BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başbakan’dan muhalefete çağrı: BARIŞ PROJESİNE ENGEL OLMAYIN!

Başbakan’dan muhalefete çağrı: BARIŞ PROJESİNE ENGEL OLMAYIN!

“Sorunu bu hale getiren anlayışlardan medet beklemiyoruz. Ancak diyoruz ki; gölge etmeyin, yolumuzu kesmeyin. Meselenin devam etmesine, çözümün akamete uğramasına çanak tutan anlayışlar, yaşanan acıların vebaline de ortak olacak”



Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün partisinin TBMM Grubunda uzun süredir gündemi oluşturan “demokratik açılım” konusunda tarihi bir konuşma yaptı. Muhalefete seslenen Başbakan, “Sorunu bu hale getiren anlayışlardan medet beklemiyoruz ama diyoruz ki gölge etmeyin, engel olmayın. Bu kardeşlik projesine, bu barış ve bütünleşme projesine, bu milli birlik ve bütünlük projesine kapılarınızı kapatmayın. Gelin bu çalışmayı hep birlikte gerçekleştirelim” dedi. ZAAF GÖSTERMİYORUZ Başbakan, Güneydoğu meselesinin devam etmesine, çözümün akamete uğramasına çanak tutan anlayışların, yaşanan acıların vebaline de ortak olacağı uyarısında bulundu. Terörün kabul edilemez, mazur görülemez, tahammül edilemez olduğunu devamlı anlattıklarını ifade eden Erdoğan, terörle mücadelede en ufak bir zaaf göstermediklerini kaydetti. Erdoğan, bugün gelinen noktanın, terörle mücadeledeki zafiyetin değil, terörle mücadelede gösterilen başarılı mücadelenin performansın sonucu olduğunu vurgulayarak, şunları söyledi: “Biz legal yapılanmaları muhatap kabul ettik. Hiçbir zaman illegal yapılanmaları, kabul etmemiz mümkün değildir. Hiç kimse bu konuda bir yakıştırma yapamaz. Hiçbir zaman farklı bir davranış sergilenmedi. Hiçbir zaman çelişkili açıklamalar, samimiyetten uzak yaklaşımlar göstermedik. Meseleleri şartlara, konjonktüre, siyasal çıkar ilişkilerine asla endekslemedik. Ama şunu açıklıkla ifade edeyim, Kürt vatandaşlarımızın sorununu üreten siyasi zihniyetin, sorunu bu hale getiren politik yaklaşımı bizim sahiplenmemiz, paylaşmamız, sürdürmemiz mümkün değildir. Bizim dünya görüşümüz, siyaset felsefemiz, böyle bir sorunu üretmeyi de böyle bir sorunu çözümsüzlüğe mahkum etmeyi de böyle bir soruna gözümüzü yummayı da normal göremez. Sorunun devam etmesine, çözümün akamete uğramasına çanak tutan anlayışlar, yaşanan acıların vebaline de ortak olur.” KAYBETMEYE HAZIRIZ Açılım için “kardeşlik ve milli birlik projesi” diyen Erdoğan, “Biz ortak bir dil arıyoruz. Sürecin siyasî riski her ne olursa olsun meseleyi çözmek istiyoruz. Ülkemiz ve milletimiz kazanacaksa biz kaybetmeye hazırız” ifadesini kullandı. Konya Ovası Projesi ile birlikte Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Projesi ile yeni bir eylem planı belirlediklerini, bu projelerde hedefe 2013’te ulaşacaklarını bildiren Başbakan Erdoğan, “Bu bir demokratik açılım projesi olacaktır. Bunu böyle bilin” dedi. Erdoğan, bu adımların kültürel bazda olduğunu ifade etti. KARİYERİN YETMEZ! “Demokratik açılım” konusunda kendisini eleştiren MHP’lilere de yüklenen Başbakan, “Bizi son derece ağır ve insafsız şekilde eleştiren, haşa bizi adeta vatan haini olarak ilan eden Sayın Bahçeli’ye cevap verecek değilim. İnanıyorum ki MHP’nin kendi içindeki mensupları bile onun bu yaklaşımından rahatsızdır. Ben buna inanıyorum. Sayın Bahçeli, yaklaşan güz kongresinin hazırlığı içerisinde, bu hezeyanlara girmesi yanlıştır. Bizim vatan sevgimizi bir defa ölçebilecek ne kalitededir ne kariyerdedir. Bunu böyle bilin. CHP’nin de sayın liderine burada cevap verecek değiliz” şeklinde konuştu. PAKET DEĞİL BİR SÜREÇ Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanı Atalay’ın koordinasyonunda bir “sürecin” devam ettiğini vurgulayarak, şunları kaydetti: “Bir paketten bahsetmiyoruz. Bir süreç... Bu süreci devam ettirirken de parlamento içi, parlamento dışı siyasi parti liderleriyle de görüşmeler yapalım. Akademisyenlerle, bu ülkenin çeşitli aydınlarıyla, çeşitli medya mensuplarıyla, sivil toplum örgütleriyle, yani bu konuda söyleyecek sözü olan her kesimle görüşmeler yapılsın diyoruz. Bu görüşmeleri, İçişleri Bakanımızın koordinesinde yürütüyoruz. Ama bakıyorsunuz dün, Anamuhaletef ile diğer muhalefet partisi, her ikisine mektup gidiyor ve anında ret cevabı geliyor. Hani bunlar uzlaşmadan yanaydı, hani bunlar bu ülkeden, mutabakattan yanaydılar? Bu meselede mutabakatın olmayacak da bu meselede çözüm aramak olmayacak da nerede çözüm arayacaksınız, söyler misiniz? Benim Bakanım gelip de size bir şeyi dayatmayacak, sizinle bir şeyi paylaşacak. Söyleyecek neyiniz var? Bize bunu söyleyin. Biz, bunları da bu çalışmanın içerisine koyalım. İnşallah sonuç bildirgesine, raporumuza bunu koyalım. Bu sürede inşallah bunları bir milat yapalım istiyoruz. Bu meselenin kalıcı olarak çözümü, huzur ve emniyet zemininin, kardeşlik ikliminin yeniden tesis edilmesi için biz bu çalışmayı sürdürüyoruz, sürdüreceğiz.” BAŞBAKAN VEKİLLERİ AĞLATTI Erdoğan, grup toplantısında milletvekillerine “İşte bu grup, bu parti, bu hareket, tarih yazan, tarihe not düşen, tarihin seyrini olumlu yönde değiştiren bir kadrodur. Türkiye, siz değerli arkadaşlarım sayesinde daha önce tecrübe etmediği başarıları tecrübe etmiştir” diyerek milletvekillerine teşekkür etti. Bu sırada Bülent Arınç ve Abdülkadir Aksu başta olmak üzere milletvekilleri Erdoğan’ın konuşmasından etkilenerek gözyaşlarını tutamadı. Mücadelemiz altı çizilerek anlatılacak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, demokrasi tarihini yazanların, AK Parti’nin, demokrasiyi muhafaza etmek ve yüceltmek noktasında verdiği kararlı mücadeleyi, altını kalın çizgilerle çizerek tespit edeceklerini belirterek, şöyle konuştu: “Gelecekten bugüne bakanlar, inanıyorum ki AK Parti’nin, hukuk mücadelesini, AK Parti’nin çetelerle mücadelesini, AK Parti’nin, karanlık güç odaklarıyla mücadelesini hem takdirle anacak hem de kendilerine bir referans olarak kabul edeceklerdir. Ve yine inanıyorum ki AK parti’nin 8 yıldır tek başına verdiği demokrasi mücadelesi sayesinde artık, yakın ve uzak gelecekte hiç kimse demokrasiye gölge düşürme, demokratik rejimi zafiyete uğratma, hukuk sistemini karanlık tünellere sokma cüretini gösteremeyeceklerdir. Milletle egemenlik arasına asla ve asla simsarlar sirayet edemeyecektir. Yakın ve uzak gelecekte Türkiye’nin yeniden çetelerin, mafyanın, hukuk dışı örgütlenmelerin kıskacına düşmesi asla ve asla söz konusu olamayacak. Bizim başlattığımız kararlı mücadele sayesinde gelecek nesiller de temiz siyaset ve bunun yanında vargüçleriyle buna sahip olmanın gayreti içinde olacaklardır.” Kardeşlik iklimini anlattı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan partisinin grup toplantısında önemli bir konuşma yaptı. Tarihten edebiyattan örneklerle kardeşlik iklimini anlatan Erdoğan, milletvekillerini ağlatttı. * Açılımın “kardeşlik ve milli birlik projesi” olduğunu söyleyen Erdoğan, “Biz ortak bir dil arıyoruz. Sürecin siyasî riski her ne olursa olsun meseleyi çözmek istiyoruz” dedi. * Kendisini vatan haini ilan eden MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye cevap veren Başbakan, “Bizim vatan sevgimizi bir defa ölçebilecek ne kalitededir ne kariyerdedir” ifadesini kullandı. Horon da bizim zeybek de zılgıt da “Biz artık şu soruyu da soruyoruz, hem de yüksek sesle, gür sesle: Eğer Türkiye enerjisini, bütçesini, kazanımlarını, huzurunu, refahını, gencecik fidan gibi delikanlılarını teröre kurban etmeseydi, Türkiye son 25 yılını terörle, çatışmayla, olağanüstü hal ile faili meçhullerle, boşaltılan köylerle, üzerine Ayyıldızlı bayrağımızın örtültüğü tabut görüntüleriyle heba etmeseydi bugün nerede olurdu?” diye soran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dünün kelimeleriyle Türkiye’yi tanımlamanın eksik ve yetersiz kalacağını ifade etti. Tarihten örneklerle birliğe vurgu yapan Erdoğan, “Fuzuli’nin şiirleri nasıl ruhumuza hitap ediyorsa, Ahmedi Hani’nin dizeleri de aynı şekilde bizi duygulandırmıyor mu? Neşat Ertaş, ‘Gönül Dağı’ dediği zaman her birimizin tüyleri ürperiyor. Aynı zaman Şivan Perver, ‘Halepçe’, ‘Hazal’ dediğinde gönül dünyamızın derinliklerine dalıyoruz. Yunus Emre, Mevlana, Hacı Bektaşı Veli, Karacaoğlan, Pir Sultan Abdal bu toprakların mayasını yoğururken Cudi’nin, Munzur’un eteklerinde dolaşan dengbejler de aynı topraklara, aynı kardeşlik mayasını atıyor. Horon bizim horonumuz, zeybek bizim zeybeğimiz, halay bizim halayımız, zılgıt bizim zılgıtımız, bizi birbirinden ayırmak kimin haddine?” dedi. Anaların acısı bir Başbakan son 25 yılda Türkiye’nin doğusunda, batısında, kuzeyinde, güneyinde nice annelerin, çalan her telefonda yüreklerinin ağzına geldiğini ifade ederek, şunları söyledi: “Annenin ideolojisi yoktur, annenin siyaseti yoktur, sağcılığı, solculuğu yoktur. Oğlu her ne sebeple hayatını kaybetmiş olursa olsun, Yozgat’taki anne ile Hakkari’deki anne, oğullarının başında aynı duayı ediyorsa, evladı için Yasin ve Fatiha okuyorsa, cemaat aynı kıbleye dönüyorsa, burada çok ciddi bir yanlış olduğu ortadadır. Bu süreçten hiçbir tarafın kazançlı çıkmayacağı aşikardır. Ama kaybedenin Türkiye olduğu, kaybedenin vatanımız olduğu, kaybedenin milletimiz olduğu, ülkemizin geleceği olduğu aşikardır. Kaybedenin anneler olduğu, babalar olduğu aşikardır. Şehit anneleri, buyurun, Diyarbakır’da bir araya gelip kucaklaşabiliyor, ama birileri rahatsız oluyor.” Gençleri adaba davet ediyorum Konuşmasında harçlara yapılan yüzde 8’lik zamma temas eden Başbakan, bazı grupların gençleri ve halkı tahrik etme gayreti içine girdiğini söyledi. Erdoğan, “Siz, sağduyulu ve aklıselim sahibi olan gençleri, anneleri, babaları aldatamayacaksınız, aldatamazsınız. Sizi adaba davet ediyorum” dedi. Başbakan, Karadenizli hemşehrileriyle horon tepti. Erdoğan Rize’de Başbakan Erdoğan, bir dizi açılışlarda bulunmak üzere dün Trabzon’a geldi. Araklı ilçesinde bir hastane açılışına katılan Erdoğan, buradan Rize’ye geçti. Erdoğan, Rize il sınırı İyidere ilçesinde havai fişeklerle karşılandı. Vatandaşlara hitaben kısa bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, “Cumhurbaşkanımızı, Bitlis’te Güroymak İlçesi’yle alakalı ‘Norşin’ dedi diye eleştirdiler. Aç o zaman Atatürk’ün nutuk kitabını o kitabın içinde Norşin sakinlerine nasıl hitap ettiğini gör. ‘Norşin’ diyor, ‘Norşin halkı’ diyor” dedi. Erdoğan konuşmasının ardından Karadenizli hemşehrileriyle horon tepti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT