BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kim kârda?

Kim kârda?

Elimizdeki kalem soylu bir Arap atı gibi sanki kendiliğinden koştu, o dizi yazı ve üç gündür devam eden teşekkür silsilesi sanki kendiliğinden ortaya çıktı.



Elimizdeki kalem soylu bir Arap atı gibi sanki kendiliğinden koştu, o dizi yazı ve üç gündür devam eden teşekkür silsilesi sanki kendiliğinden ortaya çıktı. Teşekküre layık olan sadece ismi geçenler mi? Hayır? Sayılsa sayfalar yetmez. Başta seçkin okuyucularımız olmak üzere bizi seven herkese binlerce kere teşekkür ve dua ediyoruz. Bilişip tanıştığımız veya hiç görmediğimiz tanışmadığımız nice güzel insan, bize dualar etti ve ediyor. Bu sütunda ismin zikredilmesinden ziyade meleklerin defterinde yer almak mühim. Zerre kadar iyilik elbette karşılıksız kalmayacaktır. Onun için bütün ziyaret eden, arayan-soran, gelen-giden herkese ama herkese biz de çok kere gözyaşlarıyla dua ettik ve ediyoruz. Sizce kim kazançlı, dua eden mi, edilen mi? Herhalde her ikisi... Stuttgart’tan emsalsiz dost, aziz ağabeyim Fikret Akiş’le Ülkü Akiş’e, Bayrampaşa’dan cennetmekân Hayrullah Şentürk’ün hayr’ül halefi Adnan Şentürk kardeşimle ailesine, merhum arkadaşımız İsmet Miroğlu’nun eşi, aile dostumuz Fatma Miroğlu’na, Nedret Er’in kıymetli dostları Semris Arvas, Valide Arvas’a, şu sıralar dualarınızı beklemekte olan Ömer Öztürkmen ağabeye, Adana’dan ilkokul arkadaşım Yüksel İzgi’ye... Amsterdam Belediye Başkanına, AMC hastanesi yoğun bakım doktorlarına, hemşirelerine, hasta bakıcılarına, keza orta yoğun bakım ve normal servis görevlilerine, AMC hastanesinde milletinin hasletlerini cömertçe ortaya koyan kat görevlisi Fatma Kolcu’ya, Adnan Kanşiray ve eşine, Türkiye gazetesi Frankfurt tesislerinde santrale bakarken dakikalar arasında hatimler indirerek Cüneydimiz’e hediye eden Mustafa Dalgıç, İsmail Arıcan ve sessiz sakin Aytekin kardeşime ve Amsterdam’da şoför kardeşlerim Ali Koç ve Mehmet Gürışık’a... Ve Cüneyd’in Hollanda’daki güzel dostu Orhan Halıcı’yla eşine, Leidin’e ilk gittiğinde tesadüfen tanışıp dost oldukları Bakkal Amcası Bayram Öke ve ailesine. Adalet Bakanlığı Ceza işleri yöneticilerinden Çetin Şen ve arkadaşlarına, Avrupa Konseyi Strasbourg merkezine ve Ankara ofisine... Telefon ve mailleriyle acımızı hafifletmeye çalışan eski dost Mehmet Okyay’a, Osman Yerebakan’a ve her telefonunda içimizdeki alevlere serin sular serpen İhlas Holding yöneticilerinden Cemil Aral’a... Cümlenize, cümlesine... İsmi geçen geçmeyen herkese. Oğlumuz Cüneyd Er, için dünyanın neresinde olursa olsun, Kur’an okuyan, dualar eden, sadakalar veren, tedavisinde emeği geçen herkese ve herkese ve bilhassa ilk dakikadan beri bu yükün altında olan İsmail Hakkı Sağırlı ağabeyimle, Mürüvvet Sağırlı ablama çok teşekkür ediyoruz. Dizi yazıda da dediğimiz gibi... Bunlar Hollanda merkezli teşekkürler. ABD’de sağlığımıza kavuşunca. Son söz şu... Lütfen dualara devam ediniz.. Herhalde yolun yarısını biraz geçmiş gibiyiz. Zor, ağır, büyük bir imtihandayız. Bir gününe dayanmak bile mesele. Ama sadece Cüneydimize değil, o kazada ölenlere, yaralı olarak kurtulanlara dua edilmeli. Aynı milletin, aynı ümmetin mensubu olmaktaki güzellik de bu olsa gerek...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT