BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Allah’ın kılıçları” yenilmez! bölücüler uslanmaz!

“Allah’ın kılıçları” yenilmez! bölücüler uslanmaz!

İlk ve arka sayfaları çıplakça mankenlerin fotoğrafları ile süslü, büyük ve saygın gazetelerimizde, var ile yok arası bir haber. “Grozni düştü”...



İlk ve arka sayfaları çıplakça mankenlerin fotoğrafları ile süslü, büyük ve saygın gazetelerimizde, var ile yok arası bir haber. “Grozni düştü”... Üç ay süren destan bir mücadele sonunda, Çeçen kardeşlerimiz Grozni’yi boşaltıyorlar ama teslim olmadılar, özgürlük mücadelesinden vazgeçmediler!.. Üstün Rus kuvvetlerine karşı 18. yüzyıldan beri sürdürdükleri mücadeleyi en iyi bildikleri ve yaptıkları gerilla taktikleri ile sürdürecekler... Kafkas halkları, Çeçenler 19. yüzyılın başında da Grozni kalesini kaybettikten, esatiri kahraman “Allah’ın kılıcı” Şeyh Şamil, 1858’de, üstün Rus kuvvetleri karşısında teslim olmaya mecbur kaldıktan sonra, özgürlük mücadelesinden vazgeçmemişler ve bundan sonra da vazgeçmeyeceklerdir. HAREKETSİZLİĞİN SEBEBİ... Batılılar, Amerikalılar, Moskoflar’ın Çeçenler’e saldırıları karşısında “söylenmekle” beraber netice itibariyle, kesin birşey yapmamışlardır. Bundan sonra da yapacakları şüphelidir. Bu hareketsizliğin sebebi, bizdeki liboşlar tarafından da paylaşılan ve arasıra yansıtılan bir endişeye dayanıyor; Çeçen yöneticilerin radikal köktendinci oldukları ve Afganistan’daki Taliban’la olan ilişkileri, hakkındaki endişeler... Doğru veya yanlış, bu iddiaların Çeçenler’in özgürlük mücadelesine saygıya ve desteğe mani olmaması gerekir. Çeçenler’in, Afganlar gibi köktendinciliğe kapılmaları üzücü ve düşündürücü olsa bile, kahramanca mücadeleleri, ilke olarak saygıya ve desteğe mazhar olmak gerekir... Hele Türkiye’nin desteğine! Ancak ülkemizdeki bu hesaplı lakaydının başka bir sebebi daha var: Ruslar’ı gücendirmemek, bu ülke ile sıkı ekonomik ilişkilerimize halel vermemek endişesi... Buna bir de, “Biz Çeçenler’i desteklersek onlar da Kürtler’i, PKK’yı desteklerler” kompleksini katın... Oysa büyük devletler her köşebaşından çıkabilecek böyle paralelliklere aldırış etmezler. O mesele ayrı, bu mesele ayrı diyebilirler! ÇEÇENLER VE BİZ Çeçenler ve Kafkas halkları, biraz da biziz! Bizde onlardan bir parça, onlarda da bizden bir parça var. Ülkemizde milyonlarca Çeçen ve Kafkas kökenli vatandaşımız var. Çeçenler’in epik mücadelelerine hayranlık duymaktan ve iftihar etmekten öte, destek de vermemiz gerekir. Geçenlerde yazdığım gibi “kalbimin ve aklımın bir köşesi, aylardır Çeçenistan’da ve Grozni’de”... Grozni’nin düşmesini, başka bir ülkede hatta başka bir halkın özgürlük mücadelesi gibi telakki edemiyorum. Kalbim hep orada, Çeçenler’in yanında idi ve Moskoflar’a karşı muhakkak devam edecek mücadelelerinde onların yanında olacak! Şeyh Şamil ve halefleri Basayev ve diğerleri başaramasalar bile eminim, “Allah’ın bu kılıçları” sonunda özgür olacaklar... HİZBULLAH VE PKK Ehlileştiği ve TC düşmanlığından vazgeçtiği iddia edilen bölücü ve PKK’nın organlarından Hizbullah vahşetinin algılanış ve yorumlanış şekline bakın. Özgür Politika Gazetesi’nde Mehmet Şahin adlı köşe yazarı: “HİZB-ÜL TC” başlıklı yazısında “Maşaların adı Hizb-ul Allah ise maşa tutanların adı, “Hizb-ul TC’dir” diyor.” Hoş, bu iddia Mehmet Şahin’e ve Özgür Politika’ya özgü değil... Bizdeki köşe yazarları, mesela Cüneyt Ülsever de aynı iddiayı başka kelimelerle yapmışlardır ve hâlâ da yapıyorlar. Gene aynı gazetede, başka bir köşe yazarı, Coşkun Süreyya “Türk Usulü Demokrasi” başlıklı yazısında, işi Türkler’e, Türkmenler’e ve tarihimize hakaret boyutlarına vardırıyor.. Adam diyor ki, “Türk usulünün en çarpıcı ve kendine özgü temel karakterini veren özelliği ise halkını dışlayarak ve hatta ona dayatarak, zorlamayla geliştirmesidir” Ona göre “Türkmenler kılıç zoruyla-ve 600 yıl direndikten sonra yerleşik yaşama geçirilmişler”...Coşkun Süreyya’nın tarihimize ve Kemalizme sataşmaları bana hiç yabancı gelmedi, aynı sataşmaları ikinci Cumhuriyetçiler ve liboşlar hep yapıyorlar.. Süreyya’nın vardığı neticeler de anlamlı: “Türk usulü demokrasi oyununda katiller ve demokrasicilik oynamaya devam ettiği, sistem balans ayarlarıyla idare edildiği sürece, sorunlara çözüm beklemek hayal olur...” Hani, yaşlanmış arslanın dediği gibi, beni asıl kahreden de Türkiye ve Türklük hakkında bu Coşkun Süreyyalar’ın Mehmet Şahinler’in ahkam kesmeleri... Bölücülerle siyasi ve barışçı çözümden medet umanların hangi zihniyetteki kimlerle “barış” yapacağımızı ve ortak “Türk-Kürt Demokratik Cumhuriyetini” kimlerle kuracağımızı iyice düşünmeleri gerekir! GÜNÜN FİKİR KIRINTISI “Dünyada hiçbir halk, özgürlükleri uğrunda, en güç ve ters şartlarda, Kafkasya halkları kadar, inatla ve cesurca mücadele vermemiştir. Kafkasya’nın savaş alanları Ruslar işgalci oldukları sürece bu mücadelelere sahne olacaktır” W.E.D Allen-”Kafkasya Savaş Alanları”...1942
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92124
    % 1.15
  • 5.2909
    % -1.01
  • 6.044
    % -0.52
  • 6.6919
    % -0.87
  • 213.346
    % -0.57
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT