BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Zenginlik, Başarı, Sevgi...”

“Zenginlik, Başarı, Sevgi...”

-Sevgi hanginizdi Sevgi. Onu davet ediyoruz biz. Sevgi, ayağa kalktı. Eve doğru yürümeye başladı. Daha bir adım atmışlardı ki, evin beyi şaşırdı. Çünkü ardından Başarı ve Zenginlik de ayağa kalkmış geliyordu. Meraklanarak geri döndü: -Şey, ben sadece Sevgi’yi çağırmıştım. Hani içinizden yalnız birisi gelebilirdi? Siz niye geliyorsunuz?



“Zenginlik, Başarı, Sevgi...” Aysun Armutcuoğlu’nun gönderdiği e-mail, bu üç kelimeden yola çıkarak, kıssadan hisse alınabilecek bir denemeyi içeriyor. * * * “Evin misafirperver hanımı, kapıyı açtığında karşısında iyi giyimli, efendi görünümlü üç yaşlı kimseyle karşılaşınca bir an için duraladı. Tanımadığı bu üç yaşlı, galiba yolcuydu. Belli ki bir arzuları vardı: -Eğer aç iseniz buyurun sofra kurayım, karnınızı doyurun, dedi kadın. Her üçü de aynı şeyi söyledi: -Beyiniz evde mi? -Henüz gelmedi. Az sonra gelir. -Öyleyse o geldikten sonra gelelim. -Siz bilirsiniz. Onlar, evin beyinin gelmesini dışarıda beklerken, evin hanımı da mutfakta geliniyle birlikte yemek hazırlıklarına hız vermişti. Derken evin beyi de çıkageldi. Kadın kocasına az önce olanları anlattıktan sonra dedi ki: -Haydi git çağır da, karınlarını doyursunlar. Kocası dışarı çıktı. Az ötede halen beklemekte olan üç kişiye seslendi: -Haydi buyurun gelin içeri. Kapının önüne kadar gelen üç ihtiyar, enteresan bir sürpriz yaptılar: -Teklifiniz için çok teşekkür ederiz. Ancak biz üçümüz bir anda içeri giremeyiz. Şaşırdı ev sahibi: -Neden ki? Bir tanesi kendini ve arkadaşlarını tanıştırdı: -Benim adım “Sevgi”, bunun adı “Zenginlik”, bunun adı ise “Başarı” -Eee, ne olacak şimdi? -Şimdi lütfen içeri girin ve ailecek karar verin. -Ne kararı? -Bizim hangimizi çağırırsanız o gelecek. Onun kararını verin. Bu üç kimsenin sıradan ol madığını anlayan ve şaşıran adam, bir o kadar sevinerek içeri girdi. Hanımına seslendi hemen: -Gel hanım gel, enteresan birşey bu. Şans kapıyı çaldı galiba. Ardından, az önce dışarıda yaşananları anlattı adam. Ev sahibi hanım, fikrini söyledi hemen: -Başarıyı davet edelim, Başarı’yı. Kocası esef etti: -Yahu Zenginlik’i çağırsak fena mı olur? O sırada, mutfakta sofra hazırlama işini tamamlayan evin gelini geldi. Konuşmaya o da katılmıştı: -Bana kalırsa, evimize Sevgi’yi davet edelim. Kaynanası da kayınpederi de sordu: -Nedenmiş o? -Sevgiyi çağırırsak, evimize sevgi dolar. Bu anlamlı söz karşısında düşündüler... Gerçekten Sevgi dolardı evleri. Hemen dışarı seğirtti adam: -Sevgi hanginizdi Sevgi? Onu davet ediyoruz biz. Sevgi, ayağa kalktı. Eve doğru yürümeye başladı. Daha bir adım atmışlardı ki, evin beyi şaşırdı. Çünkü ardından Başarı ve Zenginlik de ayağa kalkmış geliyordu. Meraklanarak geri döndü: -Şey, ben sadece Sevgi’yi çağırmıştım. Hani içinizden yalnız birisi gelebilirdi? Siz niye geliyorsunuz? Başarı ve Zenginlik şöyle dediler: -Eğer Sevgi’yi değil de, ikimizden birini davet etmiş olsaydınız, diğer ikimiz dışarıda kalırdık. Ama şimdi Sevgi’yi davet ettiniz. Biz Sevgi’siz yapamayız. O olmazsa biz de olmayız. Olsak da mutlu olamayız. O nereye giderse biz de oraya gideriz. Çünkü, sevgisiz hiçbir şeyin kıymeti yok. Aksine nerede sevgi var ise, orada başarı ve ardından zenginlik vardır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT