BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Iğdır dimdik ayakta

Iğdır dimdik ayakta

Iğdır ve köyleri Ermeni zulmüne en yoğun maruz kalmış yörelerden. 80 binden fazla insan katledilmiş ama buna rağmen şehir tüm güzelliği ve ihtişamıyla silkinip ayağa kalkmış...



Memleketten HABER VAR Behçet FAKİHOĞLU Kayısı bahçelerinin manzarası Ağrı Dağı... Iğdır ve köyleri Ermeni zulmüne en yoğun maruz kalmış yörelerden. 80 binden fazla insan katledilmiş ama buna rağmen şehir tüm güzelliği ve ihtişamıyla silkinip ayağa kalkmış... Şehrin doğu girişinde yani Azerbaycan, İran ve Ermenistan’dan gelen yolların kavşağında Türkiye’nin en yüksek anıtı karşımıza çıkıyor (43.4 metre). Anıt’ın fonunda da Ağrı Dağı’nın azametli görünüşü... Iğdır ve köyleri 1915-1920 yıllarında Ermeni zulmüne en yoğun maruz kalmış yörelerden. Halkın büyük kısmı (80 binden fazla) katledilmiş; sağ kalanlar da yurtlarını terk etmek zorunda kalmış... Bu sebeple, böyle bir Anıt Müze’nin Iğdır’da yapılmasına karar verilmiş. Anıtın temelini, 7.2 metre yüksekliğinde Tepe-Kurgan oluşturmaktadır. Suni tepenin ortasında yerleşen daire planlı salon içerisinde Ermenilerin katlettiği şehitlerin sembolik mezarı bulunmakta. Ortasında şehitlerin simgesel mezar taşı olan bu salon, tepe içerisine yerleşen Anıt Müzesi’nin de merkezi kısmını oluşturmaktadır. Ermeni vahşetine, açılan toplu mezarlara ait resim ve belgelerin sergilendiği salonu geziyor, bu milletin ne çileler çektiğini bir daha düşünüyor ve tarihimizi çok iyi bilmemiz gerektiğini bir daha anlıyoruz... ERMENİLERİN GİREMEDİĞİ TEK KÖY Iğdır’da bir meslektaşımızın bürosunda Ramazan Aşkan’la tanışıyoruz. Karakoyunlu ilçesinden, “Ermenilerin giremediği, katliam yapamadığı tek köy bizimki diyor. Köyün kenarındaki bütün evlerin damında “seiger” dedikleri mevziler varmış. Buralarda devamlı nöbet tutulup, eşkiya ve Ermeniler köye sokulmamış. Hatta köyün yakınında mevzilenmiş bir alay, Ağrı Dağı’ndan gelen eşkiyanın baskınına uğramış; köyde eli silah tutan herkes gidip eşkiyayı arkadan çevirerek, alayı kurtarmış. Ankara’dan o zamanlar bu yiğit köye sancak gönderilmiş, Iğdır’ın ilk okul binası da bu köyde yapılmış... Şimdi ilçe olmuş bu yiğit köyü, Karakoyunlu’yu görmeye gidiyoruz. Belediye Başkanı Ziyatali Deliktaş’ı makamında ziyaret ediyoruz. Başkan genç ve dinamik. 1992 yılında ilçe olmuş Karakoyunlu’yu kalkındırmak için çok çalışıyor. Altyapı çalışmaları tamamlanmış, elektrik ve telefon hatları yeraltına alınmış. Ermenistan sınırına 5 kilometre mesafede bulunan bu şirin ilçe de tarım ve hayvancılıkla geçiniyor, çok göç vermiş. Başkan Ziyatali Deliktaş bizi tarihi okul binasına ve Karakoyunlu mezarlığına götürüyor. 700 yıllık olduğu söylenen mezarlık çok bakımlı, adeta gül bahçesi yapılmış. Bazı mezarlar’da mezar taşı yerinde koç heykeli bulunuyor. Belli ki koç gibi evlatlar buralarda defnedilmiş. Mezarlığın bir köşesinde de şehitlik bulunmakta, Karakoyunlu şehitlerinin hatırası taze tutulmakta. Başkan gezdiriyor, sonra da bahçede hazırladığı ziyafet sofrasına alıyor. Anadolu insanı sofrasına buyur etmeden bırakmıyor... KAHVE SOHBETİ BİR BAŞKA Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı, bazı il yöneticileri ve biz basın mensupları... Vali Beyin hoş sohbeti yemeğe bir başka lezzet katıyor. Yemekten sonraki kahve sohbetine, Mahalli Sanatçı Şerif Baba (Muharrem Kılıçtek) de katılıyor. ZENGİN MUTFAK, ÜNLÜ BOZBAŞ Üç ülkenin kültürü ile yoğrulan Iğdır’ın zengin bir mutfağı bulunmakta. Yöresel yemekler arasından Bozbaş, Ekşili Pilav, Katıkaşı ve Taş Köfte öne çıkmakta. Bozbaş yemeğini öğrenmek için Zaman Karaduman ustayı dinliyorum. Kuzu eti doğranır, yıkanır; ayrı ayrı kaplara konur. Bir gün önceden ıslatılmış nohut ve kuyruk ilave edilir. Bunlar kaynatılır, köpüğü alınır, fırına sürülür. Sonra tekrar ocağın üstünde, kısık bir ateşte pişmeye bırakılır, domates ile sarı kök katılır. İsteğe göre domates ve biber de ilave edilir... ALİCAN SINIR KAPISI Başkan Ziyatali Deliktaş, Ermenistan’la aramızdaki Alican Sınır Kapısına götürmek üzere, makam arabasının direksiyonuna geçiyor. 5 kilometrelik yol boyunca eskilerden söz ediliyor, Ermenilerin nerede durdurulduğu anlatılıyor. Ermenistan’la aramızdaki sınırda Aras Nehri akıyor. Sınır kapısı da Aras üzerindeki köprü. Köprüde, sınır çizgisinin bulunduğu yere kadar yürüyoruz, Ermenistan tarafını, Erivan’ı ve dünyanın en tehlikeli termik santralini gösteriyor, anlatıyorlar. Aslında karşı taraf, Erivan da bir Türk yurdu imiş. Taşburun’da yaşlıların yüzde 80’i Erivan doğumlu imiş. Ölümden kurtulanlar bu tarafa sığınmış... Sınırımızdaki “Türkiye” yazısının önünde Karakoyun Belediye Başkanı Ziyatali Deliktaş ve Borsa Başkanı İsmail Aras ile birlikte fotoğraf çektiriyoruz... Türkiye’nin en doğu noktasında Aralık ilçesi bulunuyor. Aralık, Türkiye’nin 3 ülke ile sınırlarının bulunduğu tek kavşak noktası. İlçenin doğusunda Azerbaycan’a bağlı Nahcıvan Özerk Cumhuriyeti ve İran, Kuzeyinde Ermenistan bulunmakta. Ülkemizin en doğu uç noktasında bulunan bu ilçe, Türk Dünyasına da açılan kapımızdır. Tuzluca ve tuz mağaraları Kars yolu üzerinde, Iğdır merkeze 39 kilometre uzaklıkta yeşillikler içinde bulunan Tuzla ilçesine varıyoruz. Doğu Karadeniz yaylalarını andıran bu ilçemizde; doğal güzellikler, tabii su kaynakları, zengin çiçek çeşitleri ve yabani hayvan türleri bulunmakta. Tuzluca’da bulunan tuz mağaraları, Türkiye’nin 100 yıllık tuz ihtiyacını karşılayacak kapasitededir. Tuz ocağı, yerin yaklaşık olarak 270 metre aşağısında büyük bir mağara şeklindedir. İçerideki hava 12 derece sıcaklıkta. Tünellerdeki havanın bronşit ve astım hastalıklarına iyi geldiği söylenmekte. Tuz mağaralarının içinden kaynak su da geçmektedir. Kayalıklardaki tuz galerileri, görsel açıdan ilginç manzaralar oluşturmakta. Doğubayazıt’tan Iğdır’a doğru giderken, sağımızda kalan Ağrı Dağı’nın muhteşem güzelliğini yol boyunca seyrediyoruz. Yol genişletme çalışmaları devam ediyor, duble yolun bitmesine az kalmış. Ağrı Dağı’nı geçince rakım gittikçe düşüyor, verimli Iğdır Ovası ve Ova’da kurulmuş Iğdır şehir merkezi görülüyor... Iğdır, bakımlı ve düzenli; yakın bir zamanda il olmasına rağmen, çok mesafe almış. Yolları geniş ve bakımlı... Kısa bir şehir turu atıyorum, Ağrı Dağı’nın ihtişamı buraya da yetmiş, güzellikler katmış. Melekli Beldesi Belediye Başkanı Emine Çankaya, bahçede bir yemek düzenlemiş. Bunun için yakındaki şirin Melekli’ye gidiyoruz. Yemek bir bahçede, dallardan nefis Iğdır kayısılarını koparıyor, tadına bakıyoruz... Hatırlanacağı gibi, Melekli eski Belediye Başkanı Servet Çankaya partisi tarafından aday gösterilmeyince, yerine Eşi Emine Çankaya bir başka partiden aday olmuş ve kazanmıştı. Eşi eski başkan Servet Çankaya’yı da Yazı İşleri Müdürü olarak işe aldığı için basının ilgisini çekmişti... Başkan Emine Çankaya’nın düzenlediği masa tamamen Iğdır’ın yöresel yemekleriyle donatılmış. Bozbaş, Ekşili Pilav, Katıkaşı, Taş Köfte... Hepsi birbirinden lezzetli. Ortada da o nefis güzelliği ile Iğdır Kayısıları... Iğdır Valisi Saim Saffet Karahisarlı, bazı il yöneticileri ve biz basın mensupları. Vali Beyin hoş sohbeti yemeğe bir başka lezzet katıyor. Yemekten sonraki kahve sohbetine, Mahalli Sanatçı Şerif Baba (Muharrem Kılıçtek) de katılıyor. Iğdır’ın o tatlı şivesiyle şiirler okuyor, espriler yapıyor. Vali Bey önemli bir ayrıntıyı açıklıyor; şiirlerde ve türkülerde, Nahcıvan’la bağlantımızı kuran köprüye biz “Hasret Köprüsü”, Azerbaycan ve Nahcıvan’daki kardeşlerimiz de “Ümit Köprüsü” diyormuş, bunun sebebini açıklıyor... Halkla iç içe olan, iyi diyaloglar kurmuş bulunan Vali Karahisarlı’nın, yöre kültürü ve tarihi hakkındaki derin bilgisine bir daha hayranlık duyuyoruz... BAŞKANLIK GELENEK Melekli eski Belediye Başkanı Servet Çankaya partisi tarafından aday gösterilmeyince, yerine Eşi Emine Çankaya bir başka partiden aday olmuş ve kazanmış. Eşi, eski başkan Servet Çankaya’yı da Yazı İşleri Müdürü olarak işe aldığı için basının ilgisini çekmiş...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT