BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türk zaferlerinin toplandığı ay

Türk zaferlerinin toplandığı ay

Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye terfi edenleri ve yeni görevlerini tebrik ile başarılar diliyorum... Ağustos ayı Malazgirt Zaferinden beri; Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde hep zaferlerle dolu dolu geçmiştir... Malazgirt’le birlikte; Anadolu Türk milletine daimi vatan olmuştur. 200.000 kişilik Bizans ordusu, 60.000 kişilik Sultan Alparslan ordusuna kesin şekilde yenildi...



Türk Silahlı Kuvvetlerinde bir üst rütbeye terfi edenleri ve yeni görevlerini tebrik ile başarılar diliyorum... Ağustos ayı Malazgirt Zaferinden beri; Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde hep zaferlerle dolu dolu geçmiştir... Malazgirt’le birlikte; Anadolu Türk milletine daimi vatan olmuştur. 200.000 kişilik Bizans ordusu, 60.000 kişilik Sultan Alparslan ordusuna kesin şekilde yenildi... Türklüğü Anadolu’dan kovmaya gelen Bizans İmparatoru, Türklere esir düştü ve tahtını kaybetti... Çaldıran ve diğer Türk zaferleri de ağustosta nasip oldu. Osmanlı devleti yıkılırken; Avrupa’nın müstevli devletleri, Türk’ün Anadolu’daki ocağını yakmaya kalktılar. Ama bu necip millet, en son “Büyük Taarruz”la birlikte, zalimleri denize dökerek, güzel vatanımızı kurtardı. 26 Ağustos 1922’de Ulu Önder Atatürk’ün emri kumandasında başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustosta kesin bir zafere dönüştü. Bu asil milletin şanlı İstiklal savaşı, önemli bir dönüm noktasını aşmıştı. Artık yokuşlar bitmişti. 1921 Sakarya Harbi öncesi, İngiliz ataşesini, Ankara’da vereceği zafer balosuna davet eden Yunan Kralı, Sakarya ile neye uğradığını anlayamadan ülkesine kaçıp, komuta kademesinde büyük değişiklikler yapmaya mecbur kaldı. Kendi yaveri Haci Anesti’yi, kumandanlığa getirerek, Yunan Silahlı Kuvvetlerini siyaset batağına iyice batırdı... 30 Ağustos hezimetleri ile birçok general ve subayı da-rağacına yolladı. Meşhur generalleri Trikopis, yaverini göndererek; Türk tümen komutanından kendisini esir almalarını istedi. Albay Halid Atmansü, Trikopis’e, neden teslim olmaya ihtiyaç hissettiğini sorduğunda, Trikopis’in cevabı çok ibretliktir: “Ordumuz yenilmeye başlamıştı. Bilecik, Bursa üzerinden Mudanya yoluyla kaçabilecektik. Ancak, Yunanistan’a vardığımızda, bu yenilgiyi kimseye izah edemeyip ve belki de kurşuna dizileceğimizi bildiğimizden, canımızı kurtarmak için, size teslim olmaya karar verdik...” Hiçbir Türk subayı ve silahlı kuvvetler personeli, Türk tarihinde böyle aşağılık bir düşünce ile hareket etmemiştir. Ordumuzun elbette dünyada eşi yoktur. Ve milletimizin göz bebeğidir. Bizlere bu vatanı, hayatları pahasına miras bırakanları rahmetle anıyorum...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT