BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Irkçılığa isyan

Irkçılığa isyan

Irkçılık Avrupa için yeni bir olgu değil!.. Bugün yabancı düşmanlığına dönüşen bu anlayıştan herkesin zarar görebileceği düşünülmelidir.



Irkçılık Avrupa için yeni bir olgu değil!.. Bugün yabancı düşmanlığına dönüşen bu anlayıştan herkesin zarar görebileceği düşünülmelidir. Avrupa’daki ırkçı faaliyetler İkinci Dünya Savaşı’nda vahşete dönüşürken buna sempati duyanlar daha sonra yüzleri kızararak pişmanlıklarını dile getirmişlerdir. Amerika da 1980’li yıllara kadar çok ciddi bir ırkçılık tehdidi altında kalmıştır. Siyah-beyaz çatışmaları sebebiyle bir zamanlar yeni bir iç savaştan bile korkulurdu... Ciddi toplum mühendisleri ve gerçek sosyologların el ele vermesiyle siyah-beyaz çatışmasını önleyen ABD, bugün bütün dünyaya örnek olabilecek bir uzlaşma toplumuna ulaşabilmiştir. Avrupa’da benzer gayretler yok değildir. Ne var ki münferit dahi olsa çeşitli ırkçılık faaliyetleri de önlenememiştir. Bizi bu konuda en çok düşündüren Avrupa’daki Türk işgücüdür. Bulunduğu ülke ve toplumlara yeterince uyum sağlayamadığımız bir gerçektir. Buna rağmen Avrupalı Türkler bu coğrafyanın kalıcı unsuru olduğunu çeşitli vesilelerle göstermişlerdir. “Demir Leblebi” olarak nitelenen ve Avrupa’nın bir türlü asimile edemediği Türkler; ikibinli yıllarda Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin bir “Can Simidi” haline gelmişlerdir. Çifte vatandaşlığın ısrarla reddedilmesi, çifte kültürün bir türlü kabul edilmediği bir yapıda entegrasyon düşünülemez. Bugün Avrupa’daki Türkler entegrasyona değil, asimilasyona karşı çıkmakta ve direnmektedirler... Belli bir gelişme sürecinden geçen Avrupa Birliği’ne üye ülkelerde bile, uyum zorlukları gözlenirken; AB üyesi olmayan aday ülkelerdeki ırkçılık faaliyetlerinin oranını varın sizler düşünün. Meselâ Avusturya’da iktidara hazırlanan aşırı sağcı “Hürriyetçi Parti” ile muhafazakâr “Halk Partisi”nin ortaklığı, sadece Avusturya’daki yabancıları değil AB’yi de tedirgin etmektedir. Irkçılık uygulamaları bir yana bu duygulara meyletmek bile, demokrasiler için büyük bir tehdit olarak görülmektedir. Aşırı sağcı “Hürriyetçi Parti” lideri Jörg Haider’in; “Bu ülkeye yabancı işçi giremez” mealindeki açıklamaları Avrupa gündeminin ilk sıralarına oturdu. Sınırları kaldırıp ortak bir kültürde, aynı bayrak altında yaşamayı hedefleyen AB şimdiden çatırdamaya başladı bile... Bu olumsuz durumların önlenebilmesi ve uyumlu yaşama şartlarının temini “asimilasyondan” değil “entegrasyondan” geçer kanaatindeyiz!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT