BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını dakika dakika buradan takip edebilirsiniz.
Anasayfa > Haber > Önce Atatürkçülere Atatürk’ü anlatmak lâzım

Önce Atatürkçülere Atatürk’ü anlatmak lâzım

Atatürk üzerine yazılan kitaplardan, sadece seksen beşini okuyabildim. Bu sayıyı yüz’e tamamlamak istiyorum. Okuduğum kitaplar için, tek taraflı bir seçici olmadım. Mesela CHP Edirne milletvekili Şeref Aykut’un KAMALİZM isimli kitabını da, Rıza Nur‘un Atatürk’le ilgili hatıralarını da dikkatle inceledim. Şeref Aykut, “Kamalizm, bütün dinlerin fevkinde (üstünde) bir yaşamak dinidir!” diye söze başlıyor, CHP’nin altı okunu, “Kamalizm dininin, altı esası gibi anlatıyordu.



Atatürk üzerine yazılan kitaplardan, sadece seksen beşini okuyabildim. Bu sayıyı yüz’e tamamlamak istiyorum. Okuduğum kitaplar için, tek taraflı bir seçici olmadım. Mesela CHP Edirne milletvekili Şeref Aykut’un KAMALİZM isimli kitabını da, Rıza Nur‘un Atatürk’le ilgili hatıralarını da dikkatle inceledim. Şeref Aykut, “Kamalizm, bütün dinlerin fevkinde (üstünde) bir yaşamak dinidir!” diye söze başlıyor, CHP’nin altı okunu, “Kamalizm dininin, altı esası gibi anlatıyordu. Behçet Kemal Çağlar‘ın Atatürk Mevlüdü’nü de okudum: “Ol Zübeyde Mustafa’nın anesi Doğdu ondan ol güneş dürdanesi ..... Kim bulasız eğerçi od’dan necat Atatürk’e, Atatürk’e esselât.” Edip Ayel ANT isimli şiirinde Atatürk’e hem “Peygamber” hem de “Allah” diyordu: “Gazi bize bir din sun Türk felsefesinden” “Türk ırkının en son, ulu peygamberi oldun” “İnsanlar ölür, Türklüğe Allah olan ölmez” İnönü Hükümetlerinin Milli Eğitim, Sağlık ve Dış İşleri Bakanlarından Dr. Rıza Nur’un Hayat ve Hatıratım ciltlerini ise utanarak, iğrenerek gözden geçirdim. Rıza Nur’un Atatürk düşmanlığını kelimelerle anlatmak mümkün değil. Okuduklarım yanında, çeşitli toplantılara da katıldım, münakaşalara da girdim, Atatürk adına yapılan işleri, gerçekleştirilen darbeleri de yaşadım ve samimi olarak inandım ki biz millet olarak Atatürk’ü bilmiyoruz, tanımıyoruz. Herkesin dilinde Atatürk edebiyatı, herkesin elinde bir Atatürk resmi, yakasında bir Atatürk rozeti. Ama her ağızda, her kalemde, her hükümde başka bir Atatürk. Filin çeşitli yerlerinden tutan körlerin fili tarif ettikleri gibi garib bir Atatürkçülükle yatıp kalkıyoruz. Atatürk’ü, önce Atatürkçülere anlatmak lâzım. Bana göre Atatürk’ün NUTUK isimli eseri, bütün liselerimizde ders olarak okutulmalı. Çocuklarımız, solucan’ın sindirim sistemini, terliksi hayvanın hareket tarzını öğrenmeden sınıf geçemiyor, üniversitelerimizde okuyamıyorlar. Büyük Nutuk, solucanların sindirim sistemleri kadar önemli değil mi acaba? Kültür Bakanlığında çalışırken, bir ara Bakanlıklar Arası Ortak Kültür Komisyonu’nda başkanlık yaptım. Komisyonun vazifesi yurt dışına gitmek için girdikleri yazılı sınavı kazanan öğretmenleri, bir de sözlü sınavdan geçirmekti. Komisyonda, her bakanlıktan bir temsilci vardı. Bir gün 25 öğretmenimize ayrı ayrı sordum ve hepsinden aynı cevabı aldım. Önce bütün öğretmenlerimiz komisyon karşısında, “Atatürkçü olduklarını“ söylemişlerdi. Ama hiçbiri Atatürk’ün NUTUK‘unu okumamışlardı. Atatürk üzerine yazılan bir tek, ama bir tek kitap ismi söyleyememişlerdi. Halk ifadesiyle “Kör nenem de böyle Atatürkçü olur”du. Yarın, bu konuda yine yazacağım.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT