BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Enflasyonla mücadeleye ilk çelme

Enflasyonla mücadeleye ilk çelme

Herkesin “kıyak emeklilik” diye bildiği yasa TBMM’den bir gece yarısı operasyonuyla hızla geçti. Üstelik Başbakan Ecevit’in de Davos’ta yurtdışında olduğu bir günde.



Herkesin “kıyak emeklilik” diye bildiği yasa TBMM’den bir gece yarısı operasyonuyla hızla geçti. Üstelik Başbakan Ecevit’in de Davos’ta yurtdışında olduğu bir günde. Plân ve Bütçe Komisyonu Başkanı Metin Şahin (DSP) kıyak emekliliğin milletvekillerinin başka arayışlara yönelmesini engelleyeceğini savunmasına rağmen Yargıtay Olağanüstü Büyük Kurulu ilgili yasayla hukuk mücadelesi başlattı. Bir gece yarısı TBMM Tutanak Müdürlüğü’nün belirlemesine göre; yasaya yani kıyak emekliliğe oturuma katılan 200 milletvekilinden 174’ü (kabul) 20’si (DSP’den 10, MHP’den 6, FP’den 2, ANAP ve DYP’den birer) (red) oyu verirken altı oy da çekimser çıktı. Diyeceksiniz ki parlamentoyu 545 milletvekili oluşturmuyor mu? Elbette diğerleri gelmemeyi tercih etti. Yani üçte ikisi oylamaya katılmadı. Parlamanterlerle birlikte Anayasa Mahkemesi üyeleri, üst rütbeli subaylar, birinci sınıf hakimler, RTÜK, SPK gibi kurumlardan emekli olanlar da tazminatlarıyla birlikte 1 milyar 100 milyon alacaklar. Bağ-Kur’dan 45, SSK’dan 80, kamudan emekli olanlar 120 milyon emekli maaşı alırken böyle bir tablo herkesin dikkatini çekti. Üstelik sözkonusu yasa daha önce 8 kez iptal edilmişti. TEPKİ TEPKİ ÜSTÜNE Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, bu yasa ile enflâsyonla mücadele programına ağır bir darbe vurulduğunu savunuyor “Programı ilk delen de milletvekilleri oldu” diyor. Aygün’e göre enflâsyonla mücadeleyi sadece dar gelirliler yapacak. Milyonlarca dar gelirli enflâsyonla mücadele cephesine sürülürken, üst düzey yöneticiler eski ve yeni milletvekilleri oturup seyderecekler!.. Türkiye Kamu Sen Genel Başkanı Resul Akay da huzursuz. Yasanın gelecek kaygusuna kapılarak, ticari ortaklık anlayışıyla yasalaştığını öne sürüyor, Anayasa Mahkemesi’nin iptal edeceğine inanıyor. DİSK Genel Sekreteri Murat Tokmak, Türkiye’de bir şeyler değişiyor diye düşünürken, böylesi bir tasarrufla belli zihniyetin aynı kaldığını ve umutlarının kırıldığını belirtiyor. Türk-İş’ten bize ulaşan bir tepki yok, HAK-İŞ ise öfkeli. Hukukun Egemenliği Derneği Başkanı Erdem Akyüz defalarca iptal edilen bir yasanın uygun yöntemlerle tekrar çıkarılmasının anayasayı ihlal suçu oluşturduğu kanaatinde. En önemli tepki ise yanında Başsavcı Vural Savaş, başkanvekilleri İsmet Aslan ve Mater Kaban’ın olduğu halde Yargıtay Başkanı Doçent Dr. Sami Selçuk’tan geldi, oybirliğiyle alınan Olağanüstü Genel Kurul kararlarını açıkladı. Kanun, yargıya rüşvet yasası olarak görülüyor. Onur kırıcı olduğuna dikkat çekiliyor. Yargının vesayet altına alınmak istendiği savunuluyor. ÇANKAYA’YA ÇAĞRI Sami Selçuk yine soğukkanlı, hukukun yara almasından endişeli. Diyor ki: “-Temsil tazminatının öbür kamu görevlilerinden ayrı bir yasayla düzenlenmesi erkler ayrılığı ve eşitlik ilkelerini çiğneme pahasına ve üstelik yargıç ve savcılar arasında farklılık oluşturacak biçimde, bütün yargının alın yazısının yürütme organına teslim edilmesi kesinkes Anayasa’ya aykırı düşmektedir. Ve Cumhurbakanı’na çağrı “Yasayı veto edin.” Çankaya’nın işi zor. Kıyak emeklilik yasası Demirel’e çıkarken, Cumhurbaşkanlığı seçimi için yapılacak yasa değişikliği de parlamentonun gündemine girmek üzere. Uzlaşma girişimleri sürüyor, partilerarası. Yasa 8 kez iptal edildi, 9. defa TBMM’den yeniden çıktı ve mutlaka kamuoyu vicdanını da rahatlatacak bir neticeye ulaşmak gerek. 9 bin kişinin yararlanacağı bir yasayı onamak neler getirir, neler götürür bunu yarım asırdan bu yana siyasi hayatımızda olan “baba” en iyi bilendir. Üstelik bu defa Yargıtay da oy birliğiyle kanunu veto etme çağrısında bulunuyor. Kolay değil. Kolaysa başınıza gelsin de görün siz o zaman Hanya’yı ve Konya’yı. Teşekkürler Baba Enerji ile ilgili kurumlar nakavt oldu falan diye tartışılırken, Cumhurbaşkanı Demirel elektrik kesintilerine çözüm getirdi ve emretti: -Kesintiyi kaldırın. Kesinti kalktı. Beyazeşyalarımız, bilgisayarlarımız, santrallı iletişim araçlarımız gel-gitlerden artık bozulmayacak. Batıda bile örneği çok az yerde olan muhteşem büyük mağazalarımızda sorun yaşanmayacak artık. Teşekkürler Cumhurbaşkanım, iyi ki siz el attınız soruna. Yoğun kar yağışı ve yağmur da barajlarımızın imdadına yetişti. Ne kadar şükretsek azdır. Yoksa bir “susuz yaz” da bizi bekliyordu. TEAŞ, TEDAŞ, BOTAŞ gerekli yatırımları yapsa da tekrar karanlıklara gömülmesek. Günde üç saat elektrikleri kesilen bir ülke imajı Türkiye’ye yakışmıyor. Suçlamalar ve iddialar da soruna çözüm getirmiyor. Demek, istenirse problem anında çözülebiliyor. Cepte tavır tuttu Dün Ankara’da cep telefonlarının faturaları yüzünden geliştirilen tavır büyük destek gördü. Hatta aboneliğini bile iptal ettirenler oldu. Gerçekten büyük bir sömürü ve kolaycılıktı faturalardaki rakamlar. Ortalama 5 milyonluk görüşmeye 17 milyon tahakkuk ettirilmişti. Görüşme ve sabit ücret bedelinin % 15’i hazineye gidiyor. % 25 özel iletişim vergisi, Maliye’ye eğitime katkı payı, Telsiz Genel Müdürlüğü’ne yıllık kullanım bedeli, özel işlem vergisi, deprem ve KDV derken rakamlar büyüyor. Tüketicilerin tavrı cep telefonu üreten ve pazarlayan şirketlerin ABD’li ortaklarını da endişeye sevketti. Çünkü sektörün alternatifleri yok değil. Her şeyleri hazır bekliyorlar. Bunlardan biri de Finans Topluluğu panelinde tanıştığım Koç Holding yetkilileriydi. Daha başkalarıydı. Tüketiciyi, vatandaşı görmezlikten gelen daima futarayı kendisi öder.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT