BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Unuttuğumuz vatan Cuvasıstan-3-

Unuttuğumuz vatan Cuvasıstan-3-

1552 yılında Kazan’ın düşmesiyle birlikte bütün İdil boyunu işgal eden Ruslar, Çuvaş tarihiyle ilgili belgeleri yok ediyorlar. Çuvaşları, Türk ve İslam dünyasından ayırmaya çalışan Korkunç İvan, zorla Hıristiyanlaştırma yoluna başvuruyor. Hıristiyan olmayanlar katlediliyor, Hıristiyanlığı seçenlere ise tavizler veriliyor. Ancak, Çuvaş Türkleri geleneklerini ve kültürlerini bütün baskılara rağmen koruyorlar.



Baskıların yok edemediği kültür Şubaşkar’ı dolaşırken, Çuvaş tarihi hakkında bilgiler almaya devam ediyorum. Çuvaşların ataları olan İdil-Bulgar devletinin Elteberi (Padişahı) Almuş, 921-22 yıllarında Müslümanlığı kabul etmiş. Çuvaşların bir kısmı böylelikle Müslüman olmuş. Müslüman olan Çuvaşların diğer Türk boyları Tatarlara ve Başkurtlara karıştığı da iddialar arasında. Çuvaş kültüründe Müslümanlıktan gelen pek çok etkiyi görmek mümkün. 1552 yılında Kazan’ın düşmesiyle birlikte, bütün İdil boyunu işgal eden Ruslar, Çuvaş tarihiyle ilgili belgeleri yok ediyorlar. Çuvaşları, Türk ve İslam dünyasından ayırmaya çalışan Korkunç İvan, zorla Hıristiyanlaştırma yoluna başvuruyor. Hıristiyan olmayanlar katlediliyor, Hıristiyanlığı seçenlere ise tavizler veriliyor. Ancak, Çuvaş Türkleri geleneklerini ve kültürlerini bütün baskılara rağmen koruyorlar. Çuvaş Milli Kongre Basın İşleri Koordinasyon Başkanı İlya İvanov, bize Çuvaşistan’ı tanıtmak için elinden gelen gayreti gösteriyor. Kayseri’de Türk dili bölümünde okuyan gelini Alona İvanova da tercümanlık yapıyor. İlya bey, Çuvaşların; Yukarı Çuvaşlar, Aşağı Çuvaşlar ve Orta Çuvaşlar diye üçe ayrıldığını ifade ederek, konuşulan şivenin de çok az farklılıklar gösterdiğini ifade ediyor. Çuvaşistan nüfusunun hemen hemen tamamına yakını (Yüzde 99) lise mezunu. Yüzde 85’i de yüksek okul mezunu. İlya bey yine Çuvaş tarihiyle ilgili bilgiler verirken, “Moğollar bizi yüzde 10 vergiye bağlamışlar. Rus tarihçiler bunu hep çok kötü bir durum olarak gösteriyorlar. Ama şimdi Ruslar bizden yüzde 110 vergi alıyor. Bir işadamı ciddi bir iş yapsa ve hepsini kayda geçse kazandığının yüzde 110’unu vergi olarak vermek zorunda. Burada zengin olmak isteyen devleti aldatmaya mecbur. Ticaret yapan kişi milliyetçi olursa onun da önü kesiliyor. Biz milliyetçiler olarak Cengiz Han’ın yüzde 10’luk vergisine razıyız” diyor. Çuvaşistan’ın güneyine doğru kilometrelerce yol gidiyoruz. İlya bey, “Siz çok şanslısınız. Çuvaşistan’ı kuzeyden güneye geçiyorsunuz” diye konuşuyor. Bu arada yolculuk ettiğimiz minibüste bize gazoz ikram ediliyor. Arkadaşlar alkollü içki olup olmadığını kesinleştirmek için, “İlya bey bu gerçekten gazoz değil mi?” diye soruyorlar. İlya beyden esprili bir cevap geliyor: “Ruslar bize gazoz diye satıyorlar. Herhalde gazozdur.” KAHRAMANLARA ANIT Yolumuz üzerinde bulunan bir anıtın önünde duruyoruz. İlya bey, bu anıtın Şerbüü şehrinin kahramanlarına ait olduğunu belirtiyor. Korkunç İvan, Kazan’ı aldıktan sonra Çuvaşlar, Marilerle birlikte Rus’a karşı savaşmışlar. Korkunç İvan, kendisine karşı savaşan komutanları barış için bir şenliğe davet etmiş ve orada bütün liderleri öldürtmüş. 1589 yılında Şerbüü şehri, Ruslar tarafından işgal edilmiş. Çuvaşlar aynı isimde başka bir şehir kurmuşlar ama eski şehre de bir abide dikmeyi ihmal etmemişler. Güneye doğru yolumuza devam ediyoruz. Çuvaşların milli şairi Şesbil Mişi’nin Şıhazen şehrindeki okuluna gidiyoruz. Okulun önünde yüze yakın çocuk ellerinde kovalar bekleşiyorlar. “Bu çocuklar bu kovalarla ne yapıyorlar” diye sorduğumda, “Patates toplamaya gidiyorlar” cevabını alıyorum. Okulun belli günleri öğrenciler patates toplamaya gidiyorlarmış. Öğretmen Galina Simonovna, Şesbil Mişi hakkında bilgi veriyor. Çuvaşları uyarmak için milli şiirler yazan, milli ordu, milli banka ve milli devlet kurulmasını savunan Şesbil Mişi 22 yaşında ölmüş. Yolumuza devam ediyoruz. Bu defaki durağımız “Avangart” (Önde-lider) gazetesi. Başyazar Nikolaj Dimitriev Larianov karşılıyor bizi. Haftada 2 gün yayınlanan gazetenin 20 çalışanı var. 1931’den bu yana yayınlandığını öğreniyoruz. Çuvaşistan genelinde 23 gazete yayınlanıyor. Bunların 6’sı büyük gazeteler arasında. Uzun yolculuktan sonra karnımız iyice acıkıyor. Gazetede bize çayla birlikte nefis yapılmış reçeller ikram ediliyor. Reçelleri ve acılı ezmeyi çok beğeniyoruz. Buradan da hemen “Ekmek Müzesi”ne gidiyoruz. Adının “ekmek” olduğuna bakmayın burası köyün milli müzesi. Müze Müdürü Vitali Yakovleviç Kidanov, eşyalar hakkında tek tek bilgi veriyor. Kidanov, Nevruz ile ilgili tarihi resimleri gösterirken, Çuvaşistan’da Nevruz’un milli bir gün olarak asırlardır kutlandığını öğreniyoruz. Nevruz’u kendi kötü amaçlarına alet etmek isteyenlere belki de en güzel cevap Türk yurtlarındaki bu belgeler olsa gerek. DEVAM EDECEK
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT