BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Okul kayıtları

Okul kayıtları

Milli Eğitim Bakanımızın dikkatine; Bu sene İlköğretim okulu kayıtları, veli okula gitmeden, nüfus kaydı adresine göre, otomatik olarak yapıldı. Bu uygulama, kayıt sırasında, okul kapısında çile çeken vatandaşlar için inanılmaz kolaylık ve devrim niteliğinde. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.



Milli Eğitim Bakanımızın dikkatine; Bu sene İlköğretim okulu kayıtları, veli okula gitmeden, nüfus kaydı adresine göre, otomatik olarak yapıldı. Bu uygulama, kayıt sırasında, okul kapısında çile çeken vatandaşlar için inanılmaz kolaylık ve devrim niteliğinde. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Her uygulamada olduğu gibi, bu uygulamada da eksik görülen ve düzeltilmesi gereken konular var diye düşünüyorum. Bunları şöyle sıralayabiliriz. 1- Şehit ve gazi çocukları ile özel okula kaydedilecek öğrenciler için adres şartı aranmazken, öğretmen çocukları için böyle bir ayrıcalık tanınmamış. İstanbul gibi bir şehirde, öğretmenin ekonomik şartları sebebi ile, genellikle çalıştıkları okulun bulunduğu adrese yakın ikamet edememeleri, bazen ayrı ilçelerde ikamet etmeleri, büyük problem oluşturuyor. Öğretmenlerin genellikle eşleri de çalışıyor. Mesela, benim görev yaptığım okulda, 2 erkek 7 bayan öğretmenin çocukları birinci sınıfa başlayacak. Erkek öğretmenlerden biri eşinden ayrılmış, çocuğu kendisi ile kalıyor. Birinin eşi de aynı ilçede öğretmen, fakat başka ilçede ikamet ediyorlar. Bayanların ise tamamının beyleri çalışıyor. İki bayanın eşleri ise işleri gereği genellikle şehir dışına seyahat ediyor. Bu öğretmenlerin, çocukları için özel bakıcı tutmalarından başka çareleri yoktur. Öğretmenlerin gelirleri ve İstanbul’da hayat tarzları farklı. Bu sebeplerle, öğretmen çocukları, en azından kendi çalıştıkları okula kayıt olabilmeli. 2- Birçok aile bir şekilde çocuklarının birini veya birkaçını, ikameti dışında bir okula kayıt yaptırmış. Şimdi bu sene okula başlayacak çocuğunun kaydını kardeşlerin bulunduğu okula yaptıramıyor. Baba çalışıyor, genellikle anneler de çalışıyor. Anne çalışmıyorsa, genellikle çocuğunu okula kendisi götürüyor. Anne, iki ayrı okula, aynı anda çocuğunu götüremeyeceğine göre, bu durumda veli servis ve bakıcı parası verecek, bu da ayrı bir külfet. 3- Kayıtlar dışında, bu sene Milli Eğitim Bakanlığı Müfredat Laboratuvar okulları dışındaki, etüt sınıflarını kaldırdı. İstanbul’da genellikle anne ve baba çalışıyor. Çocukları dersten sonra okulun etüdüne devam ediyor. Öğretmen için de 3-5 gelir oluyordu. Şimdi çocuk özel etüt merkezlerine gidecek, veli çocuk için ayrıca servis parası da ödeyecek. Ayrıca, özel etüt merkezlerinin ücretleri, okuldaki etüdün kat kat fazlası. Böylece, öğretmen gelirinden olurken, velinin masrafı da katlanarak artacak. 4- Okullarda açılacak “Yetiştirme Kursları”nın da kaldırılacağı söyleniyor. Bu da öğretmenin gelirlerini azaltacağı gibi, dershaneye giden öğrenci sayıları ile birlikte velilerin külfetini de kat kat artıracak, servis de cabası. Yani Milli Eğitim iyi şeyler yaparken, mevcut iyileri korumak yerine, yok etmekte ve velinin külfetini artırmaktadır. Bir de, Kurslarda en yüksek devlet memuru kriteri değiştirilmelidir. Örneğin Kurslara katılan hizmetli en yüksek devlet memuru maaşının % 50’sinden fazla alamaz diyor. Bir hizmetli Cumartesi ve Pazar günleri haftada 8 gün geliyor aldığı ücret 270 TL, günlük 33.75 TL bu da haksızlık bunlara bir çözüm bulunması dileğiyle... > Bir Öğretmen Araç muayeneleri ve bizdeki gariplikler! Biliyorsunuz araç muayeneleri özelleşti. İstasyonlar kuruldu ve iyi de para kazanıyorlar. Gözümüz yok. Ama, o kadar çok şikâyet var ki, saymakla bitmez. Ben ise kendi başımdan geçeni anlatayım... Aracı alıp götürdüm. Sıfır araç. Aleti taktılar, dinlediler, oradan mıngır buradan tıngır, şuradan vırvır, burada da fısır fısır var, git düzelt getir dediler. Neyi? Dedim, söyledik ya kardeşim, git bunları hallet getir. Yahu be birader daha yeni aldık, bunun neyini düzeltsek? Uzatma be birader, git düzelt gel. Geldim servise. Servistekiler, abi valla ilk sana olmuyor, herkes böyle, ne yapacağımızı şaşırdık, gibi şeyle söylediler. Bu, oradan mıngır buradan tıngır, şuradan vırvır, burada da fısır fısır var git düzelt getir dediklerinin hepsi bozuk yollardan, delik deşik edip, berbat hale getirdikleri yollardan kaynaklanıyor. Vatandaşın kusuru, günahı yok yani. Aracın ise hiç yok. Şimdi son zamanlarda sıfır kampanyalar ile milletimiz elindekini hep yeniledi. Ve AB standartlarında araçlar ile yollarda gidiyoruz. Çok azdır, çürük çarık araç. Zaten 10 yılı aşmışa ve 20 yılı aşmışa devlet çok dikkat ediyor gerekeni yapıyor. Adam aracı alırken, yenilerken dünya vergi vermiş, KDV, ÖTV gibi... Araçlar AB standardında. Araç muayeneleri AB standardında... Peki, yollarımız AB standardında mı? Nerede? Vatandaşa yazık değil mi? Sürekli ufak tefek ayrıntı ve arıza için insanlar geri çevrilir mi? Bu keyfiyet niye? Bu vatandaş bunu hak etmiyor. Düzeltin bu işi kardeşim. > Mustafa Göktaş
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT