BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Teşekkür

Teşekkür

THY’nin 25 Şubat’ta Amsterdam’da düşen uçağında Cüneyd Er’in ağır yaralı olarak kurtulduğu haberinin işitildiği andan itibaren gösterilen teveccühe teşekkürden aciziz. Dizi yazıda bazı dost isimleri geçti. Gönül konulmasından kaygılanırız. Ama teşekkür edilmesi gereken o kadar çok insan var ki tek tek sayılamaz...



THY’nin 25 Şubat’ta Amsterdam’da düşen uçağında Cüneyd Er’in ağır yaralı olarak kurtulduğu haberinin işitildiği andan itibaren gösterilen teveccühe teşekkürden aciziz. Dizi yazıda bazı dost isimleri geçti. Gönül konulmasından kaygılanırız. Ama teşekkür edilmesi gereken o kadar çok insan var ki tek tek sayılamaz... Almanya’da Murat Kurt diye bir kardeşimiz vardı, unutmak mümkün değil. Dört çocuğu ve eşiyle saatlerce yol alarak ziyaretimize geliyorlardı. Hem memnun oluyorduk, hem endişe ediyorduk. Hollanda’da Ahmet Turan isminde bir vatandaşımız vardı. 35 yıldır Hollanda’da olduğu halde dillerinden 35 kelime öğrenmemiş. Vatan hasretiyle dolu saf bir orta Anadolu insanı. Dost bir insan. Her hafta ziyaretimize gelen bir Ahmet Ulaş vardı, teşekkür ediyoruz. Bir Ökkeş Eruslu vardı. Hayatı, hakikaten roman. Antep şîvesini dinlemek isteyen ona gitsin. Anlatmasına bayılırsınız. İlk gençliğinde rahatsız edilen bir Hollandalı kızı kaçırma hikâyesini unutturmazsanız sizlere anlatmak isteriz... Veyis Ersöz’ü unutur muyuz? Avrupa Hür Demokratlar Birliği Hollanda temsilcisi. Sık ziyaretimize geldi, teşekkür ediyoruz. Bir Mustafa Duru vardı, dupduru bir genç. İhlas Koleji mezunu. Eşi Emel’le beraber bizi bırakmadılar. Bilhassa Mustafa, Ömer’i Emel, Nedret Hanımı yalnız bırakmadılar, çok teşekkür ediyoruz. Bunlar ve birçok benzer kıymetteki insanı nasıl unutulur? Dr. Erkan Gümüş, sık sık geç saatlere kadar yanımızdaydı. Bir gün-anne, baba ve kız kardeşini de getirdi. O babanın bir delikanlı olarak geldiği Amsterdam’da ‘60’lı yıllarda cami yaptırma olayı başlı başına bir hikâye. Oralarda ne hikâyeler, ne film konuları var. Bizim edebiyatçılarımız, filmcilerimiz kendi insanımıza daha yakın olmalı. Sayılacak, daha nice isim var. Öğretmen Tahsin ağabey, yerli değerler üslubuna malik mümtaz bir beyefendi. Ergün kardeşleri, o yaşına rağmen kalkıp ülkelerarası yol kat eden babaları Ali amcayı, baba-oğul Minarecileri, sevgili Fatih Hekimoğlu’nu İhlas semaveriyle bizi AMC’de çaysız bırakmayan Köln’den Nuri Arvas’ı, Rotterdam’dan Bahri-Ahmet-Halil-Hatip ismindeki pırlanta dört genci, İHA Amsterdam çalışanı Mümin Çelik ve ailesini, nasıl unuturuz? “Sen bilmezsin ama biz seni çok seviyoruz” diyen Hollanda’dan Nurullah Arvas’ı unutmak bir yana özlememek elde değil Türkiye’den kardeşi, kardeşimiz İnan Arvas’ı da. Teşekkürler, dualarımızı saran bir atlas kumaş, bizi derinden sarsan sessiz gözyaşlarıyla edilmiş dualar... Kahire’den Seyyide’t Nefise Hazretlerinin komşusu Tarık Abdülcelil, Sidney’den Vedad Sezer, Londra’dan Hüseyin Aslan ve Mustafa Toker. Cüneydimizi hem Amsterdam’da ve hem de Washington DC’de ziyaret eden Kazakistan’dan Abdullah İsmetullahyev, İsviçre’den gelen Musa Acar ve arkadaşları bulundukları yerde teşekkürlerimize, dualarımıza yansıtıcı olsunlar isteriz. Bugünlere dualarla geldik. Fakat menzile çok var.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT