM GÖLÜ 1700’lü yılların ortalarında Erzurum’un Uzundere ilçesi Balıklı köyünün batısında bulunan dağın heyelan sonucu Tortum çayını kapatmasıyla oluşmuş bir heyelan set gölüdür. Dünyada 13’üncü sırada bulunan Tortum Şelalesi heyelan kütlesini aşarak 48 metre yükseklikten aşağıya düşen, görünüşü azametli bir şelaledir. Rakımı 1600 m., yüzölçümü 8 km. kare olan güneyden kuzeye ince uzun bir göldür. Göl kenarlarının bir kısmı dik yamaçlar halindedir. Derinliği yer yer 65 metreyi bulan gölün etrafını çevreleyen dağlarla birlikte muhteşem bir manzarası vardır. Alabalık ve sazan başlıca balık türleridir. Gölün giriş ve çıkış ayaklarını Tortum Suyu oluşturur. BALIK GÖLÜ Ağrı Dağı ile Durak Dağı arasında 2.241m. ile Türkiye’nin en yüksek rakımlı lav seti gölüdür. Derinliği yer yer 100 metreyi aşar. Göl suyu tatlı olup, berrak ve temizdir. Kışın yüzeyi 5 ay boyunca donmaktadır. Alabalık ve sazan başlıca balıklardır. Gölde kış aylarında buzlar delinerek balık avcılığı yapılmaktadır. Göl kenarları yaz aylarında yemyeşil, manzara güzel ve heybetlidir. Dağlardan gelen kar sularıyla beslenen göl, fazla sularını Zenkimar Çayına döker. OBRUK GÖLLERİ Konya havzasında 20’yi aşkın obruk bulunuyor. Bunların en meşhuru 300 m. çapı ve 145 m. derinliği ile Kızören Obruğudur. Yörede bulunan Gölhöyük, Meyil ve Çıralı obrukları da diğer ilginç olanlardan bazılarıdır. Karstik yapıdaki obruk göllerinin tamamı adeta bir bostan kuyusu görünümünde olup, kenarları meyilli bir dikliktedir. Kızören obruğunun suları zeminden 25 metre aşağıdan başlar. ÇIRALI Obruğunun huni şeklindeki boşluğu 80 metredir. Konya, Aksaray, Ulukışla ve Karaman dörtgeni içinde kalan bu göller çevredeki kalkerli kayaların çökerek bir kuyu gibi oyulmasından meydana gelmiştir. Bütün obruk göllerinin suları tatlı olup, yer altı suları ile beslenirler. SİZDEN GELENLER İSKİ derdimize çare bulsun!.. >> Hüseyin Özcan (Boğaziçi Çevre Koruma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi) / YALOVA Armutlu’da İSKİ temizleme filtresi gece saat 23.00 civarında açıldığı için mahalle sakinleri olarak yıllardır balkonumuz ve bahçemizde oturamaz olduk. Defalarca filtre takılması için tepkimizi dile getirdik, yasal yollara başvurduk ama herhangi bir sonuç alamadık. Son umudumuz sizsiniz... CEVAP: Sayın Özcan, yıllardır çok başarılı çalışmalara imza atan İSKİ gibi bir kurumun bu probleminize el atacağından eminiz. Bizden uyarması, artık söz değerli yetkililerimizin. Büyükada’daki kedi ve köpekler > Zuhal Tatari Tanık / İZMİR 10 yıldır İzmir de hayvanların daha iyi şartlarda yaşamaları için bir grup arkadaş canla başla çalışmaktayız. Geçenlerde Büyükada’ya gezmeye geldim ve çok büyük bir hayal kırıklığına uğradım. İstanbul’da kızımın oturduğu Ortaköy’ün aksine kediler ve köpekler sanki görmezden gelinmiş. Hava çok sıcak ve bir damla su veya yiyecek bulmaları mümkün değildi. Sizden dileğimiz, adadan tanıdığınız hayvanseverleri seferber ederek bu dertlere bir çare bulmanız. CEVAP: Sayın Tanık, herhalde Büyükada ile ilgili yeterince bilgi sahibi olmamışsınız. Burada da çok hayvan dostu var. Ancak şu da bir gerçek ki, hafta sonları adalara nerdeyse 80.000 ziyaretçi gelmekte. Kısırlaştırma çalışmaları da muntazaman yapılıyor. İlginize teşekkür eder, tüm ülkede sizin gibi hassas ruhlu insanların artmasını dilerim. Meyve çekirdeğini meraya ekelim mi? > Arda Üye / TEKİRDAĞ Çorlu’da ikamet ediyorum. Babam çiftçi olduğu için ben de ona yardım ediyorum. Türkiye Gazetesi’nde bir yazarın, “Pikniğe gittiğinizde yanınızda evde yediğiniz meyvelerin çekirdeklerini götürüp meraya ya da boş arazilere ekin. Hem orayı ağaçlandırmış, hem de insanların istifadesi için ağaç dikmiş oluruz” diye yazmıştı. Bunu yapmak istiyorum, nasıl hareket etmem lazım? CEVAP: Değerli kardeşim, çevreyi yeşillendirme düşüncenizden dolayı sizi kutluyorum. Ancak tohumdan fidan yetiştirme hem uzun zaman alır, hem de fidanların aşılanması gerekir. Bu konuda Tekirdağ Ziraat Müdürlüğünden bilgi alırsanız daha isabetli olur. Meşe, gürgen, kayın, eğer meyve istiyorsanız ceviz fidanları bana göre tercih edilmelidir. Çorlu için dikim zamanı çok sıcak veya soğuklar başlamadan yağmur mevsimlerinin başlangıcıdır. Ekin tohum ya da fidan olsun koruma ve sulamayı da ihmal etmeyin! BA­NA YA­ZIN! Çevre ve tabiatla ilgili her tür­lü so­ru­nu­zu ba­na iletebilirsiniz. “Gü­zel bir dün­ya” için bu say­fa­ya siz de kat­kı­da bu­lu­nun. Hay­di e-ma­il ve mek­tup­la­rı­nı­zı bek­li­yo­rum... Ya­zış­ma Ad­re­si: 29 Ekim Cad­de­si No: 23 34197 Ye­ni­bos­na/İS­TAN­BUL e-ma­il: ediz.hun@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT