BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kendimle sohbet

Kendimle sohbet

“Ben yalnız değilim, yalnızlığımla beraberim” diyor bir şair. Ne denli çarpıcı bir gerçek. Yalnızlığınızla uzlaşmak ve hayatı onunla paylaşmak tek çarenizse hele de...



“Ben yalnız değilim, yalnızlığımla beraberim” diyor bir şair. Ne denli çarpıcı bir gerçek. Yalnızlığınızla uzlaşmak ve hayatı onunla paylaşmak tek çarenizse hele de... Yalnızlık, çoğunlukla yanlış anlaşılan bir kavram. İnsanlar yalnız olmayı tek başına kalmakla karıştırıyorlar. Öyle değil. Müthiş bir kalabalığın içinde de yalnız olabilirsiniz. Evli olup aslında hayatı paylaşamayabilirsiniz. Dışarıdan bakıldığında bir bütün gibi görünüp aslında tekli parçalara ufalanmış olabilirsiniz. Başka insanların ne gördükleri, ne bildikleri ya da ne düşündükleri hiçbir zaman umurumda olmamıştır. Dedikodu yapmak bir hastalık gibidir ve eğer insanlar dedikodunuzu yapmak istiyorlarsa, ne yaparsanız yapın engel olamazsınız. Ellerinde malzeme yoksa üretir yine çekiştirirler sizi. Bol vakti olan, hayatla bazı konularda barışamayan ya da aklını meşgul edecek fazla bilgisi olmayanların kendilerini eğlendirme biçimidir dedikodu ve insanlığın başından beri süregelmiştir. Bilinçli ya da değil; ben her zaman sağlam durmuşumdur buna karşı. Çoğunlukla ilgilenmediğimden hakkımda ne konuşulduğunu da öğrenmemişimdir. Ya da en son duyan olmuşumdur. Zavallı bir tutum olarak değerlendirdiğim birilerinin arkasından konuşma sendromu, zayıf anınızı yakalarsa, zararlı olabilir. Gazetelerin polis sayfaları her gün bir çok haber yayınlıyor bununla bağlantılı. Bütün bunları bir araya topladığımda başkalarının değil, benim ne düşündüğümün önemli olduğuna karar veriyorum. Ne yaşadığımı en iyi bilen benim. Sebeplerin farkında olan benim. Aynada kendi gözlerimin içine bakmak zorunda kalacak olan yine benim. Demek ki elâlemin ne düşündüğünün konuyla direkt ilgisi yok. Gece olup başınızı yastığınıza koyduğunuzda durmadan dönüp duruyor musunuz yoksa hiç tasasız derin bir uykuya mı dalıyorsunuz. İşte mesele bu. Yalnızlıktan dedikoduya geçtik. Bu nasıl oldu ben de bilemiyorum. Belki de farkında olmadan bazı yalnızlıkların bazı birlikteliklerle kıyaslandığında daha faydalı olduğunu düşünüyorum. Zaman tüketmek için birkaç bardak çayın etrafında toplaşıp milleti çekiştirmektense yalnızlığımla başbaşa kalıp onunla sohbet etmeyi tercih ederim. İnsanın kendisiyle konuşabileceği ne çok konusu var. Hayat dediğimiz süre tahditli macerada ne çok renkle karşılaşıyoruz. Onları algılamak, ayrımsamak ve hücrelerinizin derinliklerine kadar sindirmek dururken milletin malıyla mülküyle uğraşmak neden? Belki de çoğu zaman şikayetçisi olduğumuz yalnızlık, Allah’ın bir lûtfudur, kimbilir. İç sesinizi dinlemek, var olduğunuzu bilmek ve nedenini çözmek için yalnız kalmak gerekiyordur belki de. Sevgili Füsun Erbulak’ın bir sözü vardır: “Eskiden kötü günlerde dost bulamazdık, şimdi ise iyi günlerimize tahammül edecek birilerini bulamıyoruz” der. Haklı. İnsanlar renkleri sindirmekle, melodileri hissetmekle, amaçları aramakla uğraşmaktansa birbirlerini yemeyi tercih ediyorlar. Ve çoğunlukla birilerinin iyi haberini duymak onları kızdırıyor. Hemen “neden o da ben değilim” soru cümlesi çığlığa dönüşüyor ve kafalarının içinde çınlamaya başlıyor. “Neden o?” “Neden ben değilim?” Aslında bu cümlelerin sonunda bulunan soru işaretleri hafif kalıyor. Onların yanına mutlaka birer ünlem işareti ilave etmek lâzım. Hayret! Hayatımda ilk defa bu kadar az dedikodum yapılıyor ve ben ilk defa bu kadar çok şikayet ettim. Hayırdır inşallah. SÖZÜN ÖZÜ Geçmişte yaşamanın bir tek yararı vardır; daha ucuza mâl olur. LEVHA “Kırılmaz” sözcüğünün anlamı, hiç beklemediğiniz bir biçimde kırılacağıdır.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99370
    % -0.47
  • 5.6109
    % -2.33
  • 6.3463
    % -2.11
  • 7.3974
    % -2.47
  • 237.819
    % -2.27
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT