BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Açılımda son durum

Açılımda son durum

Güneydoğu ağırlıklı demokratik açılımın ana çizgileri ve ilk uygulamaları aşağı yukarı belirdi. Hiç değilse konuya âşinâ bulunanlar için böyle. Bununla beraber bu gibi reformların her adımında sürprizler beklenebileceğini, reform tarihçileri bilirler.



Güneydoğu ağırlıklı demokratik açılımın ana çizgileri ve ilk uygulamaları aşağı yukarı belirdi. Hiç değilse konuya âşinâ bulunanlar için böyle. Bununla beraber bu gibi reformların her adımında sürprizler beklenebileceğini, reform tarihçileri bilirler. Zafer Bayramımızın 87. yıl dönümüne ümitle giriyoruz. ABD ve Avrupa Birliği, Kürtler’e sempati ile bakıyor. Ama Kürt taleplerinin Türkiye’yi sıkıntıya sokmaması için özen gösteriyor. Esen havayı koklamakta çok tecrübeli olan Irak’ın Kürt cumhurbaşkanı kadîm dostumuz Talabani bile, PKK’ya terörden vazgeçmesi öğüdünü verdi. Avrupa Birliği dönem başkanı İsveç Dışişleri Bakanı Carl Bildt (Karl Bilt), İstanbul’da idi. Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un Zafer Bayramı mesajında söylediklerinin AB görüşü ile çelişmediğini beyan etti. Önemli vurgulamadır. AB için Türkiye’nin bütünlüğü ve istikrârı önemlidir, açılım bu ilkelere uymalıdır dedi. Türkiye’ye değil Kürtler’e hitab ettiği açıktır. Aynı zamanda Fransa gibi Kürtler’e olmayacak hayaller telkininde bulunan Avrupalılar’a uyarıdır. AB’nin akıllı, tarih şuuruna ve devlet tecrübesine erişmiş dönem başkanı, Avrupa’nın PKK için yargı yetkimize karışmayacağını, görüş bile bildirmeyeceğini söyledi. Her Avrupa devletinin kendi bünyesine göre üniter devlet yapısını bozmadan farklı diller konuşan vatandaşlarına kültürel haklar verdiğini vurguladı. Bizim bu sütunda yıllar boyu yazdığımızın tıpkısının aynısıdır. Zira hem halkımız, hem bürokrasimiz, statükoyu savunur. Reformlara, yenileşmeye, değişime karşıdır, dirençlidir. Nefret eder, yapılmaması için insan bile harcar diyebilirim. Tarihimizde o kadar feci misali var ki... Maalesef... Ama nasıl 1856 Paris Anlaşması, 1945 Birleşmiş Milletler, 1952 NATO şartlarına adapte olmuşsak, AB kriterleri budur diyerek, mütereddit veya karşı vatandaşlarımızı ikna etmek, çok daha kolaydır. Sultan Mahmud ve Atatürk metodları ile reform yapmak bu yüzyılda mümkün olmadığına göre...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT