BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Resmî görüş”lü vatandaş

“Resmî görüş”lü vatandaş

Türkiye’nin dört bir bucağını gezdim. Hâlâ da geziyorum. Bugüne kadar ne aidiyetimden, ne de sahip olduğum etnik kimlikten dolayı bana yan bakan olmadı. Niye baksınlar ki, hepsi adam gibi adam. Bölge farkı gözetmeden söylüyorum, hepsi sıcakkanlı. Yürekleri insan sevgisiyle dolu. Batılı insanı ne ise Doğulu da o! Hakeza Güneyli ile Kuzeyli, onlar da öyle; aralarında hiç fark yok. Hepsi candan. Hepsi iyi niyetli. Sadece bana da değil bu hüsnükabul. Herkes için geçerli. Yeter ki sen iyi niyetli ol.



Türkiye’nin dört bir bucağını gezdim. Hâlâ da geziyorum. Bugüne kadar ne aidiyetimden, ne de sahip olduğum etnik kimlikten dolayı bana yan bakan olmadı. Niye baksınlar ki, hepsi adam gibi adam. Bölge farkı gözetmeden söylüyorum, hepsi sıcakkanlı. Yürekleri insan sevgisiyle dolu. Batılı insanı ne ise Doğulu da o! Hakeza Güneyli ile Kuzeyli, onlar da öyle; aralarında hiç fark yok. Hepsi candan. Hepsi iyi niyetli. Sadece bana da değil bu hüsnükabul. Herkes için geçerli. Yeter ki sen iyi niyetli ol. Haaa, bölgeler arasında hiç mi yok; derseniz, eh var tabii. Fakat, ufak tefek farklılıklar bunlar. Kimi fazlasıyla gururlu... kimi çabuk tutuşan cinsinden... kimi mukallit... kimi şakacı... ama hepsi güler yüzlü ve sempatik. Anadolu insanı, başka türlü olamaz zaten. Hele Doğu‘ya doğru gidince buna bir de nüktedanlık eklenir ki, o da ayrı bir haslet. Bunların hepsi güzel, hepsi hoş şeyler. Kötü olan ne biliyor musunuz? İnsanların kafalarının ardında farklı düşünce taşımaları. Çift fikirli olmaları yani! Üzerinde durulması gereken en önemli mesele bu. Adamın bir “resmî” görüşü var... bir de kendi görüşü. Neden? Analiz edilmesi gereken husus bu. Gerisi fasa fiso. Yoksa, teferruatla uğraşırken esas elden kaçar. Ki, bu ancak, kötü niyetlilerin ekmeğine yağ sürmek olur. “Resmî Görüş!” Maske gibi bir şey. Tanınmak istemeyenler takar maskeyi. Türk halkının en büyük derdi, sıkıntısı bu. Gerçek yüzünü göstermekten korkuyor! Hani demokrasi?!! Bu hâl sadece Kürt kökenli olan ahaliye mahsus da değil haaa. Ben istisnayım diyenin dahi var bir endişesi. “Resmî Görüş!” kafanın arka yerinde gizli duruyor. Bürokrat mı gördün? Çıkar söyle! Polis mi gördün? Çıkar söyle! Siyasetçi mi gördün? Çıkar söyle. Neden böyle bu? Belli. Bürokrat gelmiş, ahaliye kendine göre bir şey dayatmış çünkü. Asker gelmiş kafasına göre kural koymuş. Siyasetçi gelmiş çıkarları doğrultusunda kriterler oluşturmuş... Onun için diyorum ya zaten. “Demokratik Açılım” için kolları sıvayanların en fazla dikkat etmesi gereken husus bu, diye. Fertlerin, aşiretlerin, cemaatlerin, örgütlerin neden “resmî” görüşü var? Kafalarının ardında bir ur gibi neden taşıyorlar bunu... Bir insan durup dururken resmî görüşlü olmaz ki! Bir sebebi olmalı. Bunun altında yatan gerçeği bulan, meseleyi çözmüş olur. Hem de kökünden. İçişleri Bakanı Beşir Atalay iyi niyetli bir insan. Bu meselenin üzerine samimiyetle gittiği belli. Fazla bir şey yapması da gerekmiyor aslında. Halkın sırtına yüklenen ağırlığı kaldırsın yeter. Baskı ve dayatmalardan kurtulan ahali, kendi yolunu bulur ve kardeşçe yaşama nasıl olurmuş, dünya âleme gösterir; hem de en âlâsından. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Halkın birlikte yaşama geleneği var zaten. Dediğim gibi bürokratlar ve kendine “kurtarıcı” süsü veren menfaat çeteleri bozdu bu ahengi. Halk, ister istemez gerildi. Son 100 senede etle tırnağı birbirinden ayırmaya kalkıştılar. Son 25 senede de terör estirdiler. Tutmadı. Tutmaz da. Yeter ki, o “soysuzları” cesaretlendiren Anayasa maddeleri ayıklansın. Hele bir de güç aldıkları “ağa babaları” sistem dışına çıkarılsın. Halkın arasında ne geçimsizlik kalır, ne de huzursuzluk.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT