BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Halkın sağduyusuna bakalım

Halkın sağduyusuna bakalım

Eğer bize bir mektep lâzımsa, halkımızın sağduyusuna uyalım. Onu hiçbir zaman, toplu olarak kötünün, saçmanın âdilik ve caniliğin yanında göremezsiniz.



Eğer bize bir mektep lâzımsa, halkımızın sağduyusuna uyalım. Onu hiçbir zaman, toplu olarak kötünün, saçmanın âdilik ve caniliğin yanında göremezsiniz. İktisadi durumun en katlanılmazında bile “Allah’a şükür” dediği inançla, devlete de, rızık kapısına da, askerinin güç ve başarısına da dua eder. Tâ Edirne’den Kars’a halkımız, katı uzlaşmazlıklara hiç düşmez. Din ve peygamber bahsinde, birbirlerine düşman gözüyle bakan kitleye ayrılıklar asla yoktur. Bu birliği sağlayan ise, binyıllardan beri bizi terbiye eden, iyiye, kutsal ecdat evlat ve insan sevgisine doyuran Ayetler güzelliğinde Kur’an sesi, Hadisler kudsiliğinde peygamber nefesidir. Kur’an ve Muhammed öğütlerinin de, 1400 yıl gibi uzun bir zaman içinde, pek muhteris aldatılmış, kara ruhlu bazı kişilerin savaşlarda kazanma hırsıyle; dünyalığı yağmayı çoğaltmak sersemliği ile Kur’an’ı, mezhebi, cahilce iddiayı kullandıkları görülmüştür. İnançları istismar ile çocukları, gençleri, kara cahilleri aldatan bu az sayıda olaylar bütün zulüm ve fesatları ile tarihe de geçip halkımızca edebiyyen lânetlenmiştir. “Bevval”i hatırlarsınız. Kâbe’mizdeki mukaddes suyun kaynağını kirletmiş, o yüzden Ziya Paşa, “Bevval-i Çah-ı Zemzem’i lânetle anar halk” diyen ünlü mısraını söylemiştir. Yani halk dine, peygambere, dinlere, mukaddeslere karşı olan her çirkefliği, her âdiliği, her istismar yutturmaca ve aldatmacayı lânetle, belâ okuyarak anmıştır. Yani böyle herhangi bir iğrençlik ve düzenbazlık karşısında bütün Müslümanlar çileden çıkmıştır. Kirleteni, kandıranı dini bozmak için dinden çıkarak dini kullananı kınamıştır. Allah’ın belâsı ve insan oğlunun düşmanı saymıştır. Sözü nereye götürmek istediğim anlaşılıyor. İşte ümitle girdiğimiz yeni binyılın başlangıcında, korkunç barbar bir cinayet çetesi (yeniden) inanılmaz vahşetleri ile ortaya çıkıyor. Bir aydan beri TV’lerimiz, gazetelerimiz, beyanatlar, sohbetler, çocuklarımızın kâbusları hep o canavarlıklarla dolu. İnsanlıktan çıkmışlar. Allah’ın bir yaratığı olmaya bile yakışmıyorlar. Dünya ekranlarında dahi, fakir mazlûm milletimize “vahşi” dedirtmek görevi almış gibiler. Âdi mahlukların her güzel kavramı veya iyi niyeti kendilerine yakıştırmaları gibi bu kanlı haramilerin de kendilerine verdikleri isim: Hizbullahmış. Oysa, kurban olsunlar, Hizbullah’a. Kur’an’da bu sıfat “Allah adına çalışanlar, O’nun bağlıları” olamaz bunlar. Olsa olsa “Hizb-i Şeytan” denebilir bunlara... Ama şeytan (İblis) da bu din ve insanlık katillerini kendinden sayar mı? Cesetlere ettikleri eziyetlerle, mezar halkını dahi ürperten canavarları İblisliğe bile kabul eder mi? Şimdi soruyorum, Türkiyemizin doğusunda, güneyinde bu din düşmanlarını tutan, öven, seven “iyi etmişler” diyen bir cemaate rastladınız mı? Aksine onlardan tiksinmeyen, lânetlemiyen bir grup bulamazsınız. Aldatılmış, korkutulmuş birkaç meczubu, tabii saymazsanız. Madem ki milletimiz, dünyadaki bütün bunlardan tiksiniyor. Madem ki % 99’u Müslüman halkımız Hizbullah denilen bu belalı mücrimlerden tiksiniyor, siz de bu millet gibi davransanıza, onlara Müslüman filan değil sadece kiralık katil gözüyle baksanıza. Eşkıyanın dini imanı olur mu? Özellikle TV’deki, gazetelerdeki, politik alandaki, bazı insanlara soruyorum: Hizbullah’ı dinle, İslâmla, Şeriat’la neden karıştırıyorsunuz. Ana babaların ümidi, gururu olarak sizi yetiştiren, bu Müslüman millete neden düşmanlık ediyorsunuz? Falan filan politikacıya rekabet veya kıskançlığınızı veya göze girme hırsınızı tatmine mi çalışıyorsunuz? Bunu yaparsanız siz de Hizbullah’ın benzeri din-devlet-millet hayini olmaktan kurtulamazsınız.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT