BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Terör tazminatları neden geciktiriliyor?

Terör tazminatları neden geciktiriliyor?

Sayın Başbakan’ın dikkatine; Bizler, Hakkari’de yaşayan bir grup vatandaşız. Bugüne kadar terör ortamından çok çektik. Maddi ve manevi yönden büyük kayıplarımız oldu, çok acılar yaşadık.



Sayın Başbakan’ın dikkatine; Bizler, Hakkari’de yaşayan bir grup vatandaşız. Bugüne kadar terör ortamından çok çektik. Maddi ve manevi yönden büyük kayıplarımız oldu, çok acılar yaşadık. Bu problemi çözmek için cesur adımlar attığınızı görüyor, bunda muvaffak olmanızı bütün kalbimizle diliyoruz. Terör mağduru vatandaşlara ödenmesi kararlaştırılmış tazminatlara değinmek ve bunda bürokrasinin çok yavaş çalıştığını bildirmek istiyoruz. Hakkari Merkeze bağlı Kenger köyünde bulunan ahırlarımız yakıldı, ceviz ve meyve ağaçlarımız kesildi, köy tahrip edildi. Çoğumuz ekmeğimizden olduk, büyük zararlar gördük. Bu zararların devletçe tazmin edileceğini duyunca, çok sevinmiştik. Hiç olmazsa zararlarımızın bir kısmı karşılanır, mağduriyetimiz giderilir diye ümitlenmiştik. Bu karar çıkalı yıllar oldu. Tespitler, keşifler yapıldı. Miktarlar, prosedürler belirlendi. Bir kısım ödemeler yapıldı, ama bunların iltimaslılar olduğu iması ortaya çıktı. Ama her nedense, bizim ödemeler bir türlü yapılmıyor. Ankara’da, sizin iyi niyetle aldığınız, terör yaralarını bir an önce sarmaya matuf kararlar, bürokrasi çarkları içinde geciktikçe gecikiyor. Maaşlarını gününde ve tam olarak alan ilgililerin tuzu kuru olsa gerek, vatandaş için bu tazminatların ne kadar aciliyet gösterdiğini anlamıyorlar. Çoğumuz acil ihtiyaçlarımızı, borçlarımızı bu tazminatlar sebebiyle erteledik. Ev yapmak, geleceğimizle ilgili planlar yapmak, ahırlarımızı ve köyümüzü yeniden abat etmek için bu parayı bekler olduk. Devletin verdiği söze de güvenmemek olur mu? Lütfen siz devreye girin, ödenmemiş terör tazminatlarının bir an önce ödenmesini sağlayın; garip-gurebanın duasını alın... Bir grup vatandaş HAKKARİ >> Bu sorumsuzluklara dur diyecek bir yetkili yok mu? 28 Temmuz 2009 tarihli, yıllardır abonesi olduğum Türkiye Gazetesi’nde köşenizdeki “Bazı Televizyon Kanalları Aile Yapımızın Temellerine Dinamit Koyuyor” başlıklı yazı, emekli bir öğretmen olarak beni çok mutlu etti. Bazı televizyon kanallarını çocuklarımızla izlemekten utanır olduk. Açık saçık ahlaksız görüntülere müsaade eden görevliler vebal altındadır. Onları kınıyorum ve böyle sorumsuzlukların halkımızın çoğunluğunu üzdüğünü yakinen biliyorum. Bazı gazeteler de, sanki bu tür televizyon kanallarıyla anlaşmış gibi, hiçbir ölçü tanımıyor. Bu sorumsuzluklara dur diyecek yetkili vatan evladı yok mu? Basın yayın ve televizyon kurulu yetkilileri neden tedbir almaz da hep seyrederler... İsmail Avcı (Emekli Öğretmen)-İZMİR >> Hastane randevusu Sağlık Bakanlığı’na; Bursa’da devlete bağlı olarak çalışan bir diş hastanesi var. İnanır mısınız, bir hafta boyunca aradım, ama ne yazık ki muayene randevusu alamadım. Orada çalışan bir doktor arkadaşım vasıtası ile almaya çalıştım, ama aldığım cevap oldukça ilginçti. Arkadaşım diyordu ki, muayene kolay, ama asıl problem ondan sonra başlıyor. Cerrahi herhangi bir operasyon yaptıracaksan, aralık ayına randevu veriliyor, sen iyisi mi özel hastaneye git, dedi. Ben de düşünmeden edemedim, acaba devlet hastaneleri özel hastanelerle ortak mı çalışıyor diye. (Özel hastaneye gideceğim ama özel diş hastanelerinin hiçbirisinin devletle anlaşması yok.) Yetkililer hastanelerde kuyrukları bitirdiklerini söylüyorlar. Bu çelişkiyi de görmeleri gerekmez mi? İsterseniz Bursa’daki diş hastanesini arayıp randevu almaya çalışın ve bizim neler yaşadığımızı bir de sizler görün. Oktay Duman-BURSA >> Bu önemli su, niçin değerlendirilmez? Su Havzaları ve Türkiye’deki su problemleri konusunda Serbest Kürsü’de çıkan yazıyı çok güzel ve faydalı buldum, inşallah yetkili yöneticilerimiz de gerekenleri yapar, zarardan kurtuluruz. Yazınızı okurken benim de aklımın almadığı bir şeyi sizinle paylaşmak istedim. Fethiye Saklıkent’e seneler evvel gittim, müthiş bir belde. Ama orada yerin altından buz gibi ve önemli bir miktarda suyu bulunan dere denize dökülüyordu. O kadar temiz ve buz gibi olan bir yer altı suyunun boşu boşuna denize akması normal mi?. Ben de bunu sizinle paylaşmak istedim. Hilmi Gürel
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT