BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Heper: Kırmızı çizgiler korunmalı

Heper: Kırmızı çizgiler korunmalı

Prof. Heper, Türkiye’nin kırmızı çizgilerinden vazgeçmemesi gerektiğini ifade ederek, “Kürtlerin büyük bölümü zaten ayrılmak istemiyor” dedi



Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Heper, Türkler ve Kürtlerin yüzyıllardır birlikte yaşadığını hatırlatarak, “Türklere Kürtlerden daha iyi muamele edildi denemez. Bu iki grup da diğerlerine göre birinci sınıf vatandaş gibiydi çünkü ikisi de Müslüman’dı” dedi. Hukukçu ve siyaset bilimci Prof. Metin Heper, hükümettin yürüttüğü demokratik açılım sürecini gazetemize değerlendirdi. 1920’lerin başından bugüne kadar zaman zaman ‘Kürt sorunu’nun Türkiye’ye çok pahalıya mal olduğunu vurgulayan Heper, bu süreçte mutlaka bir konsensüsün sağlanması gerektiğine dikkat çekti. KAMUOYU İKNA EDİLMELİ Hükümetin ortaya somut bir öneri koymadan tüm toplum kesimlerinin görüşlerini almasının doğru bir yaklaşım olduğunu belirten Heper, “Bu konuda ilk önce psikolojik ortam oluşturmak önemli” dedi. Demokratik açılım sürecinde Türkiye’nin “kırmızı çizgileri”nin aşılmaması gerektiğine dikkat çeken Heper, “Kürtlere siyasi hak vermek Türkiye’yi böler. Bu meseleyi hallederken, sınırlar yeniden çizilsin denmemeli. Kürtler ve Türkler çok uzun yıllar birlikte yaşadılar. Onlar Kıbrıs’taki Türkler ve Yunanlılar değil. Kürtlerin çok büyük bölümünün de zaten ayrılma gibi bir problem yok” dedi. PKK SİLAH BIRAKMALI Heper, teröre son verilmedikçe demokratik açılım konusunda hiçbir şey yapılamayacağını belirterek, bu kapsamda terör örgütünün öncelikle silah bırakması gerektiğini söyledi. Heper, “Ordu silahını bırakamaz, örgüt bırakmalı, bunun milliyetçilikle ilgisi yok. Bütün ülkelerde böyle. Dağa çıkmalarının sebebi aş ve iş olmaması, insanlara iyi muamele edilmemesi. Kürtlerin hepsi devlet kurulsun demiyor. Ayrılalım referandum yapalım gibi şeyler son derece anlamsız geliyor” diye konuştu. ELEBAŞI İLE MÜZAKERE OLMAZ Heper, terör örgütünün başı ile müzakere yapılmasının da mümkün olmadığını ifade ederek, “Kürtler ayrı ulus olsun, meclis kursun... Bu haklar ancak sömürge ülkelerinde verilir. Birileri ‘kendi devletimizi kuracağız’ derse hiçbir devlet buna izin vermez” görüşünü dile getirdi. Osmanlı’nın hiçbir unsura karşı tavır almadığını hatırlatan Heper, “Devlet toplumun üzerindeydi. ‘Türklere Kürtlerden daha iyi muamele edildi’ denemez. Bu iki grup da diğerlerine göre birinci sınıf vatandaş gibiydi çünkü ikisi de Müslüman’dı” dedi. Tarihte çıkan isyanların Kürt milliyetçiliğine dayanmadığını kaydeden Heper, “İnkâr 1930’lardan sonra bir takım entelektüeller tarafından yapıldı” diye konuştu.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT