BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Ben bilirim ona yapacağımı”

“Ben bilirim ona yapacağımı”

Nermin, Ömer salondan çıkar çıkmaz alaycı bir üslupla atıldı: - Ben söylemiştim. Bu kız bu oğlana büyü yapmadıysa ben ne olayım. Buldu tabii yağlı kapıyı, asla bırakmaz. Şimdi duygularını sömüre sömüre istediğini yaptıracak. Ne kadar da sinsiymiş. Bir evladı anasından babasından ayırıyor hiç utanmadan. Hiç acımayacaksın böylelerine... Pes doğrusu. Kadim Efendi de az sinsi değilmiş hani!



Nermin, Ömer salondan çıkar çıkmaz alaycı bir üslupla atıldı: - Ben söylemiştim. Bu kız bu oğlana büyü yapmadıysa ben ne olayım. Buldu tabii yağlı kapıyı, asla bırakmaz. Şimdi duygularını sömüre sömüre istediğini yaptıracak. Ne kadar da sinsiymiş. Bir evladı anasından babasından ayırıyor hiç utanmadan. Hiç acımayacaksın böylelerine... Pes doğrusu. Kadim Efendi de az sinsi değilmiş hani! Arif Sıtkı Bey yüzünü buruşturdu: - Ben bilirim ona yapacağımı. Utanmaz ihtiyar. Göz dikmiş servetime demek ki, kızını kullandı paralarıma konmak için. Ama yok öyle şey. Bir kuruş koklatırsam bana da Arif Sıtkı Karaman demesinler. Müberra Hanım ise ağlıyordu. Onun bütün derdi para pul değildi. O biricik oğlu Ömer’in gitmesine ağlıyordu: - Yavruma hasret mi kalacağım ben? Ben ölürüm Ömer’im olmadan! Nermin öfkeli bir şekilde döndü annesine: - Aman anne, gururlu ol biraz, o tercihini o mahalle kızını seçerek yaptı, seni beni istemedi. Bu sözler Müberra Hanımın daha çok ağlamasına sebep olmuştu. Nermin yüzünü buruşturarak baktı annesine ve babasına döndü: - Ne yapacaksın baba şimdi? - Nerede iş bulmuş bu? Ne işi bulmuş? Yok öyle şey... Nermin gizli bir mutlulukla daha da üstüne gitti olayın: - Kim bilir nerede iş buldu. Hale bak, koskoca Arif Sıtkı Karaman’ın oğlu ne hallerde. Neden? Bir mahalle dilberi yüzünden. İnanılacak gibi değil. Bütün mesele servetimiz baba... Arif Bey kızının etkisinde kalarak başını salladı: - Zırnık koklatırsam namerdim dedim ya... Benim aslan gibi torunum var. Her şeyim onun... Onu ailemize yakışır bir şekilde yetiştireceğim... Nermin bu sözlerden oldukça memnun olmuştu. Yüzünde beliren gülümseme bunu belli ediyordu. Boynunu büktü: - Sağ ol baba, Mert zaten senin evladın. Sen ona hem dede, hem baba oluyorsun. Müberra Hanım bütün bu konuşmalar boyunca gözyaşı dökmekle meşguldü. Arif Sıtkı Bey birden karısına döndü: - Sen de sus artık! Değmeyen adama gözyaşı dökülmez. Ne ağlayıp duruyorsun? O tercihini gidip kenar mahallesinden biri için yaptı. Bu adam için ağlanmaz. Müberra Hanım daha da şiddetlenen gözyaşlarını titreyen elleri ile kurulamaya çalıştı. Nermin ise sıkıntıyla baktı annesine: - Aman anne, hep sen şımarttın bu oğlanı zaten. Senin yüzünden bunlar!.. >> DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT