BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çocukluğa imrenmek

Çocukluğa imrenmek

Biz çocukluğumuzda, büyüklere imrenirdik. Şimdiki çocukların da öyle olduklarını tahmin ediyorum. Biz çocukken, zaman bir an önce geçse de büyüsek diye düşünürdük. “Ah bir büyüsek, ah bir büyüsek” diye, ne büyük sabırsızlık içindeydik öyle. Heyhat ki heyhat, zaman ilerledi, yaş kemale erdi, istekler de tersine döndü.



Biz çocukluğumuzda, büyüklere imrenirdik. Şimdiki çocukların da öyle olduklarını tahmin ediyorum. Biz çocukken, zaman bir an önce geçse de büyüsek diye düşünürdük. “Ah bir büyüsek, ah bir büyüsek” diye, ne büyük sabırsızlık içindeydik öyle. Heyhat ki heyhat, zaman ilerledi, yaş kemale erdi, istekler de tersine döndü. Şimdi “ah çocukluk dönemime tekrar dönebilsem” diyorum. Tekrar çocuk olmayı istemek, garip ama gerçek. Çocukluk dönemine özlemden dolayı, bütün çocuklara imrenerek ve gıpta ederek bakıyorum. Tek kahramanlarım, hayatta tek imrendiğim varlık, çocuklar. Dünyada, çocuklar kadar güzel, çocuklar kadar hoş hiçbir varlık mevcut değil. Allahım ne güzel yaratmış. Yaşadıkça daha iyi anlıyorum; insanın hayat çizgisi üzerinde çocukluk kadar güzel, çocukluk kadar hoş bir zaman dönemi asla mevcut değil. Çocukluğu zorluk içerisinde geçen kişilere sorsanız bile, şimdiki hâliyle geçmişteki hâlini kıyasladığında, “ah çocukluğum ah” diyecektir. Bu düşünceler içinde, çaresizce şöyle haykırıyorum: Ah bir çocuk olsam. Ah bir çocuk olsam. Sesim dışarıya yansımıyor, haykırışım kâlbimin derinliklerine doğru. Haykırıştan kâlbim parçalanacak gibi. Bu haykırışlar içindeyken, kendi kendime, “sızlanman, hayıflanman boş be Ahmet” dedim. “Tekrar çocuk olmak mümkün değil be Ahmet” dedim, üzüldüm, mahzun oldum. Ancak, birden hüznüm sevince dönüştü. Niye mi? “Tekrar çocuk olmak mümkün değil, ama çocuk kalmak mümkün” dedim. Nasıl mı? İslam’ın emirleri doğrultusunda yaşamak, sırat-ı müstakimde yürümek mümkün mü? Evet mümkün. Öyleyse, hayat boyunca çocuk kalmak da mümkün. Böylelerine biz ne deriz? “Günahsız ve masum” deriz. Çocuklara ne deriz. Onlara da “günahsız ve masum” deriz. Masum ve günahsız kalmayı başardın ise, çocukluğa gıpta etmeye de gerek kalmaz. Çocuklar, çocukluklarında vefat ederlerse, Cennet’e giderler. Çocuklar Cennet’te “cennet kuşu” olurlar. Çocuk ve cennet, birbirine yakın, ahenkli ve uyumlu iki kelime. Bu iki kelimenin yanına ayrı ayrı, başka hangi kelimeyi getirirseniz, getirin, bu uyumu, bu ahengi, bu yakınlığı sağlayamazsınız. Çocuk gibi masum kalan, günahsız olana da öyle. Çocuklar masumdur, günahsızdır ve bu özelliklerinden dolayı, çocuk yaşta vefat edenler, “cennet kuşu” misali doğrudan cennete girerler, Allah’ın izniyle. Masum kalan, günahsız olan her insan böyle. Bize düşen çocuk gibi masum ve günahsız kalmaktır. Günahsız ve masum insan, büyüse de hep çocuk kalmıştır. Tekrar çocuk olmak mümkün değil, ancak bu mübarek ramazan ayını da fırsat bilerek, vecibelerimizi tam yerine getirerek ve hayır işleyerek her zaman çocuk kalmak mümkündür. Böylelikle çocuk ve cennet arasındaki bağ, bizim için de kurulacaktır. Ahmet Sandal >> Trafik polisini kutluyorum Bir arkadaşım ehliyetini kaptırdı, 6 ay boyunca araç kullanamayacak. Kendini arabaya kilitlemiş, alkolmetreyi üflememek için büyük terbiyesizlikler yapmış önce... Arkadaşım daha sonra “Neler yapıyorum ben” diyerek alkolmetreye üflemiş ve ehliyetini polise teslim etmiş. İstanbul’da Trafik ekiplerinde görevli polisler, son günlerde, yeni Emniyet Müdürü Sayın Hüseyin Çapkın’ın tam desteğiyle, alkollü sürücülere kesinlikle göz açtırmıyor. Çok da iyi yapıyorlar. Eğlence mekanları önünde tedbir alarak, alkol kontrolü yaparak “Trafik canavarı” adaylarını engelledikleri için İstanbul’da trafik ekiplerinde görevli polisleri kutluyorum... İstanbul gibi bir metropolde, Trafik polisi olarak görev yapmak hem çok zor, hem de mangal gibi yürek ister.. Bu arada; “polis maaşlarında iyileştirme” sözünün de bir an önce icraata dönüşmesini temenni ediyorum.. Halis Kahraman-İSTANBUL >> İşçi emeklisi mağdur ediliyor Sayın Başbakan’ın dikkatine; Ben bir işçi emeklisiyim. Yaptığınız icraatları, hele sağlık alanında getirdiğiniz yenilikleri takdirle karşıladım. Ama işçi emeklilerine verdiğiniz zamlar için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Memur emeklisi ile bizim aramızda yapılan ayırımı da kabullenemiyorum.Biz emeklilerin çoğu mağdur durumda, bir kısmımızın çarşıya çıkacak takati kalmadı. Hasta olduk, tansiyonumuz çıktı, sesimizi bir türlü duyuramıyoruz. Lütfen mağduriyetimizi görün ve gereğini yapın artık... Bir işçi emeklisi-ADAPAZARI >> SayınBaşbakanım yolunuza devam edin Sizden, sade bir vatandaş, bir anne olarak rica ediyorum; yolunuza devam ediniz. Güzel işler yapıyor, çok dua alıyorsunuz. Muhalefete de seslenmek istiyorum; lütfen fikir, iş üretin; yapılan her güzelliğe engel olmayın. Böyle devam ederseniz, bu millet sizi tamamen sandığa gömer, haberiniz olsun. Bazıları ne zaman faydalı şeyler yapacak, iyi şeylere mani olmayacak, çok merak ediyorum... Hacer Pamuk-MALTEPE >> Hayallerimize kimse engel olmasın Geçen gün Türkiye gazetesindeki Serbest Kürsü’de, meslek liseleriyle ilgili yazıda çok güzel noktalara değinilmiş. Ben, Anadolu Denizcilik Meslek Lisesi son sınıf öğrencisiyim. Ve subay olmak çocukluk hayalim. Amma velakin meslek liselerinden Harp Okulları’na öğrenci alınmıyor. Ben bu olaya çok karşıyım. Bildiğim kadarıyla İmam Hatip Liseleri yüzünden. Bence bu konuda da meslek liselerinin önü açılmalı. Hayalimden alıkonulmak istemiyorum. Sizden tek isteğim, bunları da kamuoyuna yansıtmanız... Ersin Alp
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT