BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > AB Konfederasyonu

AB Konfederasyonu

Olaya şeklî açıdan bakılınca müstakil bir devlet olan Avusturya’da serbest genel seçimler yapılmış, hiçbir parti tek başına iktidar olamamış.



Olaya şeklî açıdan bakılınca müstakil bir devlet olan Avusturya’da serbest genel seçimler yapılmış, hiçbir parti tek başına iktidar olamamış. İktidar için farklı kombinezonlar var. Bunlardan biri de Halk Partisi ÖVP ile Özgürlükçüler Partisi FP֒nün ortaklaşa hükûmet kurmalarıydı. Nitekim öyle de oldu. Şimdi Avrupa ayakta... Tepkiler, daha FP֒nün iktidar ortağı olma ihtimali belirince verilmeye başlandı. Çünkü, bu parti ırkçı, lideri Jörg Haider, Nazi eğilimli, bir çok gizli-açık konuşmasında Adolf Hitler ve rejimini övmüş, bunlar zabıtlara geçmiş, şimdi sütun sütun yayınlanıyor. İlk tepki kıtanın tâ öteki ucundan, Portekiz’den geldi, AB’nin dönem başkanlığını yapan Portekiz Cumhurbaşkanı Jorge Sampaio, önümüzdeki ay Viyana’ya yapacağı ziyareti iptal etti. Bunu AB Komisyonu Başkanı Romano Prodi takîp etti. Prodi, FP֒ye geçit verilmemesi için ortaklarını uyararak aksine davranıldığı takdirde Avusturya’nın AB’nin karar organından dışlanacağını ihtar etti. Komisyon Başkanı, Avusturya’nın çok yakından gözlemleneceğini hatırlattığı konuşmasında AB’nin hürriyetler, demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti konularındaki prensipleri ile bunlardan doğan andlaşmalardan taviz verilmeyeceğini dile getirdi. Buna rağmen ÖVP+FPÖ kabinesi Avusturya Cumhurbaşkanı Thomas Klestil, tarafından -dün- onaylandı... Avusturya’da 3 Ekim’de yapılan seçimlerde 30 yıldır iş başında olan Sosyal Demokrat Parti ÖSP yerini koruyamamış, Başbakan Viktor Klima çekilmek zorunda kalmıştı. Avrupa’yı endişelendiren Avusturya’daki ırkçı tırmanıştır. ÖFP Seçimlerde yüzde 27 oy alarak meclise 52 milletvekili sokmayı başardı. Peki bütün bunlar normal değil mi? Demokrasi ise demokrasi. Avusturya, hakim teminatı ile seçim yaparak iktidarı değiştirmiş. Bir bakıma da iyi yapmış. 30 yıl bir partinin iktidarda olması zaten çok uzun bir zaman. AB’ye ne oluyor? Mes’elenin can alıcı noktası burası... Avrupa, henüz II. Dünya Savaşı acılarını unutmamıştır, kolay kolay da unutmaz. Yine aslı Avusturya’lı olan Hitler, ırkçı duyguları kabartarak Avrupa’ya kan ve göz yaşı döktürmüştü. O manzara bugünkü Birleşik Avrupa fikrine aykırıdır. Nutuklarına yabancı düşmanlığı ile başlayan bir politikacı Jörg Haider, o günlere dönük özlemler içinde. Halbuki Avrupa kültürü Prodi’nin ifade ettiği yüksek değerlere kavuşmuş. Şimdi bunu AB ile aynı kader çizgisindeki bir devletin alt-üst etmesi nasıl kabul edilebilir? AB’yi oluşturan 15 devletin yaptığı da bu... Şu ifade bir devlet adamının ağzına yakışır mı? -Fransa Cumhurbaşkanı Chirac, bir sürü hata işleyerek seçimleri kaybetmiş megalomanyak bir liderdir. Bunu Hitler nazizmini diriltme heveslisi Jörg Haider söylüyor. Avusturya’ya AB’ye direnerek muhalif bir tavır ortaya koydu. Böylece Avusturya, Avrupa’daki Libya olma yolunda. AB önümüzdeki günlerde daha da sertleşerek Avusturya’nın üyeliğini askıya alma veya iptal yoluna gidebilir. Böyle bir davranış ilk olmaktadır. Ancak, sürpriz değildir. Her müşterekliğin bir de müeyyidesi vardır. Artık mutlak millî ilkeler işlemiyecektir. Avusturya bunun örneği, Alaettin Çakıcı’nın yargılanması ve Abdullah Öcalan’ın idamı prosedüründe biz de bir başka ve kısmî örneğiz AB, -şayet yaşarsa- zaman içinde bir konfederasyon gibi işleyecektir. Devletler, iç işlerinde de dış işlerinde de kendi başlarına kalamayacaklar. Hadise kalamadıklarını da gösteriyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT