BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dağ yamaçlarını süsleyen ZÜMRÜT YEŞİLİ YAYLALAR

Dağ yamaçlarını süsleyen ZÜMRÜT YEŞİLİ YAYLALAR

Ülkemizin dört bir yanı birbirinden güzel yaylalarla dolu. Doğa turizmi ile ziyaretçi akınına uğrayan yaylalarımız, bir yandan da sıcaklardan ve şehir gürültüsünden kaçanları ağırlıyor.



Ülkemizin dört bir yanı birbirinden güzel yaylalarla dolu. Doğa turizmi ile ziyaretçi akınına uğrayan yaylalarımız, bir yandan da sıcaklardan ve şehir gürültüsünden kaçanları ağırlıyor. Sevgili okurlar, yaylalarımızın muhteşem güzelliklerini hiç gördünüz mü? Yaz mevsimi devam ederken, mutlaka tatilinizin bir bölümünü yaylalara ayırmanızı tavsiye ediyorum. Bu müstesna tabiat harikaları içinde geçireceğiniz birkaç gün, yapacağınız kısa sportif yürüyüşler, yörenin sıcakkanlı insanlarıyla kuracağınız dostluklar, hiç şüphe etmeyiniz ki, sizin için unutamayacağınız birer anı olarak kalacaktır. İsterseniz bu muhteşem tabiat eserlerini biraz tanıyarak yazımıza başlayalım... BURALARDA YAŞAYAN YAŞLANMAZ, DİNÇ KALIR! Yaylalar; yeryüzünün dağlık yüksek bölgelerinde, çoğunlukla akarsuların aktığı derin vadilerle çevrili büyük düzlüklerdir. Birçoğunun etrafı çam ormanlarıyla kaplıdır. Binbir renkte kır çiçeği ile süslenmiş yaylaların bazıları büyük otluklar halinde göz kamaştırır. Sat, Cilo ve Kaçkar gibi dağlarımızda bulunan Buzul gölleriyle çevrili yaylalarımız ise doyumsuz güzelliğe sahiptir. Çok temiz havası, balı, sütü ve peyniriyle yaylalar uzun ömürlü insanların yaşama ortamlarıdır. Kuzey Anadolu dağ ve yaylaları, batıda Alp sıradağları, doğuda ise Himalaya dağ sisteminin kuzey kanadını oluşturur. Doğu Karadeniz’de 3 bin metrenin üstünde olan dağlar (Kaçkarlar), Orta Karadeniz’de bin metreye iner ve sonra Batı Karadenizde tekrar yükselir (Küre, Köroğlu ve Ilgazlar). Bu sıradağların yamaçlarında da eşsiz yaylalar bulunur. Güney Anadolu Dağları ise Alplerin güney kanadının uzantısıdır. Bu sıradağlar Toroslardır. Bu yörelerimizde Yörüklerin yaşadığı muhteşem yaylalar bulunur. Yaylaların özelliklerini ise şöyle sıralayabiliriz: >> Gür ormanlarla kaplıdır >> Yaban hayatı çeşitli ve göz alıcıdır >> Akarsuların çokluğu ve temizliği dikkat çeker >> Yeraltı kaynaklarınca zengindir >> Yayla ve kış turizmi, dağ sporları imkanı sağlar >> Yaylacılık faaliyeti hayvancılığın gelişmesine destek olur. >> Flora ve fauna açısından bilimsel araştırmalar için özel alanlardır. Değerli tabiat dostları, her ne kadar her mevsim ayrı bir güzelliğe bürünseler de yaylaları, en rahat içinde bulunduğumuz aylarda gezebilirsiniz. Ancak sizlerden tek ricam; gezdiğimiz gördüğümüz yerleri, tahrip etmeden, edenlere de mani olarak gelecek nesillere aktarma yolunda çaba harcamanız. Gelecek hafta başka bir konuyla huzurlarınızda olmak dileğiyle size esenlik dolu bir hafta diliyorum. Karadeniz’de Ayder Akdeniz’de Tekir Dört mevsimin bir arada yaşandığı güzel Türkiye’mizin her yöresinde yaylalar mevcut. Ama bazıları var ki onları saymadan geçemeyeceğim. Şimdi size ülkemizin çeşitli bölgelerindeki yaylalardan örnekler vermek istiyorum: DOĞU KARADENİZ BÖLGESİ Ayder, Pokut, Sal, Kavron, Çeymakcur, Palovit ve Ovit yaylaları; balıyla meşhur Anzer Yaylası, Kaçkarların batı silsilesini oluşturan bölgede Verçenik Yaylası en meşhurları. ORTA KARADENİZ BÖLGESİ Ordu Yeşilce,Topçam ve Aybastı Yaylaları; Giresun Kümbet Yaylası. AKDENİZ BÖLGESİ Toros Yaylaları Muğla’dan başlayarak Antalya, Mersin, Adana, Hatay ve Gaziantep’e kadar uzanır. Finike’de Ördübek, Tarsus Namrun, Erdemli Sorgun, Adana Kozan ve Tekir, Osmaniye Zorkun ve Hatay ilimizdeki Soğukoluk nice güzel yaylalarımızdan bazılarıdır. Karakulak Antalya’da görüntülendi Dünyada soyu tükenmekte olan 120 memeli arasında yer alan Ege ve Akdeniz’de çam ormanları arasında yaşadığı bilinen ancak bugüne dek görüntülenemeyen kedigiller familyasından Karakulak, Hacettepe Üniversitesinden iki öğrencinin projesi esnasında Antalya’nın Düzlerçamı mevkisinde görüntülendi. Antalya ve Muğla’da kurulan fotokapanların birine yakalanan Karakulak’ın Latince ismi “Carakal Carakal” da Türkçe’den gelmektedir. Orta Asya’daki Türkler tarafından kulak çevresindeki siyahlıktan dolayı bu şekilde adlandırılan Karakulakların ağırlığı 17 kiloya, boyu 90 cm’ye kadar çıkabiliyor. SİZDEN GELENLER Yere tükürmemeyi bile öğrenemedik > Behzat Belevi / ESKİŞEHİR Çevrenin korunması konusunda atılacak en önemli adım, evvela zihniyetin değişmesi, yurttaşlara “çevre konusunda duyarlılık” kültürünün kazandırılması gerekir. Duraklarda yere izmarit atmaktan tutun da tükürmeye kadar. Her gün olumsuz davranışları karşısında ifrit olarak eve dönüyorum. Düşünün bu ülkede 40 yıl önce dağdaki çoban bile esnerken ağzını kapatma ihtiyacı duyardı; şimdi kelli felli insanlar ağzını tavanına açmaktan hayâ etmiyor. Diyeceksiniz her şeyi kafaya takarsan yaşanmaz bu dünya; biraz espriyel ve fıkracı biriyim; içimdeki elektriği fıkra ile dağıtmaya çalışıyorum. Ah bir de sesim güzel olsa... Vermemiş Rabbül-celil, Neylesin bu garip Halil? CEVAP: Değerli Behzat Bey, ne yazık ki, sizin de belirtmiş olduğunuz gibi yalnız ülkemiz değil, dünya çok değişti. Ben de çoğu kez, aynen sizin hissettiklerinizi yaşamaktayım. Artık günümüzde hiçbir şey eskisi gibi değil. Hepimiz, sorumluluğa sahip bireyler olarak üstümüze düşen görevleri yerine getirmeliyiz... Hassasiyetle ve espriler içinde dile getirdiğiniz katkılarınıza tekrar teşekkür ediyor, saygılarımı sunuyorum. Güzel ve yeşil bir dünya için > Tezcan Yılmaz / KONYA Ereğli ilçesi Beyören köyünde dağların taşların, kuş uçmaz kervan geçmez bir mevkisine kendi imkanlarımla bir yer altı kuyusu vurdurdum ve o alanı elimden geldiği kadar yeşillendirmeye gayret ediyorum. Ancak imkanlarım sınırlı olduğu için fazla bir şey ekemedim. Gönlüm istiyor ki; erozyonla yok olan bu verimli arazileri bir cennet bahçesine dönüştüreyim. Sizden ricam bu konuda bana yardımcı olacak fidan verebilecek gönüllü kuruluşlarla irtibata geçirmeniz. CEVAP: Sayın Yılmaz, Konya ilimizde sizin gibi gönlü doğa sevgisiyle dolu bir kardeşimiz daha var. Kendi gayretiyle büyük bir araziyi ağaçlandırmış olmanın mutluluğunu yaşıyor. Bizden her zaman bilgi alabilirsiniz. Fidan konusunda İl ve İlçe Tarım Müdürlükleri veya sivil toplum kuruluşlarından örneğin; TEMA gibi vakıf veya dernekler size yardımcı olabilir. Bu konuda gayretlerinizi lütfen yılmadan devam ettirin. Yukarıda bahsettiğim Konya’daki doğasever Rahim Demirbaş Bey... Telefon numarası 0 505 753 92 92’dir. Kendisi ile temas etmenizde yarar görüyorum. Yolunuz açık olsun. BA­NA YA­ZIN! Çevre ve tabiatla ilgili her tür­lü so­ru­nu­zu ba­na iletebilirsiniz. “Gü­zel bir dün­ya” için bu say­fa­ya siz de kat­kı­da bu­lu­nun. Hay­di e-ma­il ve mek­tup­la­rı­nı­zı bek­li­yo­rum... Ya­zış­ma Ad­re­si: 29 Ekim Cad­de­si No: 23 34197 Ye­ni­bos­na/İS­TAN­BUL e-ma­il: ediz.hun@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT