BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Olacak şeyler bu gece bildirilir!

Olacak şeyler bu gece bildirilir!

Berât gecesinde o sene olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yâni her şey Levh-i mahfûzda yazılır...



Dün Berat kandilinden bahsederken; Allahü teâlânın, ezelde, hiçbir şey yaratmadan önce, her şeyi takdîr ettiğini, dilediğini, bunlardan, bir yıl içinde olacak her şeyi, Berat Gecesi’nde meleklere bildirdiğini ve Kur’ân-ı kerîmin de, Levh-i mahfûza bu gece indini bildirmiştik. Bugün de, “Levh-i mahfûz” ve kısaca “Kaza ve kader” üzerinde durmak istiyorum. Allâme Ahmed bin Süleymân bin Kemâl Paşa’nın, “Levh-il-mahfûz ve Ümm-ül-kitap” ve Ebüssü’ûd efendinin “Kaza Kader“ risâlesinde bu konu kısa şöyle bildirilmektedir: Ra’d sûresindeki, “Allahü teâlâ, dilediğini siler. Dilediğini değiştirmez. Ümm-ül-kitap, Ondadır“ meâlindeki âyet-i kerimede, Levh-i mahfûz bildirilmektedir. Ümmi kitab, ezeli olan kelam-ı ilâhinin ismidir. Ümm-ül-kitap’ı melekler anlayamaz. Zamanlı değildir. Yâni burada zaman yazılı değildir. Allahü teâlâdan başka, kimse bilmez. Hiç yok olmaz. Levh-i mahfûzda ise, değişiklik olur. Bunu melekler görür. İnsanın, işine göre, ömrü ve rızkı değişir. İyiler kötü, kötüler iyi olarak değiştirilebilir. KALBİMİ DİNDE SABİT KIL Bunun için, Resûlullah her zaman, “Allahümme, yâ mukallibelkulûb, sebbit kalbî, alâ dînik” (Ey büyük Allahım! Kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin. Kalbimi, dîninde sâbit kıl, yâni dîninden döndürme, ayırma!) duâsını okurdu. Eshâb-ı kirâm bunu işitince: “Yâ Resûlallah! Sen de, dönmekten korkuyor musun?” dediklerinde: “Mekr-i ilâhîden, beni kim te’mîn eder?” buyurdu. Çünkü, hadis-i kudsîde: “İnsanların kalbi Rahmânın kudretindedir. Kalbleri, dilediği gibi çevirir“ buyurulmuştur. Levh-i mahfûza ilk olarak, “Benden başka Allah yoktur. Muhammed “aleyhisselam” benim resûlümdür ve habîbimdir ve her şey benim mahlûkumdur. Her şeyin Rabbiyim, Hâlıkıyım” yazıldı. Sonra, Peygamberleri ve kıyâmete kadar gelecek insanların iyileri, sa’îd olarak, kötüleri de, şakî olarak yazıldı. Kader değişmez. Kaza, kadere uygun olarak meydana gelir. Kaza, her gün çok değişip, sonunda kadere uygun olunca yaratılır. Kaza-i mu’allak şeklinde yaratılacağı yazılmış olan bir şey, kulun iyi ameli ile değişip yaratılmaz. Evliyâ, kaderi anbara, kazayı ölçeğe benzetmiştir. Kader, anbara doldurulmuş buğday gibidir. Kaza ise, onu ölçerek vermek gibidir. Kader, maaş bordrosu gibidir. Kaza ise, bu maaşın dağıtılmasıdır. Her sene, Şabân ayının onbeşinci Berât gecesinde o senede olacak şeyler, ameller, ömürler, ölüm sebepleri, yükselmeler, alçalmalar, yâni her şey Levh-i mahfûzda yazılır. Dâvud aleyhisselâmın yanına iki kişi gelip, birbirinden şikâyet etti. Dinleyip karar verip giderken, Azrâîl aleyhisselâmın gelip, “Bu iki kişiden, birincisinin eceline bir hafta kaldı. İkincisinin ömrü de, bir hafta önce bitmişti, fakat ölmedi” dedi. Dâvud aleyhisselâmın şaşıp, sebebini sorunca, “İkincisinin bir akrabâsı vardı. Buna dargın idi. Bu gidip, onun gönlünü aldı. Bundan dolayı, Allahü teâlâ, buna yirmi yıl ömür takdîr buyurdu” dedi. ECEL GELMEMİŞSE... Doktor ve ilaç bulmak da, takdîre bağlıdır. Allahü teâlâ, takdîrine göre sebepleri yaratmaktadır. Çok eskiden bilindiği gibi, bir yeri kesilen insanın eceli gelmedi ise, damarı bağlanır, ilaç verilir, ölmez. Eceli gelmiş ise, damarı bağlayacak biri bulunamaz. Kanı akar, mikrop kapar, ölür. Yürek adalesi bozuk olan ağır hastaya, ölmek üzere olan bir başkasının sağlam yüreği takılıp takılmaması da, ecelin gelip gelmemesine bağlıdır. Kalbin değiştirilmesi de hastayı muhakkak iyi yapmıyor, çoklarının ölmesine sebep olmaktadır. Allahü teâlâ meâlen, “Ecel, bir ân gecikmez ve vaktinden önce gelmez” buyurdu. Fakat, ecel hazır olduğu vakit gecikmez. Ancak, ecel hâsıl olmadan önce, sadaka ile, duâ ile, amel-i sâlih ile, ömür uzar. Zîrâ Fâtır sûresinde meâlen, “Herkesin ömrü ve ömürlerin kısalması hep yazılıdır” buyurulmaktadır. Öldürülen kimsenin ömrü ortadan kesilmiş değildir. Ehl-i sünnete göre, öldürülen kimsenin, o ânda eceli gelmiştir. Ömrü ortadan kesilmemiştir. Herkesin eceli bir tanedir.
Kapat
KAPAT