BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kıyak veto edilmeli

Kıyak veto edilmeli

Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, kamuoyunda “kıyak emeklilik” olarak bilinen temsil tazminatının hakim ve savcılar arasında farklılık meydana getirdiğini belirterek Cumhurbaşkanı tarafından veto edilmesini istedi.



Yargıtay Büyük Genel Kurulu, emekli milletvekilleri ile bazı bürokratlar ve üst düzey yargı mensuplarına temsil tazminatı ödenmesini öngören yasaya tepki gösterdi. Yargıtay Büyük Genel Kurulu, dün “ivedi ve olağanüstü” bir toplantı yaptı. Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, yaklaşık 1.5 saat süren toplantıdan sonra, Genel Kurul’un oybirliğiyle aldığı kararı, Yargıtay birinci başkanvekilleri İsmet Arslan ve Mater Kaban ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş’ın da hazır bulunduğu bir basın toplantısıyla açıkladı. Açıklamada, söz konusu yasanın 5. maddesi ile temsil tazminat miktarlarını belirleme yetkisinin Bakanlar Kurulu’na bırakıldığı hatırlatılarak şöyle denildi: “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın başlangıç bölümünde kuvvetler ayırımının devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, üstünlüğün Anayasa ve kanunlarda bulunduğu, 6. Maddesi’nde, egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olup, yetkili organlar eliyle kullanıldığı, 7., 8. ve 9’uncu maddelerinde de bu yetkili organların yasama, yürütme ve yargı erkleri oldukları vurgulanmaktadır. Anayasa’nın 9. Maddesi, yargı yetkisinin Türk Ulusu adına bağımsız mahkemelerce yerine getirileceğini, 138. Maddesi, özellikle yasama ve yürütme karşısında yargının bağımsızlığını, 140. Maddesi, hakim ve cumhuriyet savcılarının özlük işlerinin yargı bağımsızlığı ve hakimlik güvencesi esaslarına göre mutlaka yasa ile düzenleneceğini öngörmektedir. Görüldüğü üzere, hakim ve cumhuriyet savcılarının özlük işleri çerçevesinde kalan temsil tazminatının, öbür kamu görevlilerininkinden ayrı bir yasa ile düzenlenmemesi erkler ayrılığı ve erkler arası eşitlik ilkelerini çiğneme pahasına ve üstelik yargıç ve savcılar arasında farklılık meydana getirecek biçimde, bütün yargının alın yazısının yürütme organına teslim edilmesi, Anayasa’nın yargı bağımsızlığını vurgulayan 9., 138., 140. ve 176’ıncı maddeleri ile başlangıç bölümüne kesinkes aykırı düşmektedir. Yasama, yürütme ve yargı erkleri arasındaki maddi ve manevi eşitliğin sağlanması hem ilkelere dayanan bir devlet ve hem de hukukun dışında yol gösterici tanımayan yargı mensupları için bir onur sorunudur. Bu sorunu, tam demokratik yaşamı uygulamaya yansıtmış olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yıllar önce çözmüştür. Bu durum karşısında: 1-Sayın Cumhurbaşkanı’nca yasanın veto edileceği ya da Anayasa Mahkemesi’ne götürüleceği umuduyla, yargı mensupları için erkler arası eşitlik ilkesi gözetilerek, bugüne değin savsanmış olan özlük haklarına ilişkin özel yasanın Anayasa’nın 140. maddesi uyarınca tez elden çıkarılması zorunludur. 2-Önemle belirtelim ki, anılan yasa yürürlüğe girdiği ve Anayasa’nın 140’ıncı maddesi uyarınca yargı mensuplarına ilişkin özel yasa çıkmadığı takdirde, Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nca durum yeniden değerlendirilecek ve tüm yasal girişimlerde bulunulacaktır. 3-Yukardaki hususlar, daha önce Sayın Cumhurbaşkanı başta olmak üzere bütün yetkililere Yargıtay Başkanı’nca duyurulmasına karşın, yasama organınca söz konusu yasa metni olduğu gibi benimsenmiştir.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT