BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Sıkıldık, patladık evde oturmaktan!”

“Sıkıldık, patladık evde oturmaktan!”

Arif Sıtkı Karaman ve Müberra Hanımın tatilleri on beş günün sonunda sona erince dinlenmiş bir şekilde evlerine döndüler. Nermin anne ve babasını her zamanki gibi şikâyetlerle karşıladı:



Arif Sıtkı Karaman ve Müberra Hanımın tatilleri on beş günün sonunda sona erince dinlenmiş bir şekilde evlerine döndüler. Nermin anne ve babasını her zamanki gibi şikâyetlerle karşıladı: - Ay neler olmadı... Bu çalışanlara laf anlatana kadar öldüm bittim. Hiçbir işi doğru dürüst yapmıyorlar. Muhasebeden para istedim acil. İki saat sonra gönderdi. Bence hiçbiri kazandığı parayı hak etmiyor. Sıkıldık, patladık evde oturmaktan... Arif Bey kızına baktı: - Neden gezmediniz? Oğlunla beraber her gün bir yerlere gidebilirdiniz... Omuzlarını silkti Nermin: - Nereye gideceğim baba? Gidecek yer mi var? Her yer aynı... Ben sizin gibi Antalya’da yaşamadım ki bu günleri... Arif Bey karısına göz kırptı: - Seni de yollayayım Antalya’ya ister misin? Oğlunla beraber şimdi de sen git. Nermin tiz bir çığlık attı: - İstemem, asla istemem, ne işim var benim tek başıma orada. Yaşlı adam kısa bir kahkaha attı: - Bak buna yapacak bir şeyim yok kızım. Yanına arkadaşını da satın alamayacağım. Müberra Hanım kızının sırtını sıvazladı: - Sen bakma babana... Nermin sinirlenmişti. Hırsla bağırdı: - Oğlunuz geldi bastı evi. Avaz avaz bağırdı, zor kaçtım kurtuldum elinden. Arif Bey de Müberra hanım da taş kesilmişlerdi. İkisi de dikkatle Nermin’e bakıyorlardı. Tam bu sırada Arif Beyin gözü Hatice’ye ilişti. Yaşlı yardımcı “tövbe, tövbe” diyerek başını yana çevirmişti. Hemen toparlandı yaşlı adam: - Tamam, şu odamıza çıkıp bir banyo yapalım konuşuruz... Karısına göz ucuyla işaret ederek merdivenlere doğru yürüdü. Bu sırada Hatice’ye dönüp: - Hatice Hanım, sen de bize yardım et bakalım... Diyerek onu da çağırdı. Nermin hâlâ söylenmeye ve anlatmaya devam ediyordu: - Sabahın köründe neye uğradığımı şaşırdım... Mutlaka o karısı olacak fettan doldurup üzerimize salmıştır onu. Tabii kolay mı Arif Karaman’ın servetinden vazgeçmek? Avucunu yalayacağının farkında o kenar mahalle dilberi. Yarından sonra o aptal oğlunuzu kapıya koymazsa bana da Nermin demesinler... Arif Sıtkı Bey yavaş adımlarla merdivenleri çıktı. Peşinden Müberra Hanım ve Hatice geliyordu. Yatak odalarını kapısını açıp iki kadına da içeri geçmeleri için yol verdi. Belli ki burada olup biteni doğru olarak öğrenmesi gerekiyordu... DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT