BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Romatizma en çok kadınları vuruyor

Romatizma en çok kadınları vuruyor

35-50 yaş arası kadınlarda daha çok görülen romatizmayı, stres, fazla kilo, sigara ve kafein de tetikliyor



>> Ömer Söz­tu­tan - omer.soztutan@tg.com.tr Romatizma, düzenli tedavi edilmediği taktirde hayatı adeta esir alıyor. 35-50 yaş arası kadınlarda erkeklere oranla daha çok görülen romatoid artriti stres, fazla kilo, sigara ve kafein de tetikliyor. Uzun süre ilaç kullanılmasını gerektiren hastalık, tedavi edilmediği taktirde, eklemlerde kalıcı sakatlıklar bırakıyor. “Gelecekte sakat mı kalacağım” korkusu yaşayan romatizma hastalarının hastalığıyla nasıl başa çıkacağını öğrenmek için de bazen psikolojik destek almaları gerekiyor. Eklemlerde ilerleyici yıkımlara ve sakatlığa sebep olan hastalığın seyrinde neler olabileceğini ve tedavisini Medical Park Romatoloji Uzmanı Dr.Musa Temel anlattı. Nasıl bir hastalıktır? Romatoid artrit, en sık görülen iltihabi eklem hastalığıdır. Tedavi edilmediği taktirde giderek ilerleyen hastalık, eklemlerin yanında iç organları da etkileyebilir. Uzun sürelidir (kronik), ancak zaman zaman alevlenip arada uzun süreli sessiz dönemler de görülebilir. Hastalık kişiden kişiye büyük farklılıklar gösterebilmektedir. Şikayetler nelerdir? Eklemlerde ağrı, şişlik, ısı artışı, kızarıklık ve hareket güçlüğü gibi şikayetler ile başlar. Hastalığın aktif dönemlerinde halsizlik, hafif ateş gibi genel belirtiler olabilir. Gece ya da sabahları eklemlerde ağrı ve tutukluk olup hareket etmede zorluk vardır, sonra hareket ettikçe yavaş yavaş açılma olur. Ancak ağrılar ve tutukluk hastalığın şiddetine göre gün boyu devam edebilir. Hangi yaşta sık görülür? Toplumda görülme sıklığı yaklaşık yüzde 0.5-1 kadardır. Ancak toplumdan topluma farklılıklar olabilmektedir. Genellikle genç-orta yaşlı erişkinlerin hastalığıdır ancak daha erken ve geç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Kadınlarda erkeklere göre 3 kat daha fazla görülür. Nasıl teşhis ediliyor? Romatoid artrit tanısı için, şikayetlerin ayrıntılı bir şekilde sorgulanması ve eklemleri de içine alan tam bir fizik muayene yapılması gereklidir. Belirli laboratuvar testleri ve röntgen incelemeleri istenebilir. “Romatoid faktör” ve “Anti CCP” adı verilen testlerin pozitifliği tanıyı destekler. Yüksek eritrosit sedimantasyon hızı ve yüksek CRP, hafif kansızlık diğer laboratuvar bulguları arasındadır. Kesin tanı, hastanın hekim tarafından bir bütün olarak değerlendirilmesi ile konur. Tedavi edilmezse nasıl bir tablo çıkar? Hastalığın seyri kişiden kişiye farklılıklar gösterebilir. Zaman zaman artan hafif şikayetler olabileceği gibi sürekli ve ağır seyredip tedavi edilmediği taktirde eklemlerde harabiyet yaparak kalıcı sakatlıklara ve iç organ tutulumlarına yol açabilir. Korunmak mümkün mü? Romatizma sebebi tam olarak bilinmediğinden dolayı korunma tam olarak mümkün değildir. Ancak hastalığın tanısının erken dönemde konulabilmesi çok önemlidir. Çünkü, eklem harabiyeti oluşumu erken dönemde başlamaktadır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa, kalıcı eklem hasarı oluşumunun engellenmesi o kadar başarılı olur. ŞİKAYETLER DEĞİŞEBİLİR * El ve el bilek eklemleri etkilendiğinde; sabahları ellerde ağrı, şişlik, uyuşma, parmakları açıp kapatmada, bir çaydanlık tutmada ya da bir kavanoz kapağı açmada zorluk * Omuz eklemleri etkilendiğinde; giyinip soyunurken ve gece omuz üzerine yatıldığında ağrı * Diz eklemleri etkilendiğinde; sabahları dizlerde ağrı, şişlik, yürümede zorluk olur, hareket ettikçe yavaş yavaş açılma * Ayak bilek ve parmakları etkilendiğinde; sabahları ayak tabanında, parmaklarda ve ayak bileğinde ağrı olup ayakların üzerine basmada ve yürümede güçlük. Yürüdükçe açılma... TEDAVİSİ * Esas olarak ilaçlarla yapılmaktadır, bu amaçla kullanılan ilaçlar 2 gruba ayrılır. * Şikayetleri gidermeye yönelik: Bu gruptaki ilaçlar çabuk etki eder, ilacı alır almaz etkisi başlar ilaç kesildiğinde etkisi biter. Aspirin, steroid olmayan anti-romatizmal ilaçlar, ağrı kesiciler, gerektiğinde kortizon... * Hastalığın seyrini etkileyen ilaçlar: Bu gruptaki ilaçların etkisinin oluşması için belirli bir süre geçmesi gerekir. Ancak bu ilaçlar hastalığın eklem harabiyeti yapıcı etkisini önlemeye yönelik ilaçlardır ve ilacın kesilmesi durumunda da etkileri bir süre daha devam edebilir Tedavi hastaya özel planlanır; bunda da hastalığın şiddeti, eşlik eden sağlık problemleri ve bireysel özellikler ve ihtiyaçlar ön planda tutulur. Sıcaklarda MANTARA DİKKAT! * Hava sıcaklıklarının artmasıyla havuz, su parkı gibi mekanların kullanımına bağlı hastalıklarda artış görülür. * Kapasitesinin üstünde dolu ve toplu kullanıma açık havuzlarda özellikle mantar hastalığı çok kolay bulaşabilir. * Yaz aylarında oluşan vajen mantarlarının birinci sebebi nemdir. Deniz sonrası ıslak mayo ile güneşlenmek tehlikelidir. * Mayonun geç kuruyor olması, mantar oluşumuna elverişli bir zemin hazırlanmasını sağlıyor. Bu yüzden mayo alırken çabuk kuruyan kumaşlı mayoların tercih edilmesi gerekiyor. * Deniz ya da havuzdan çıktıktan sonra mutlaka temiz su ile duş alınması ve ıslak mayonun değiştirilmesi lazım. * Nem dengesinin korunabilmesi için iç çamaşırın da sık sık değiştirilmesi, sentetik yerine teri emen pamuklu kumaştan imal edilen iç çamaşırların tercih edilmesi iyi olur. * İdrar yaparken yanma hissi ve ağrı da mantarın belirtileri arasındadır. Bu belirtileri yaşayan kadınlar, vakit kaybetmeden bir kadın hastalıkları uzmanına başvurmalıdır. Haber Hattı >> Porselen dişler de bakım ister mi? > Kurtbay Önür * Porselen ve kuron veneerler kaybettiğimiz dişlerin fonksiyon ve estetiğini yerine koymamız için mükemmel çözümlerdir. Ancak dayanıklı ve sağlıklı olmaları, uzun ömürlü hizmet vermeleri için bakıma ihtiyaçları vardır. Diş Hekimi Aslı Ercanlı Ünal, fırçalama ve diş ipi kullanmanın zaten vazgeçilmez bakım yöntemleri olduğunu, porselen dişlerin ağza yerleştirildikten sonra dikkat edilmesi gereken noktanın, özellikle yeni dişlerin çevresindeki diş eti ile birleşim bölgelerinin ve köprülerin gövde altı dişeti dokusunun iyi temizlenmesi olduğunu belirtiyor. Ünal, yapılan kuronların, dişleri çürüklerden korumak üzere tasarlandığını, ancak bunu yaparken onların da bakterilerden ve dişeti enfeksiyonlarından korunmaya ihtiyacı olduğunu sözlerine ekliyor. MARKET Elinizi uzatın, çözüm AVON’da * En sevdiğiniz el kremi, şimdi kalsiyum ile zenginleştirildi! Dünyanın önde gelen kozmetik firmalarından AVON; AVON Care Rich Moisture Serisi’nden, uygun fiyata etkin nemlendirme sağlayan en sevdiğiniz el kremini, daha bakımlı tırnaklar için kalsiyum ile zenginleştirerek satışa sunuyor. Avon Care Kalsiyum ile zenginleştirilmiş Gliserinli El ve Tırnak Kremi. Kalsiyum ile zenginleştirilmiş formülüyle ellerinizi nemlendirir ve korur. Tırnaklarınıza belirgin şekilde bakım yapar. Parlak görünümlü ve daha güçlü tırnaklara sahip olmanıza yardımcı olur. Sadece 9.80TL SAĞ­LIK OL­SUN >> Kopan organ için acele edin! > Cüneyt Bitikçioğlu * Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Halil İbrahim Bekler, organ kopmalarında kopan uzvun çok iyi korunarak hastaneye götürülmesi gerektiğini vurgulayarak “Kopan uzuv, temiz bir bezle sarılıp naylon torbanın içine konmalı ve artı 4 derece sıcaklıkta korunmalıdır. Kopan organ ne kadar büyükse o kadar acele etmek gerekir” dedi. Bekler; “Bazen korumak isterken insanlar uzuvlara zarar verilebiliyor. Örneğin direkt buzun içine, derin dondurucuya koyulan parçalar ölüyor. Artık büyük şehirlerin çoğunda mikrocerrahi uzmanları var. Hareket etmeden önce en yakın hangi hastanede mikrocerrahi uzmanı varsa onu araştırmak gerekiyor. Bilmeden hastane hastane dolaşmak zaman kaybettirir” dedi. SİZDEN GELENLER İLYAS RIDVAN DİKBAYIR Baba baskısına daha fazla dayanamayan İlyas’ı, evden kaçarken görüyorsunuz... MUTLU YILLAR BETÜL Dayısı Mahmud Kazancıoğlu’nun minik prensesi Betül Burcu artık 1 yaşında... Mesajınız CANIM ABLACIĞIM; Yeni yaşında tüm sevdiklerinle beraber bütün mutluluklar senin olsun... Doğum günün kutlu olsun... (...Nihal Altın’ın mesajı) BÜŞRA YEREBAKAN Bugün dünden daha özel Sen her şeyden daha güzel Hep kal bu sevecenliğinle Daima mutlu olman dileğiyle... ... Canım kuzenim Büşra; Yeni yaşını tebrik ederim, her şey gönlünce olsun. İyi ki varsın! Nice yaşlara!... (...Fehime Demirbağ’ın mesajı) Tarifiniz (...Berna Yüce Hanım’ın tarifi) > NİŞASTALI KURABİYE MAL­ZE­ME­LER: * 1 paket margarin (250 gr) * 1 adet yumurta * 4 çorba kaşığı un * 1 su bardağı pudra şekeri (Tepeli * 1 paket vanilya * 1 paket kabartma tozu * Aldığı kadar buğday nişastası (Tahminen 2 paket) * Süslemek için: * Pudra şekeri HA­ZIR­LA­NI­ŞI: * Oda sıcaklığında yumuşatılmış margarini, yumurtayı, pudra şekerini, unu, vanilyayı ve kabartma tozunu katıp hepsini yoğurmaya başlıyoruz. Buğday nişastasını azar azar ilave ederek kulak memesi yumuşaklığında bir hamur yapıyoruz. Ceviz büyüklüğünde parçalar alıp yuvarlayıp tepsiye diziyoruz. 180 derecelik fırında pişirip servis yapıyoruz. Ağızda dağılan sizi yerken boğmayan harika bir kurabiye. Afiyet olsun...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT