BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Allah var demek kâfi mi?

Allah var demek kâfi mi?

Allaha inanan kimsenin, Allahın sıfatlarını da bilmesi gerekir. Bilmezse veya yanlış bilirse, Allaha inanmış sayılmaz.



Allaha inanan kimsenin, Allahın sıfatlarını da bilmesi gerekir. Bilmezse veya yanlış bilirse, Allaha inanmış sayılmaz. Allaha sıfatları ile inanan kimsenin, kendisine gereken ibâdet bilgilerini öğrenmesi farz olur. Fıkhı bırakıp da, Allahın varlığını ispat ile uğraşması çok yanlıştır. İman bilgilerini anlatan kelam ilmini akıl ve nakil ile ispat edecek ve sapıklara, dinsizlere anlatacak kadar okumak farz-ı ayn olup, bundan fazlasını öğrenmek ancak din âlimlerine gerekir. Başkalarına caiz değildir. Başkaları bu ilimle meşgul olursa, bâtıl yollara kayar, zındık olur. İslâm âlimleri buyuruyor ki: İlm-i kelam ile uğraşıp sapıtmak yanında, büyük günah işlemek hafif kalır. Ehl-i sünnet itikadını iyi öğrenmeden önce, ilm-i kelam ile uğraşmanın zararı bilinseydi, kelam ilmi ile uğraşmaktan, aslandan kaçar gibi kaçınılırdı. (İ.Şafii) Kelam ilmi ile uğraşan hep şüphe içindedir. (İ. Ahmed) Resûlullah, fıkhı teşvik etti. Kelamı men etti. (Hadika) Fıkhı öğrenmek her Müslümana farz-ı ayndır. (İ. Abidin) Tasavvuf sayesinde iman sağlamlaşır, şüphe getiren tesirlerle sarsılmaz. Akıl ile, delil ve ispat ile kuvvetlendirilen iman böyle sağlam olmaz. (İmam-ı Rabbanî) İman bilgilerini, ihtiyaçtan fazla öğrenmek câiz değildir. Bid’atlerin yayılmasına sebep olur. (Hindiyye) İbni Sakka isimli bir âlim, her şeyi akılla ispata kalkardı. Akla çok önem verirdi. Allahın varlığını, birliğini 99 delil ile ispat ederdi. Zamanla aklının almadığı konular da çıktı, şüpheleri arttı, bocalamaya başladı. Nizamiyye Medresesinde vaaz eden Yusuf-i Hemedani hazretlerine bir şey sordu. O da (Otur, senin sözünden küfür kokusu geliyor) buyurdu. İstanbul’a elçi olarak gidince, Hıristiyan oldu. Hıristiyan olduktan sonra da, 100 delil ile Allahın 3 olduğunu ispata kalkıştı. (F. Hadisiyye) Bir kimse, Allaha, âhiret gününe inansa, peygamberlerden sadece birine inanmasa kâfir olur. Çünkü Allahü teâlâ, kendisine inanmaktan başka, bütün peygamberlere inanmak gerektiğini bildirmiştir. Kur’an-ı kerimde buyuruluyor ki: (Onlar, sana ve senden önce gönderilen kitaplara ve peygamberlere ve âhiret gününe iman ederler.) [Bekara 4] Peygamber efendimiz, Kur’an-ı kerimdeki imanla ilgili diğer âyet-i kerimeleri de açıklamış, imanı şu şekilde tarif etmiştir: (İman; Allaha, meleklere, kitaplara, peygamberlere, âhiret gününe, ölüme, öldükten sonra dirilmeye, cennete, cehenneme, hesaba, mizana, kadere, hayrın ve şerrin Allahtan olduğuna inanmaktır.) [Nesâî] Amentü’deki altı esastan birini inkâr eden kâfir olur. Sadece Allah var demek kâfi değildir. Gayri Müslimlerden de Allah var diyenler çoktur. Mümin olmaları için bütün peygamberlere inanmaları gerekir. Yahudiler ve Hıristiyanlar, Muhammed aleyhisselama inanmadıkları için kâfir oldular. Bir Müslüman da, Amentü’de bildirilen altı husustan birini, mesela kaderi inkâr etse, kâfir olur, bütün iyi amelleri yok olur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT