BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Haziran 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Meclis

Seçim sonuçlarını görmek için tıklayın.
Anasayfa > Haber > Mezar ziyaretine gidecektik, günümüzü zehir ettiler

Mezar ziyaretine gidecektik, günümüzü zehir ettiler

İçişleri Bakanlığı’na;  Babamızın ölüm yıl dönümü olan 27 Ağustos gününde, saat 16 sularında, hususi otomla ailece Kayabaşı Mezarlığı’na doğru yola çıktık. Önümüzde seyir halinde bulunan 34 FE 1989 plakalı otomobilin sürücüsü telefonla konuşuyordu, birden sert fren yaptı. Arkada bulunan ben de sert fren yapmak zorunda kaldım, araçta bulunan annem, ablam ve biri 3 yaşındaki kızım olmak üzere 4 çocuk başlarını arabanın muhtelif yerlerine çarptılar, büyük korku ve panik yaşadılar.



İçişleri Bakanlığı’na;  Babamızın ölüm yıl dönümü olan 27 Ağustos gününde, saat 16 sularında, hususi otomla ailece Kayabaşı Mezarlığı’na doğru yola çıktık. Önümüzde seyir halinde bulunan 34 FE 1989 plakalı otomobilin sürücüsü telefonla konuşuyordu, birden sert fren yaptı. Arkada bulunan ben de sert fren yapmak zorunda kaldım, araçta bulunan annem, ablam ve biri 3 yaşındaki kızım olmak üzere 4 çocuk başlarını arabanın muhtelif yerlerine çarptılar, büyük korku ve panik yaşadılar. Sözünü ettiğim sürücüye, yaptığının doğru olmadığını, seyir halinde iken telefonla görüşerek trafikte tehlike oluşturduğunu el işaretiyle anlatmaya çalıştım. Bunu hazmedemeyen ilgili şahıs, trafik güvenliğini tehlikeye atarak, bizimle yarış yaparcasına yanımıza yaklaşıp el kol işaretleriyle hakaretler etti, aracı durdurmamız için bizi sıkıştırdı. Önümüze geçerek durdu, bizi de sert şekilde durmak mecburiyetinde bıraktı. Aracın içindekiler korku ve tedirginlik yaşadı, çocuklar ağlaştı. Bu kişinin tipik bir trafik magandası olduğunu düşünmüş, annem ve ablamın da telkinleriyle, belaya bulaşmamak için uzaklaşmayı kararlaştırmıştık. Şahıs aracından inerek, benim de inmemi istedi, inmedim. Bu defa polis kimliğini gösterdi, tehditler savurdu. Asıl suçlunun kendisi olduğunu, yaptığının kanunsuz olduğunu anlatmamız da işe yaramıyordu. Aracımızı bağlatacağını söyleyerek ayrıldı. Güzergahımızda ilerlerken, yaklaşık 10 dakika sonra Eski Edirne Asfaltı mevkiinde Yunuslar diye bilinen 4 polis tarafından durdurulduk. Sonra bunlara bir ekip otosu da dahil oldu. Bir polis memuru, kendilerine 155 çağrı sisteminde, “dur ihtarına uymadığım ve aranan araba” diye anons yapıldığını söyledi, bizim durumumuzu, kadın ve çocukları görünce yanlışlığı anladığını söyledi. Eşinin mezarını ziyaret etmek için yola çıkmış yaşlı annem, ablam, 3 yeğenim ve 3 yaşındaki hasta kızım tarif edilmeyecek derecede korku ve tedirginlik yaşadılar. Herhangi bir suç unsuru bulunmamasına rağmen, 40-50 dakika güneşin altında ayakta bekletildik. Yaşlı kadın ve çocukların orada bırakılarak, karakola gitme teklifini reddettim. Polislerden biri, Sultangazi İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne gidileceğini, ancak idari para cezası kesilirse kurtulabileceğimi, gelen emrin bu yönde olduğunu söyledi. Suç işlemediğimiz halde ceza kesildi İlçe Emniyet Müdürlüğü’ne, âdeta büyük bir suç işlemiş gibi aşağılanarak, ön ve arkada iki motosikletli polis eşliğinde gidildi, binaya bile girmeden ceza tutanağı bir otomobil üzerinde, trafikle ilgisi bulunmayan polis memuru tarafından alelacele düzenlendi, imzalamak zorunda bırakıldım. Bir suçumun bulunmadığını, yaptıklarının haksızlık olduğunu söylediğimde; emrin büyük yerden geldiğini, kendilerinin de emir kulu olduklarını söylediler. Ben öğretmenim, bir eğitimci olarak trafik kurallarına uymada, uyarmada en azami gayreti gösteren bir yapıya sahibim ve aynı zamanda haksızlıklara yüksek sesle karşı koymaya çalışan birisiyim. Önceleri trafik magandası zannettiğimiz bu kişinin, hiçbir sebep bulunmadan, sadece devletin verdiği statüyü kullanarak bizi korkutmaya, ceza kestirmeye, suçlu duruma düşürmeye yönelik yaptığı yönlendirmelerin hepsinin iftira olduğunun polislerce de anlaşıldığı kanaatindeyim. Bir şahsın egosunu tatmin etmek için, kanunla bağdaşmayan bir uygulama yapıldı. Hukuk devletine inanan bir vatandaş olarak, maruz kaldığımız bu durum karşısında, ziyadesiyle endişelendim ve üzüldüm. Lütfen bu işi siz çözün... Bir öğretmen >> Bu ağacı kim kurtaracak? Yenibosna Otobüs Duraklarının yakınında bulunan koca ağacın soyulmuş hali görenleri hem merakta bırakıyor, hem de üzüyor. Ağaçların ancak merkepler tarafından kemirildiği bilindiğine, burada da bu hayvanlar olmadığına göre, bu ağaçların kabuğunu kim kemirdi? “İki ayaklı merkepler olmasın” diyen vatandaşlara gel de hak verme... Yapan yapmış da, bunu kurtarmanın bir yolu yok mu? Çevreye duyarlılığı ile tanılan TGRT FM Haber Müdürü Ataullah Arvas, izin günü olmasına mukabil, ısrarlı talepler üzerine bizzat olay yerine giderek, incelemelerde bulundu ve durumu Bahçelievler Belediyesi’ne bildirdi. Fakat bu defa da, olay yerinin hangi belediyeye ait olduğu hususunda ihtilaf çıktı. Bakalım bilmeceyi kim çözecek? Bahçelievler mi, Bakırköy mü yoksa Büyükşehir Belediyesi mi? Cüneyt Bitikçioğlu
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT