BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > “Kültür-Sanata ölüm, yaşasın reyting!”

“Kültür-Sanata ölüm, yaşasın reyting!”

Hatırlayacaksınız, geçen hafta birilerinin, müzik türlerinin seyirci nezninde; özellikle TV kanallarındaki âdil yaklaşımın gözetilmesi gerekliliğinden söz etmiştim. Büyük nimet addedilen aklımızın, başka önemli ihtiyaçları da vardır. Kültür-Sanat, film, dizi, tarafsız ve doğru haber, çeşitli türden yapımlar ve eğlendi-rerek eğiten eğlence programları gibi...



Hatırlayacaksınız, geçen hafta birilerinin, müzik türlerinin seyirci nezninde; özellikle TV kanallarındaki âdil yaklaşımın gözetilmesi gerekliliğinden söz etmiştim. Büyük nimet addedilen aklımızın, başka önemli ihtiyaçları da vardır. Kültür-Sanat, film, dizi, tarafsız ve doğru haber, çeşitli türden yapımlar ve eğlendi-rerek eğiten eğlence programları gibi... Bu konuların niteliği ve özgünlüğü konusunda bugüne kadar Türkiye coğrafyasında yaşayan seyircimize, TV yayıncılığı, haberciliği ve programcılığının ne verdiği ve ne aldığı, bana göre çok ciddi bir tartışma konusudur!.. Hadi bakalım; bir kanal çıksın da, sadece bu konuyu, kalabalık ama tarafsız bir açık oturum yöneticisiyle birlikte ve gerçek anlamdaki ehil kişilerle, ciddi bir biçimde ve birkaç bölüm, sağduyulu seyirciler karşısında tartışsın!!.. Var mı gücü yeten?!.. Hiç zannetmiyorum, böyle ciddi ve sürekli bir programın yayınlanacağına çünkü çoğunun derdi “reyting”, seyirci Hak getire; ötesinden ne beklersin ki bu acımasız rekabette?!.. En basit açlığımızdan söz edersek; Edebiyatımıza ne oldu?!.. Tiyatro Sanatı nereye gitti TV ekranlarında?!.. O büyük şairler, şiirleri ve icrâları nerede?!.. Ama sadece bir iki program var ki, müzik eşliğinde şiir seslendiriyor -ki onlar da, kötü telâffuz, vurgulama ve yorumlarıyla- şiirin ruhundan uzakta!.. Yerli edebiyat olmayınca klasiklerden ne beklersin ki; Viktor Hugo‘dan ya da Dostoyevski’den?!.. Sait Fâik Abasıyanık‘ı tanımayan bir nesil yetişiyor!!.. “İstiklâl Marşı“mızı bırakın seslendirmeyi, özünü algılayamayan bir nesille karşı karşıyayız!!.. Çünkü tam anlamıyla öğretilmedi ve anlatılamadı!.. Elmayı bilmeyen Armut‘tan ne kadar anlarsa, bir muammâyı açmaya çalıştığımız TV yayıncılığı da, işte “O kadar” anlaşılır!... Kalın sağlıcakla değerli okurlarım!!..
Reklamı Geç
KAPAT