BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yargı bağımsızlığı lafı da kabak tadı verdi

Yargı bağımsızlığı lafı da kabak tadı verdi

HSYK Başkanvekili, “yargıyı yargıya bırakın” deyince çok kimse iyi bir şey..veya sıradan bir şey söylediğini zannettiği için sesini çıkarmamıştı.



HSYK Başkanvekili, “yargıyı yargıya bırakın” deyince çok kimse iyi bir şey..veya sıradan bir şey söylediğini zannettiği için sesini çıkarmamıştı. Dengir Mir Mehmet Fırat, “hayır” dedi, “parlamenter sistemde yargıyı yargıya bırakamazsınız. Nasıl ki yürütmeyi idari yargı, yasamayı yüksek mahkeme denetliyorsa yargıyı da yasama denetleyecek.” Eskiden, “siyasetçi üniversiteden elini çeksin” denildiği zaman da çok güzel bir şey söylenildiğini zannederdik. Siyasetçi çeksin, kim soksun o kısmına değinilmezdi. Hatta devri zamanında bir bakan, polisteki atama ve terfi sistemini tıpkı askeriyedeki gibi bir şûraya bırakacağız. Siyasetçinin müdahalesine engel olacağız, demişti. Polise kimse karışmayacak, onlar kendi tayinlerini, terfilerini yapacaklar..Sadece para lazım olursa hükümet verecek, bina lazım olursa yapacak, başka bir ihtiyacınız var mı diye soracak.. Aynı talep HSYK için de var. Efendim bakan HSYK’nın başkanı olmasın. Müsteşar üyesi olmasın. Kim olsun? Biz seçelim onları.. Sizi kim seçsin? Bizi de kendi aramızdan biz seçelim.. ... Konuyu karıştırmış değilim. Dengir Mir Mehmet Fırat’ın “tabii ki yargı da yasama tarafından denetlenecektir” sözü teorik olarak çok doğru da pratikte nasıl? Size sembolik bir şey söyleyeyim: Protokolde meclis başkanı başbakanın önündedir. Pratikte nasıldır? Meclis başkanını Başbakan seçer. Onun işaret ettiği seçilir. Koalisyon varsa ortakların mutabık kaldığı seçilir. Bunun anlamı nedir? Yasama ile yürütme arasında kitaplardaki gibi bir ayrılık değil iç içelik vardır. Yargıtay Başkanının adli yıl açılışında söylediği gibi bizde parlamentonun oluşumunda siyasi parti genel başkanları söz sahibidir. Yürütme yasamanın içinden çıkar. Kitaplara göre yürütmeyi yasama denetler ama pratikte tersi olur. Yasamayı yürütme denetler. Dolayısıyla hakimler savcılar kurulundan bakanı ve müsteşarını çıkarmanın da bir anlamı yok..üyelerin bir kısmını meclise seçtirmenin de. Mesela RTÜK için CHP’ye iki üye gönder atamasını yapacağız demekle, parlamentoya geldi de biz de seçtik de, şu kadar oy aldılar da, öbürü biraz az alışmıştı da .... arasında ne fark var. Yasama iki turlu dar bölge sistemiyle oluşursa, yürütme doğrudan halka seçtirilirse o zaman o yasama organının RTÜK’e veya bir başka kuruma üye seçmesinin bir anlamı olur. İşi bu hale hangi usulleri kullanarak getirmişlerse aynı yoldan geri götürmek lazım. Maksat üzüm yemekse daha pratik yolları var.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT