BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Ramazan sofraları

Ramazan sofraları

Ramazan ayı, Müslümanlar için özel bir ay... Günümüzde, modern hayatın şartlarına uygulayarak yaşıyoruz ramazanı... İftar sofralarının zenginliği ise evin bütçesiyle orantılı tabii...



Bu ay yemek içmek açısından da paradoksal bir özellik gösteriyor. Bünyenize, gün boyu insan hayatının en gerçek, gerekli ihtiyacını, en büyük zevklerinden biri olan damak keyfini yasaklıyorsunuz. Ama, akşam olup, iftar saati gelince, masamızı her tür lezzetli yiyecekle donatıyoruz. Kısacası, bütün gün açlık, susuzluk çeken bedenimizi, midemizi şımartıp ödüllendiriyoruz bir manada .. İftar sofrasının zenginliği de evin bütçesiyle orantılı. Bugün İstanbul’da her cüzdana göre mönü var. 5 yıldızlı otellerin, şık restoranların, orta halli restoranların, kebapçıların mönüleri aşağı yukarı aynı. Fiyatlar 30-40 TL’den başlayıp 200 TL’ye dayanıyor. Belediyelerin kurduğu iftar çadırlarına gitmeye, evde iftar sofrası kurmaya vakti olmayanlara ucuz alternatif mönüler var. Geçen gün, evime yakın bir alış veriş merkezinde, ucuz iftar mönülerine baktım. Bir simit, bir bardak çay da olabilir. Ama iftarın geleneksel ritüeline uygun bir kase çorba ile başlayan doyurucu, üstelik lezzetli mönüler gördüm. Mesela, otantik kumpir diye 5-6 masalık ufak bir yerde; Çorba-ızgara tavuk - ayran-mevsim salata - kemal paşa tatlısı 9.50 TL. McDonald’s da özel bir mönü hazırlamış. Mercimek çorbası, etli ya da tavuklu Mc Sandviç, patates kızartması, içecek ve keşkül 11.55 TL... ESKİ İSTANBUL’DA RAMAZAN! İstanbullu için ramazana hazırlık çok önceden başlardı. Bu yalnızca temizlik, kilerin eksikliklerinin tamamlanması gibi maddi hazırlıklar değil, manevi hazırlıkları da kapsardı. Eski ibadet borçlarının ödenmesi için kaza ve nafile namazları kılınır, borç oruçlar tutulurdu. Misafirler için çarşaf, yorgan, yatak, peşkir, havlu gibi eşyalar gözden geçirilir. Kilerin eksikleri alınır. Özellikle evin hanımının mutfak işlerini kolaylaştıracak yufka, reçel, erişte, çorbalık, kuru. Yemiş, kuru meyve, şerbetler, güllaçlar alınır ya da hazırlanırdı. Yoksul evlere, ramazan öncesi erzak gönderilir, iftara misafir çağırılırdı. Zengin evlerinin 30 gün boyunca, orta hallilerin ise 15. geceden itibaren iftar yemekleri vermeleri adettendi. Zengin konaklarında, iftara gelenlere “diş kirası” adıyla ufak hediyeler verildiği söylenir. İftar zamanı, oruç açmak için top atılır, kandiller yanar. Su ve iftarlıklarla oruç açılır, akşam namazından sonra yemeğe oturulur. İftarlıklar, evin zenginliğine göre zeytin, peynir, reçel, hurma idi. Namazdan sonra yeniden sofraya oturulur, çorba ile başlayan mönü yumurta, sebze ve et yemekleriyle sürer. Pilav ya da böreklerin yanında hoşaf, şerbet verilirdi. İftar sonrası yatsı namazı, müteakiben teravih namazı kılınırdı. 1900’lü yıllara ait bir iftar hatırası... Semih Mümtaz, İstanbul’un eski ailelerinden bir paşazade. Babasından dinledikleriyle, Sadrazam Keçecizade Faud Paşa’nın iftar sofrasını şöyle anlatıyor. “Sadrazam Fuad Paşa’nın Çubuklu’daki yalısında iftar sofraları bahçede hazırlanır, bahçede yemek yenir, bahçede namaz kılınırdı. Ağaçlar arasında mahyacıklar kurulurdu, güzel dualar güzel beyitler yazılırdı. ...Bahçede kurulan iftar sofralarında paşanın sofrası yirmi dört kişilikti. Beyefendilerin sofraları onikişer kişilikti ve yine onikişer kişilik dört sofra vardı. Sofraların sakız gibi beyaz keten örtüleri, peçeteleri, gümüş şamdanlardaki billur fanusların çeşitli renkleri, ayaklı antika yemiş tabaklarının ve sofra takımlarının letafeti, sofracıların tertip ve nezaketi, bahusus yemeklerin her bakımdan uyuşması, yüzlerce adamdan duydum hakikaten ferahlık verici idi.” SİZDEN GELENLER EBRU & EREN Minik okuyucumuz Eren Terzioğlu, kardeşi Ebru’ya standımızı gezdiriyor... AHMET TEKİN Zehra ve Lütfi Tekin çiftinin biricik oğlu 12 yaşına girdi... Nice yıllara... Mesajınız (...Mümin Günay’ın mesajı) KUTLU OLSUN Sevgili karıcığım Yeşim; Bugünkü 10. evlilik yıldönümümüz kutlu olsun... Hayatımın en zor günlerinde yanımda olduğun için teşekkür ederim... İyi ki varsın canım... Nice 10 yıllara... Tarifiniz (...Ulviye Kurt Hanım’ın tarifi) AVCI BÖREĞİ MALZEMELER: > 4 yufka > 4 yumurta akı > 300 gram kıyma > 3 kuru soğan > 1 yemek kaşığı biber salçası > yarım çay bardağı bulgur > 1 çay bardağı sıcak su > yarım su bardağı dövülmüş ceviz içi > 1 tatlı kaşığı tuz > 1 tatlı kaşığı karabiber > 1 su bardağı doğranmış maydanoz > 1 yumurta > Galeta unu HAZIRLANIŞI: Kıymayı soğanla kavurun, biber salçasını ekleyin. Bulguru ve suyu da ekleyip pişirin. Piştikten sonra ocaktan alıp ceviz, tuz, karabiber ve maydanozu ilave edin. 4 yumurta akını çatalla iyice köpürtün. Bir yufkayı düz bir zemine yayın. Üzerine fırça ile yumurta akı sürün ve ikiye katlayın. İki katlı yufkayı 8 eşit parçaya kesin. Her bir parçanın geniş kenarına kıymalı içten koyup sigara böreği sarar gibi -ama sigara böreğinden geniş olacak şekilde- sarın. Sardığınız yufkaları önce yumurtaya sonra galeta ununa bulayıp kızgın yağda kızartın ya da 200 derece fırında pişirin. Afiyet Olsun...
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 89898
    % 0.37
  • 4.8232
    % -0.22
  • 5.6284
    % -0.33
  • 6.3815
    % -0.47
  • 192.903
    % -0.91
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT