BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kafkaslar’daki kan ve Rus vahşeti en büyük tehlike

Kafkaslar’daki kan ve Rus vahşeti en büyük tehlike

ABD yönetiminin üst yetkilileri, içinde bulunduğumuz hafta Davos’ta, Moskova ve Washington’da, çesitli platformlarda global tehlikeleri dile getirdiler. Ulusal Güvenlik Danışmanı Samuel Berger’dan, Dışişleri Bakanı Albright’a ve CIA başkanı George Tenet’e kadar yetkililerin vurguladıkları tehdit ve tehlikeler, öyle anlaşılıyor ki her vesile ile anlatılmaya devam edecek.



Önceki gün Senato İstihbarat Komitesi’nde konuşan CIA direktörü Tenet’in anlattıkları sadece Amerikalılar’ın değil herkesin uykusunu kaçırmaya ve geleceğini karartmaya yeterli. Anlatılanlara bakın.. Nükleer teknolojiler, biyolojik ve kimyasal silahlar Kuzey Kore’den İran ve Irak’a kadar bir dizi başka ülkelerin de eline geçmeye başladı. Rusya ve Çin bu konuda parası olan her ülkeye, hem de göstere göstere hızlı satışlarını sürdürüyorlar.. İmhası öngörülen, kısıtlama getirmek için uğraşılan kitle silahları hem kontrolsüz biçimde çeşitli ellere doğru hızla yayılıyor; hem de bunları dünyanın bir ucundan diğer ucuna taşıyacak füze teknolojilerinde ‘füze hızında’ gelişmeler yaşanıyor. BANA DOKUNMAYAN YILAN YAŞASIN DENİLDİKÇE Aslında tehdit ve tehlikeleri bilmeyen kalmadı. Garip olan, bu kadar bilinmişliğe rağmen, tehlikelerin bertaraf edilmesinde stratejik ve taktik yanlışların, hem de inanılmaz biçimde hâlâ sürüp gitmesi.. Bana dokunmayan yılanlar yaşasın denildikçe, ortalığı yılan çıyan kaplaması da dehşet bir hızla devam ediyor.. Örnek çok. İşte Kafkaslar, işte Çeçenistan.. Kimsenin Kafkaslar’daki kan gölüne ‘gıkı’ çıkmıyor.. Sessizlik ya da yasak savmak kabilinden tepkilerle vaziyet idare ediliyor. Amerikalı yetkililer, Çeçenistan’daki Rus vahşetinin boyutunun ve bunun dünyayı nasıl tehdit ettiğinin farkında değiller mi? Elbette farkındalar.. Buna rağmen olayı sadece cılız kınamalarla geçiştirmeleri ne kadar utanç verici.. Dünyanın geleceği için ne kadar umut kırıcı.. Doğrudur, Başkan Clinton ta işin başında Ruslar’ı ikaz etti. “Meseleye savaşarak değil, politik çözüm bulun. Aksi halde tam bir batağa saplanıyorsunuz” dedi. Dedi ama, Clinton’ın bu ikazı ile Ruslar durur mu? Bosna’daki gecikmesinin nelere malolduğunu bilen Clinton, Kosova’ya hızlı ve kararlı biçimde müdahale ettiğinde, hür dünyadan büyük takdir topladı. Ancak Başkan Clinton aynı kararlılık ve duyarlılığı, Çeçenistan’daki Rus vahşeti sırasında gösteremedi. Seyirci kalarak vicdanını kirletti. Parlak kariyerine hiç unutamayacağı bir ayıp bulaştırdı. Halbuki Ruslar’a gerektiği şekilde ‘artık yeter!’ dese, 8 yıllık başkanlık dönemini, Kafkaslar’ın daha büyük kan gölüne dönüşmesini önleyerek tamamlama şansına da sahip olacak.. Hâlâ bunu yapabilme şansı var. ALBRIGHT’IN MOSKOVA’DAKİ ÇOK İNCE KONUŞMASI Dışişleri Bakanı Albright, geçtiğimiz salı günü Moskova’da Diplomatik Akademi’deki konuşmasının sadece sonuna sıkıştırmış Çeçenistan’daki durumu. “Çeçenistan’da yanlış yapıyorsunuz. Meselenin sadece politik çözümü var. Sizin yaptıklarınızla Çeçenistan’a barış ve huzur gelmez!” demekle yetineceğine, daha kararlı bir tavır ortaya koyabilirdi. Aynı konuşmasında Albright şöyle diyor: “Ortadoğu barış sürecinin verdiği en önemli ders, ‘politik çözümlerin barış sağlayanları, askeri operasyonların da aşırıları ve radikalleri güçlendirdiğini’ ortaya çıkarmasıdır.” Ne kadar doğru bir tesbit.. Tamam.. Şahane.. Bu yalın ve güzel gerçeği ifadeye ek olarak ayrıca ABD, Ruslar’ın silaha başvurmasını, masum sivilleri ve yerleşim yerlerini bombalamasını durdurmak-önlemek için ne yaptı ? Ne yapıyor ?.. Neler yapacak?.. Bir de bunlar anlatılsa ya... Bayan Dışişleri Bakanı’nın konuşmasında vurguladığı diğer bazı hususlar da şunlar: ABD ve Rusya kırılgan yapıdaki Balkanlar’da Ortadoğu’da, Kafkaslar ve Orta Asya’da birlikte hareket edebilirler. Ortak menfaatlerimiz bu güç birliğini gerekli kılıyor. Ayrıca zaten bütün bu bölgelerdeki problemlerin kaynaklarını biliyoruz. Bunlar etnik nefret, fanatizm-radikallik, ekonomik ümitsizlik ve gıdım gıdım demokrasi.. Albright konuşmasında çerçeveyi bu şekilde çiziyor.. Burada eksik olan, Ruslar’ın Çeçenistan’daki kanlı harekatının, konuşmasında önemle vurguladığı problem kaynaklarını bilakis besleyen bir etki yaptığını es geçmesi.. Herhalde bunu Ruslar’ın ince anlayışına bırakmış.. Ruslar da böyle ince imalardan zaten çok iyi anlarlar (!) ya.. Diplomatik nutuklar, cılız tepkiler ve ince mesajlarla Ruslar’ın durmayacağı bilindiğine göre acilen yapılması gereken, kararlı biçimde ‘artık yeter!’ demektir. Eğer Çeçenistan’daki vahşet acilen durdurulmaz ise, bütün dünya o korkulan potansiyel tehlikelerle tahminlerden çok önce burun buruna gelecek.. Kafkaslar’daki Rus vahşeti ve zulmü seyredildiği sürece, herkesin başının çaresine bakmak için her yola başvuracağı, zaptedilmez ve kontrolsüz bir geleceğe doğru hep beraber yuvarlanacağız. Böyle bir gelecekten Allah’a sığınıyor; başta Başkan Clinton olmak üzere ABD’li yetkililerin artık seyirci konumunu bir an önce terketmelerini diliyoruz..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT