BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Diyabet

Diyabet

Hamilelik, diyabet tanısı için elverişli bir devredir. Ağızdan 50 gr. glikoz verilip bir saat sonra kan şekerine bakıldığında seviye 140 mg/dl üstünde ise üç saatlik glikoz tolerans testi yapılır. Eğer diyabet diyet ile kontrol edilebiliyorsa, bu hamilelikten sonra normale döner.



29 yaşında ve 4 aylık hamileyim. İlk hamileliğimde diyabet tesbit edildi. Bu hamileliğimde de aynı problem görülebilir mi? (S.S-Merter) Hamilelik, diyabet tanısı için elverişli bir devredir. Ağızdan 50 gr. glikoz verilip bir saat sonra kan şekerine bakıldığında seviye 140 mg/dl üstünde ise üç saatlik glikoz tolerans testi yapılır. Eğer diyabet diyet ile kontrol edilebiliyorsa, bu hamilelikten sonra normale döner. Diyetle kan şekeri 120 mg’ın altına düşmezse insülin tedavisi gereklidir. Hamilelik diyabetinde anne kan şekerinin kontrolü daha zordur. Kolaylıkla ani düşme veya yükselmeler görülebilir. Hamileliğe bağlı tansiyon yüksekliği, idrar yolu iltihabı, amnios mayinin artması daha sık görülür. Eğer diyabet tedavi edilmez veya tanınmaz ise bebek için de tehlike söz konusudur. İri bebek sık görülür. Tedavi edilmemiş vakalarda yeni doğanların ağırlığı 3/4 vakada ortalama ağırlığın üstündedir. Ayrıca yeni doğanda kan şekeri düşüklüğü ve solunum sıkıntısı şansı da artmıştır. Doğuştan görülen anomaliler, kalsiyum ve magnezyum düşüklüğü ve bilirubin yüksekliğine de sıkça rastlanmaktadır. Bütün bu komplikasyonlar annedeki kan şekeri yüksekliğine bağlıdır. Bu nedenle annenin kan şekeri iyi kontrol edilmelidir. Riskli bayanlar, hamileliğin başlangıcından itibaren normale nazaran daha sık muayene olmalı, düzenli aralıklarla ultrason ile ağırlık takip edilmeli ve 32’nci haftadan sonra non stres testi yapılmalıdır. Gerek anne, gerekse fetus sağlığı açısından diyabetik annelerin veya riskli bayanların ilk dönemden itibaren takip ve tedavi altında bulunmalarında yarar vardır. Menopozda beslenme 49 yaşında ve son altı aydır adet görmüyorum. Hangi tür besinleri almam gerekiyor? (Y.A. Niğde) Bedenen ve zihnen güçlü, yetenekli, sağlıklı insan yetiştirmenin temel öğelerinden en önemlisi, hayat boyu yeterli ve dengeli beslenmedir. Genillikle yaş ilerledikçe metabolik faaliyetlerde yavaşlama görülür, fiziksel uğraşılar azalır ve fizyolojik birtakım değişiklikler meydana gelir. Bu nedenle her yaş ve her cins için ayrı bir beslenme programı gereklidir. Menopoz döneminde osteoporoz, kardiovasküler hastalıklar ve şişmanlık sıklıkla karşılaşılan sağlık sorunları arasındadır. Menopozda vücuttan kalsiyum atımının hızlanması sebebiyle kemik kitlesinde kayıplar oluşur. Bunun sonucunda kemiklerin gücü azalır ve kırılmaya meyil artar. Eğer birey çocukluk ve gençliğinde yeterli kalsiyum almamışsa kemik zaten zayıf olduğundan kırılma riski fazlalaşır. Menopoz döneminde aşırı kalsiyum almaktansa, daha çok büyüme çağında alınarak kemik kitlesinin en yüsek düzeye çıkarılması gerekir. Yağı azaltılmış süt, az yağlı peynir, kaymağı alınmış yoğurt tercih edilmelidir. Yeşil yapraklı sebzeler de kalsiyumca zengin olduğundan diyette sıkça kullanılmalıdır. Kurubaklagiller de hem kalsiyumca zengin olduğu için, hem de posa içerdiklerinden iyi pişirilerek alınmalıdır. Aşırı tuz alımı da kemik yıkımını artırdığından fazla tuz yememeye özen gösterilmelidir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT