BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İftardan sonra uyukluyorsanız gizli şekeriniz olabilir!

İftardan sonra uyukluyorsanız gizli şekeriniz olabilir!

Oruç tuttuğunuz için akşama kadar büyük bir sabırla aç susuz kaldınız. Güzel bir sofrada ziyafet çekmek en tabii hakkınız. Ancak ölçüyü kaçırıp kendinizi de yemeye kalkışmayın!



Oruç tuttuğunuz için akşama kadar büyük bir sabırla aç susuz kaldınız. Güzel bir sofrada ziyafet çekmek en tabii hakkınız. Ancak ölçüyü kaçırıp kendinizi de yemeye kalkışmayın! Ramazanda gizli şeker özellikle önem taşıyabilir. Bunun sebebi iftarlarda aşırı şekerli gıdaların tüketilmesi sonucunda, iftardan birkaç saat sonra aşırı uyuklama ve aşırı ağırlık çökmesi belirtileri görülebilir, bu durum kişilerin kendilerinde gizli şeker olduğu konusunda onlara önemli bir ipucu verebilir. Bu durumda yapılması gereken konuyla ilgili bir uzman hekime başvurmalıdır. Gizli Şeker; aslında belirgin şeker hastalığı olmayan ama bir süre sonra gerçek şeker hastalığı gelişecek kimselerdir. Bu insanlar genelde kilolu ve yeme alışkanlıkları bozuktur. Eğer zamanında şeker hastalığı gelişmeden daha önce teşhis edilir ve fazla kiloları verdirilirse şeker hastalığının gelişme riski oldukça düşer. Gizli şeker teşhisinde, kişiye 75 gr. şekerli su içirilir ve kan şekeri iki saat sonra yapılan ölçümde 140-199 arasında çıkarsa bu gizli şeker olarak kabul edilir. Düzgün bir beslenme alışkanlığı ile beraberinde yürüme ve benzeri tarzda düzenli yapılacak egzersizler, gizli şekerli bireylerin şeker hastalığına geçişini büyük ölçüde engeller. Ayrıca şeker hastalığının tedavisinde, vücuda çok fazla şeker kaynağı sokmamak ve pankreası zorlamamak önem taşır. Bunun için iftarda ve sahurda aşırı şekerli gıdalardan mutlaka uzak durun! TOKLUK KAN ŞEKERİ DE ÖNEMLİ Şeker hastalığı olmayan kişilerde yemekten sonra pankreasta üretilen insülin hormonu hızlı bir şekilde salgılanırken, şeker hastalarında, bu hızlı erken dönem insülin salgılanması kaybolur. Açlık kan şekeri normal olan kişilerde öğünlerden 2 saat sonra ölçülen kan şekeri yüksek olabilir ve gizli şeker bulunabilir. Sadece açlık kan şekeri kontrolü şeker hastalığı teşhis ve takibinde yetersiz olup, 100 hastadan 31’inin açlık kan şekerinin normal olmasına rağmen tokluk kan şekerine bakıldığında şeker hastası olduğu görülmüştür. Tokluk kan şekeri yüksekliği, damar sertliği dolayısıyla kalp hastalıkları ve felç riskini de artırır. Türkiye’de yaklaşık 3 milyon insanın derdi olan “şeker hastalığı” hayat kalitesini düşürdüğü gibi ölümlere de sebep olabiliyor! HER YEMEKTEN SONRA ŞEKERİNİZİ ÖLÇTÜRÜN * Bir defa şunu başta belirteyim; Yoğun insülin tedavisi alan hastaların oruç tutması uygun değildir! Bu hastalar insülin almazlarsa kan şekerleri aşırı yükselip bir takım ağır metabolik olaylar veya organ hasarları ortaya çıkabilir. * Ağızdan ilaç kullanan hastaların kan şekerleri ancak bu şekilde düzene girebiliyorsa, bu hastalar da iftar ve sahurda bir kerede çok yemek yemeleri mahzurlu olup hekim kontrolü ve iyi bir beslenme programı ile oruç tutabilirler. * Diyetle şekerleri düzenlenen olan hastalar da doktor kontrolünde ve iyi bir diyet programı ile oruç tutabilirler. * Şeker hastaları, Ramazan ayı boyunca sürekli olarak doktorları ile irtibat halinde olmalıdır. Özellikle orucun ilk günlerinde sık sık kan şekerlerini ölçerek hekimlerini bilgilendirmelidirler. Hastaların iftar öncesi, yemek yedikten iki saat sonra ve uzamış açlık döneminde kan şekerlerine bakmaları lazımdır. * Hayat boyu süren, kronik bir hastalık olan şeker hastalığı, teşhis konulduğunda ruhi ve sosyal sıkıntılara da sebep olur. Bu açıdan şeker hastalarının hormonal değişikliğe sebep olan stresten de her insandan daha fazla uzak durmaları gerekir. TAVSİYELER... Bu mevsimde meyve bol diye sakın yemeyin! İFTARI İKİYE BÖLÜN: İftara önce çorba ve salata ile başlayıp hafif bir kahvaltılıkla sürdürülebilir ve mümkünse iftar öğününde, ana yemek kısmı bir veya iki saat sonraya ertelenmesi uygun olur. EKMEK: Rafine gıdalar yerine işlenmemiş ürünler tercih edilmelidir. Pirinç pilavı yerine esmer pirinç veya bulgur pilavı beyaz makarna yerine kepekli makarna, beyaz ekmek yerine tam kepekli ekmek çavdar ekmeği veya yulaf ekmeği tercih edilmeli. BAKLAGİLLER: Kurufasulye, mercimek, nohut, bezelye, barbunya gibi kuru baklagiller ikiye bölünmüş iftar yemeğinde, çorba ve kahvaltılıklardan bir iki saat sonra yenebilecek uygun yemeklerdir. ET VE BALIK: Şeker hastalarında kırmızı etteki kısıtlama kriteri, kalp ve damar sağlığı açısından fazla yağlı ve kolesterolü yüksek etlerden mümkün olduğunca uzak durulmasıdır. Suda buğulama veya ızgara balık ise özellikle fazla tüketilmeli. Damar sertliğinin gelişiminin önlenmesi açısından oldukça faydalıdır. Ayrıca iftarda ağır, yağlı, kızartmalı ve hayvansal besinler alınmamalı TATLI VE MEYVELER: Meyve olarak glisemik indeksi düşük veya orta dereceli meyveler tercih edilmeli. Karpuz üzüm incir, muz gibi yüksek glisemik indeksli meyveler yerine ekşi yeşil elma, ekşi armut, yarım şeftali, ekşi erik gibi meyveler tercih edilmelidir. Tatlının ise her türlüsü yasak! DİYET: Şeker hastalarının oruç tutarken beslenme programı, mümkün olduğunca fizyolojik beslenme düzenine yakın olmalı, iftar ve sahur yemekleri hafif ancak kan şekerini ayarlayıcı şekilde düzenlenmelidir. Sahura kalkmadan oruç tutulması ya da yalnızca su içilip yatılması son derece mahzurludur. OKUYUCULARIMIZA CEVAPLAR Akraba evliliğinin bir testi var mı? > Rumuz Sensiz olmaz * 24 yaşında bir genç kızım birkaç ay sonra 29 yaşında olan teyzemin oğluyla evleneceğim, acaba çocuklarımız özürlü doğarlar mı? CEVAP: Sevgili kardeşim, akrabalar arasında herhangi bir hastalık varsa, evliliğinizde de böyle bir durumun ortaya çıkma ihtimalini artırabilir. Yoksa bile her iki eşte de bulunabilecek çekinik karakter gen üzerinden herhangi bir hastalığın geçişi mümkün olabileceğinden, bu riskten uzak kalmak açısından kromozom analizi için bir üniversite hastanesinin genetik merkezine müracaat etmeniz iyi olur. Genetik testleriniz normal çıkarsa, herhangi bir endişe duymanıza gerek yoktur. İlacını artırarak oruç tutabilirsin > Rumuz HANDAN * Yaşım 58, kilom 90, doktor “şekerin var, asla oruç tutmamalısın” dedi, oruç tutamaz mıyım? CEVAP: Handan Hanım, düzenli perhizle kilolarını at! İlacın; insülin direncini, kandaki şekerin kas ve karaciğer dokusuna girişinin önündeki engelleri kaldırır. Önemli olan günde 1700-2000 mg alınmasıdır. İftar ve sahurda tok karnına alarak rahatlıkla orucunu tutabilirsin. Ama iftar ve sahurlarda yemeği dengeli ve kontrollü ye! Vücudundaki karıncalanmalar şekere bağlı olabilir. Kullandığın ilacın yanında mutlaka hayat boyu hekim kontrolünde 150 mg aspirin ve gün aşırı da B1, B6, B12 vitaminini akşamları tok karnına al. Gözlüksüz bir tedavi yöntemi arıyorum > E. Ö. / AFYONKARAHİSAR * 48 yaşındayım, bana “Huysuz Bacak Sendromu” teşhisi konuldu, bir de yakını görme için gözlüksüz bir tedavi arıyorum... CEVAP: Huzursuz Bacak Sendromu; % 50-60 genetik olan ve beynin bacaklara yetersiz emir vermesi sonucu oluşan bacaklardaki hareket ettirme dürtüsüdür. Bu hastalığı bayramdan sonra tam sayfa işleyeceğim... Gözle ilgili sorunuzu ise Kayseri Acıbadem Hastane-si‘nden kardeşim Doç. Dr. Abdullah ÖZKIRIŞ’a ilettim. Radyofrekans enerjisi kullanılarak, bir prob ile korneaya direkt uygulanmasıyla dikleşme sağlanan yeni yöntemin olduğunu, ama ameliyat için biraz daha sabretmenizi tavsiye etmiştir. Midemdeki bakteri bir türlü ölmüyor! > Kadir Keleş * Yaşım 38, midemde H.pylori bakterisi bir türlü ölmüyor! Hipotiroidi, karaciğer yağlanması, spondilolistesis ameliyatı ve demir eksikliği de cabası. CEVAP: Sayın Keleş, sende mikrop olmadığı halde varmış gibi gözükür. O kadar antibiyotikten sonra sende mikrop kalmaz. Midende basit gastrit tespit edilmiş. Sebebi de çoğunlukla strestir. Hipotiroidini ve karaciğerdeki hemanjiomu araştırsınlar. Kilo vermen lazım. Kan yağları ve kolesterolüne de baktır. Ağrılar için nörolojiye muayene ol. Demir eksikliğinde uygun tedaviyle çok ilaca gerek kalmaz. Şunu söyleyeyim; stresi bırak, her şeyi kafana takma, gerisi gelir! Banyodan sonra sürekli kaşınıyorum > Vakkas Yılmaz * Bende banyodan sonra durmak bilmeyen bir kaşıntı hasıl oluyor, acaba kullandığım sabun veya şampuana karşı bir alerjim mi var? CEVAP: Vakkas Bey, sizde sıcak ürtikeri dediğimiz bir tür alerjik reaksiyon çeşidi mevcut. Banyo yaparken suyunuzu biraz daha ılıtın, banyo penceresini açık bulundurun. Duşunuzu aldıktan sonra banyoyu hemen terk edip biraz daha soğuk ve serin bir mekana geçin. Tüm bu tedbirlere rağmen devam ederse, banyoya girmeden 1 saat önce antihistaminik dediğimiz ilaçlarların tek tableti 24 saat etkili olanlarından hekiminizin kontrolü altında 1 tablet aldığınızda rahatlarsınız. Bütün hastalıkların sebebi kilolarınız > Sabahattin Uçar * Yaşım 37, boyum 1.67, kilom ise 100... Aşırı terleme ve baş ağrısı oluyor, ağrı kesiciler bile fayda etmiyor! CEVAP: Sayın Uçar, bu kilo ne kardeşim! Günde 1 saat düzenli ve devamlı yürüyüş, mekik tarzı egzersiz yap. Sıkı perhizle, öğün başı 1 dilim kepekli veya çavdar ekmeği dışındaki tüm unlu mamüllerden uzak dur. Çayına şeker katma, tadı olan meyveleri az tüket. Bol salata, yeşillik ve haşlama tarzı zeytinyağlı sebze yemeklerini tercih et. Haftada en az 2 gün buğulama balık ye. Terlemen şişmanlığa bağlı, baş ağrısı ise yüksek tansiyona bağlı. Ağrı kesicileri bırak, dahiliye uzmanına muayene ol. Aman dikkat! “Gut” hastası neler yemeli? > Cengiz Doğrultucu * Çok sevdiğim bir ağabeyim Gut hastası, neleri yemeliler? CEVAP: Gut Hastalığı; eskilerin deyimiyle zenginlerde görülen Damla hastalığı (!) dedikleri, et gibi fazla protein tüketen, kilolu kişilerde görülen, kanda ürik asit seviyesinin yüksekliği ile seyreden bir metabolizma hastalığıdır. Kırmızı et yerine balığı, bol salata ve sebze yemeklerini tercih etmeli. Ağrıların olmaması, hastalığın geçtiğini göstermez. Bu sebeple mutlaka doktorun kontrolü ihmal edilmemeli. Kahvaltıda ise; 1 kibrit kutusu kadar az yağlı peynir, onun yarısı kadar kaşar, 15 zeytin, ‘şeker’i yoksa 1 tatlı kaşığı bal ve bol sebze ile yeşil çay ideal olanıdır. Spor yapsın. Gencecik yaşımda saçım beyazlaşıyor > Aycan İlhan * Saçlarım dökülüyor ve beyazlar da var, bazen çok halsiz oluyorum. CEVAP: Kıymetli kardeşim, saç dökülmesi ve beyazlaması çoğunlukla irsi yapıya bağlı olup bazı hormonal hastalıkların seyrinde, sizdeki gibi hipotiroidi durumlarında, kansızlıkta, çinko eksikliklerinde olabilir. Çinko tayini ve kan sayımınızı yaptırın. Ayrıca saçlarınızın beyazlamasını da çok kafanıza takmayın. Ne kadar kafanıza takarsanız, o kadar daha da çıkmaza girersiniz. Halsizlik, stres, kansızlık ve hipotiroididen olabilir. Ama TSH’nız normal çıktığından hipotiroidi değil de kansızlık ve stres üzerinden doktorunuz tedavinizi planlayacaktır. HER DERDİNİZİ BANA YAZIN Bana sağlıkla ilgili her konuda soru iletebilirsiniz. Uzmanlık alanımın dışındaki konuları ise ilgili hekim arkadaşlarımızı da misafir ederek sizlere elimden geldiği kadar yardımcı olmaya çalışacağım... e-mail: aile.doktoru@tg.com.tr Adres: 29 Ekim Cad. No: 23 Yenibosna-İSTANBUL
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT