BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kime hizmet?

Kime hizmet?

TSYD “yıllardır” durmadan “Eğitim Semineri düzenliyor!.”



TSYD “yıllardır” durmadan “Eğitim Semineri düzenliyor!.” “Spor yazarlığı” ya da “Spor gazeteciliği” kimliğinin ve bilincinin “gerek dernek üyeleri”, gerek “spor yazarları ve gazetecileri arasında” ne anlama gelmesi gerektiğini ve “önemini” anlatmak için elinden geleni ardına koymuyor! Ama bakıyorsunuz, “bunca emeğe”, bunca mücadeleye, bunca “istek ve arzuya rağmen”, ortada “meslek ilkelerini de, meslek kimliğini de meslek bilincini de” adeta “paspas etmek için” dolaşan “tetikçiler” var! Kiminin elinde kalem! Kiminin elinde mikrofon! Meslek ilkeleri neymiş, meslek bilinci neymiş, meslek kimliği neymiş, spor neymiş, “fair play” neymiş; umurlarında değil! “Son örneklerinden birini” Pazar gecesi “TV’lerden birinde” seyrettim! Hem de “Star TV’de!” Mesleğe olan sevgi ve saygısını “çok yakından bildiğim” ve takdir ettiğim sevgili Hayri Hiçler’in başında olduğu spor servisinin bir elemanı, “Gaziantepspor-Galatasaray” maçından sonra Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’e mikrofon tutuyor! Fatih Terim’in “İstanbulspor maçında ve sonrasında” hakemlere karşı yaptığı “tasvip edilemez” davranışını “eleştiren” spor yazarları ile ilgili “öyle çirkin, öyle tuzak sorular” sormaya başlıyor ki, bu yaşımda “öfkeden” ayağa fırlıyorum!. Terim’in bile “Bana yakışmadı” dediği hareketlerini “eleştiren spor yazarları ile ilgili olarak” bu genç meslekdaş “zemine ve zamana bile bakmadan” Galatasaray Teknik Direktörü’ne diyor ki; “ Aleyhinize yazmak için fırsat bekleyenler vardı!” Terim’i adeta, “TSYD Genel Başkanı Attila Gökçe başta olmak üzere” birçok spor yazarına karşı “kışkırtmaya çalışıyor!” “Sporu, fair-play’ı savunan” ve bu yüzden “eleştirenlere karşı” Terim’i adeta “yeni bir savaşa başlatmak için” tahrike girişiyor! Terim tuzağa düşse, her halde “sevincinden” zıp zıp zıplayacak! Ama Terim “tuzağa düşmüyor” ve “soğukkanlı, aklı başında cevaplar veriyor!” Bu genç arkadaş “ne yapmak istediğini” biliyor mu? Kimi, “kimlere karşı” kışkırtmaya çalışıyor? Neden çalışıyor? Kimden yana? “Spor gazetecilği” bu mu? Spor bu mu? Fair-play bu mu? Birkaç dakika sonra “aynı genç meslekdaş”, spor yazarları olarak “mesleğimiz adına hepimizi utandıran” bir başka “büyük gaf” daha yapıyor ! Ali Dürüst’e, “federasyona ateş püskürmesi için” bir çanak soru soruyor; “aklınca”: “Hagi’ye verilen ceza için ne diyorsunuz?” Ali Dürüst “genç meslekdaşımıza” dersini veriyor: “Hagi henüz ceza almadı, konu ceza değil tedbir konması olayı.” “Ne dediğini ne sorduğunu bilmeyen”, mesleğin bilinçlenmesinden “bir damla bile hisse almamış” bu genç arkadaş ve benzerlerine bilmem bu mesleğin ilkeleri ile ilgili “vazgeçilmez bilgileri” nasıl vereceğiz? Bu yapılanın “gazetecilik olmadığını” nasıl öğreteceğiz? “Gencecik” ve “gelecek vaad eden” bu meslekdaşlarımızın “daha işin başında” hem de farkında olmadan “spor gazeteciliğinin tertemiz yolundan sapmalarını” nasıl önleyeceğiz? “Bir başka yönüyle” benzer bir olay bu defa stüdyoda cereyan ediyor! Güntekin Onay, Galatasaray Asbaşkanı Mehmet Cansun’a “Galatasaray’ın mali durumunun çok kötü olduğu, battığı yazılıyor, ne diyorsunuz?” diye soruyor! Belli ki “yazılanları şöyle bir başlıklarından okumuş!” Yazıların “içine hiç ama hiç bakmamış!” “Hazırlıklı” değil! Galatasaray Başkanı Faruk Süren genel kurul üyelerine “Eğer yüzde 42’lik hisse satışını yapmazsak kulüp batmıştır” derken “tam aksi bir havayı aksettirmeye çalışan” Mehmet Cansun’un “sözde açıklamaları” ile tatmin olmuş görünüyor ve “Galatasaraylılar rahat olsun” mesajını verebiliyor! Cansun’un “açıklamasının” aslında “hiç birşeyi açıklamadığını” bilemeyecek kadar “konudan uzak!” Zaten “maç görüntüleri ve kritik pozisyonlar” programında “açılmaması, sorulmaması gereken” konular bunlar! “Galatasaray’ın mali durumu ve geleceği”, uzun süreli bir programın; “bilenler ve yazanlarla, yönetenleri bir araya getirmek şartı” ile, tek konusu olacak önemde!. “İş ola beri gele” diye savuşturulacak bir konu ve olay değil! Güntekin Onay “aklına o geldi” diye soruyor “olayın ve konunun iç yüzünü detaylarını bilmiyor” ve “Mehmet Cansun’un havadan sudan cevabını” cevap sanıp “işi kapatıyor!” Bunun da adı “programcılık ve gazetecilik” oluyor! Sen söyle “sevgili” Hayri Hiçler, oluyor mu? Söyle; “Olur mu?” Biliyorum işin zor ama; ne yapalım “hamama giren terler!”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT