BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Dış politikada olması gereken

Dış politikada olması gereken

Hemen her bakımdan doğu ile batı arasında köprü olması gereken Türkiye’mizin dış politikası, nihayet, çok yönlü olarak ve üstelik başarılı bir şekilde yansımaktadır. Dış politikamız, artık; ne tamamen batıya, ne tamamen İslam ülkelerine ne tamamen, Orta Doğuya, ne tamamen AB’ye ve ne de tamamen ABD’ye endekslidir.



Hemen her bakımdan doğu ile batı arasında köprü olması gereken Türkiye’mizin dış politikası, nihayet, çok yönlü olarak ve üstelik başarılı bir şekilde yansımaktadır. Dış politikamız, artık; ne tamamen batıya, ne tamamen İslam ülkelerine ne tamamen, Orta Doğuya, ne tamamen AB’ye ve ne de tamamen ABD’ye endekslidir. Dünya üzerinde 17. büyüklükteki ekonomiye sahip Türkiye’nin yönünü tek bir tarafa dönmesi ve kendisini buraya hapsetmesi düşünülemez. Merhum Özal’ın başlatmış olduğu çok yönlü ve çok boyutlu Türk dış politikası, AK Parti iktidarı ile ve özellikle Erdoğan-Davutoğlu ikilisinin başarılı performanslarıyla övünülecek noktaya ulaşmıştır. Eskiden; dış politikaları belirlenen Türkiye, artık, dış politikada; bölgesel ve hatta küresel boyutta belirleyen konuma ulaşmıştır. Hatırlayınız; daha dünlere kadar, bizim hariciyemiz İslam ülkeleri ile ve özellikle Arap ülkeleri ile münasebet kurmaktan kaçınırlardı. Bu durumu fırsat bilen açıkgöz politikacılar da; İslam Ortak Pazarı ve hatta İslam Dinarı diye, söylem geliştirerek oy avcılığı yaparlardı! Aynı şekilde, komşu ülkelerle olan; daha açık ve yalın ifadesi ile olmayan münasebetlerimizi düşünün! Hemen hepsiyle kanlı-bıçaklı idik. Hiçbir sınır komşumuzla sınır ticaretimiz yoktu. En uzun sınır komşumuz olan Suriye ile aramızı; boydan boya mayın döşeyerek açtık! Tekrar hayırla yad edelim ki, merhum Turgut Özal, evvel emirde bütün bu anlamsız zincirleri kırarak; Türkiye’mizin ufkunu açtı. Böylece; Türk insanı olarak ilk defa dünyalı olduğumuzu fark ettik! Bugün yapılabilenler, hep Özal’ın gerçekleştirdiği zihniyet değişimi sayesindedir. Bugün, ABD’ye rağmen, İran’a yaklaşıp ortak projelere imza atabiliyorsak, eriştiğimiz güç sayesindedir. Nasıl bir güç derseniz; dostluğuna güvenip, arabuluculuğuna başvurulan bir Türkiye!
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT