BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ISUZU NOVO boyu büyüdü masrafı azaldı

ISUZU NOVO boyu büyüdü masrafı azaldı

Anadolu Isuzu, 7 metre segmentini silbaştan tasarladı. Büyüyen ve ferahlayan Novo daha geniş kapı, daha yüksek tavan, daha uzun diz mesafesi ve daha geniş bagaj hacmi sunuyor.



OTO DÜNYASI İNAN AR­VAS Anadolu Isuzu, 7 metre segmentini silbaştan tasarladı. Büyüyen ve ferahlayan Novo daha geniş kapı, daha yüksek tavan, daha uzun diz mesafesi ve daha geniş bagaj hacmi sunuyor. Turbo ve inter cooler motorlar daha az bakım istiyor ve daha az yakıyor. Yeni nesil Isuzu Euro 4 Motorlarda DPD ve EGR Sistemleri ile çevreyi daha az kirletiyor. ABS, ASR, sürücü dashboard klima, uzaktan kumandalı ön kapılar, zaman ayarlı ve kumandalı rezistanslı boynuz tipi ayna, standart... Kimler geldi kimler geçti Görüp yaşadığımız tek kriz bu değil. Sektör daha evvel de darboğazlara girdi, kimi takıldı kaldı, kimi büyümeyi başardı... Ufak bir araştırma yaptım sadece “A” ve “B” harflerinde adı unutulmuş 40 küsur marka çıktı karşıma... Abadal, Abbott Detroit, ABC, Adler, Albion, Allard, Alldays & Onions, Alvis, AMC, American Bantam, Amilcar, Amphicar, Anadol, Argyll, Armstrong Siddeley, Arrol-Johnston, Amerikan rüyası Auburn, Austin Healey, Austin Morris, Autobianchi, AV Monocar, Avanti, AWZ, Ballot, Bandini, Bayliss-Thomas, Belsize, Bentall, Berkeley, Berliet, Bignan, Biscuter, Blixt, Borgward, Bricklin, British Leyland, British Salmson, Bufori, Bungartz ve Byd... Evet bunların çoğu yurdumuzda tanınmayan firmalar ama Datsun, Delahaye, Desoto, (haydi Devrim’i de sayalım bu arada) Daewoo, Heinkel, Hillman, Moskvitch, NSU, Oldsmobile, Oltcit, Packard, Rambler, Simca, Studebaker, Talbot, Tatra, Trabant, Triumph (şimdilerde motosiklete yoğunlaştı) Valiant, Wartburg, Willys, Yugo ve Zastava az çok iz bırakmışlardı... Bunlardan kimi tamamen kepenk kapattı, kimi birleşti isim değiştirdi, ayakta kaldı... GELELİM AĞIR VASITALARA Çocukluk yıllarımızda yollarda Chevrolet ve Ford kamyonlar vardı ama bir de yaramaz Fordlar vardı... İngiliz malı “Badford”lar! Trader, Commer ve Morris’de İngiliz’di, iyi de satarlardı... Amerikalı Mack, White ve Blue Bird gitgide kabuğuna çekildi bu pazarda esamisi kalmadı. Ama Dodge, Desoto, Fargo tutunmayı başardı. Bir başka Amerikalı International Harvester’lar (Enter derdik onlara) Türkiye’de üretiliyorlardı. Şoförler anlatır: Muavin aynaya bakmış “usta bir kamyon geliyor, dolu dizgin, tozu dumana katıyor!” - Enterdir oğlum enterdir. Sollamış gitmiş... Biraz ilerliyorlar. Bakıyorlar bir kamyon, kapak açmış... “Usta biri arıza mı yapmış?” - Enterdir oğlum enterdir! Mercedes yine Mercedes’ti, MAN yine MAN’dı ama 60’lı yıllarda taşımada Henschel, Krupp, Deutz, Steyr gibi Alman markalarının da ağırlığı vardı. Minibüste Reno, Thames ve Feka, kamyonette Opel çok iş yapardı. İskandinavyalı Volvo, Vabis yine vardı, Fransız Berliet ve Çek Liaz da aşağı kalmazdı. Rus malı GAZ’lar ile askeriyeden çıkma Reo’lar da derlenip toparlanır, Karadeniz’in dağlık bölgelerinde kullanılırlardı. VIIZT MAGİRUS GEÇTİ Otobüste Magirus efsaneydi, Bussing belediye ihalelerini toplardı. İETT’ye hayli otobüs veren British Leyland zihnimizdeki otobüs anlayışını değiştirmişti, nasıl olurdu da batardı? Dikkat edince görüyorsunuz ki tarih olan firmaların büyük bir çoğunluğu Amerikan ve İngiliz. Ardından Demir perde markaları geliyor. Ortadan kaybolan Almanlar ise ihtisaslaştılar. Kimi traktöre, askeri araçlara yöneldi, kimi deniz motorlarına... Yukarıda adı geçen tek Japon markası Datsun ise Nissan adıyla devam ediyor yoluna. Evet bu arada bizim de hatıralarda kalan bir markamız var. Sahi Anadol olmasa ne yazardık acaba? Motosiklette hedef Yunanistan Motosiklet Endüstrisi Derneği Başkanı Ergene: Yunanistan bize benzeyen bir ülke. Hedefimiz en az Yunanistan kadar satmak. MOTED (Motosiklet Endüstrisi Derneği), Temmuz ayında başlattığı “Asıl Motosiklet Kullanmamak Çılgınlık” kampanyasıyla Türkiye’de motosiklet kullanımını artırmayı hedefliyor. Buell, Aprilia, BMW, Vespa, Derbi, Gilera, Harley Davidson, Honda, Kawasaki, Keeway, Kymco, Moto Guzzi, Piaggio, Peugoet, Polaris, Suzuki, Triumph, TVS, Yamaha gibi ünlü markaların yer aldığı organizasyon, diğer firmalar tarafından da dikkatle izleniyor. Basın toplantısında konuşan MOTED Başkanı (Yamaha Satış ve Pazarlama Müdürü) Mehmet Ergene, “Motosiklet şehirlerde trafik kaosundan kurtulmak için ilk akla gelen çözüm. Hem ekonomik hem de çevreci. Tayvan’da bin kişiye 530 motosiklet düşerken Türkiye sadece 28’de kalmış. Bu rakamı en azından Yunanistan’daki gibi 80’e çıkarmalıyız. Nüfusumuz genç olmasına rağmen yüzde 64’ü motosiklete menfi bakıyor. Bu kesimin korkularını anlamadıkça ve çözmedikçe hayalimizdeki rakamlara ulaşamayız” dedi. Yeni 207 şimdi daha yakışıklı Pazara sunulduğu günden itibaren 1 milyon 460 bin adet üretilen Peugeot 207, şimdi daha estetik ve daha donanımlı. Peugeot mühendisleri Yeni Peugeot 207’nin dinamizmi ve güvenliği hususunda hayli ter dökmüşler. Araç yeni ön tasarımı ve LED’li arka stop lambalarıyla dikkat çekiyor. Yeni Peugeot 207, 27 bin 350 TL’den başlayan anahtar teslim fiyatlar ile... Metropol çocuğu Urban Crusier 11 yeni model ile ürün gamını yenileyen Toyota, çevreci SUV modeli Urban Cruiser ile de yeni bir çıkışa hazırlanıyor. Ay ortasında vitrine çıkacak olan Yeni Toyota Urban Cruiser 4x4 AWD veya 2WD olmak üzere iki ayrı çekiş sistemi ile sunuluyor. 1.33 Dual VVT-i 100 km’de ortalama 5.5 lt yakarken, 1.4 D-4D dizel motor ise 4.9 lt’de kalıyor. Keşke mi, vay be mi? İstanbul Ticaret Odası (İTO) gazeteci Kadir Can’ın 40 yıldır çektiği fotoğrafları ‘Yaşayıp Unuttuğumuz İstanbul’ adlı eserde buluşturdu. 1970’li yılların başlarından itibaren İstanbul’u film karesi gibi anlatan kitap, şehrin modern yüzünün daha iyi anlaşılmasını sağlıyor. Kitapta unuttuğumuz manzaralar hatırlatılıyor. Harem’e geçmek için Sirkeci arabalı vapur iskelesinden başlayan ve Ahırkapı’ya kadar uzanan araç kuyrukları... Şehirlerarası otobüsler... Elektrik kesildiği için yol ortasında kalan troleybüsler... Su kuyruklarında çıkan kavgalar... Kitabın önsözünde bir satır dikkat çekici: Bakalım İstanbul’un sessiz tanıklarını gördükten sonra “Keşke böyle kalsaydı” mı diyeceksiniz yoksa “Vay be nereden nereye gelmişiz” mi?
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT